RAMP IŞIKLARI

  • Tiyatro sanatının ortak akıl ve ortak üretim kültüründen uzaklaştırıldığı, metne ve seyirciye saygı ahlakının giderek aşındırıldığı ve üretimin genel olarak kişisel egoların tatmini ve yansıması biçiminde tezahür ettiği...


    Tiyatro sanatının ortak akıl ve ortak üretim kültüründen uzaklaştırıldığı, metne ve seyirciye saygı ahlakının giderek aşındırıldığı ve üretimin genel olarak kişisel egoların tatmini ve yansıması biçiminde tezahür ettiği, deneysel kimi çalışmalarla, anlaşılmaz, içi boş, insana ve topluma yabancılaşmış gündelik ve geçici üretimlerle kuşatıldığı, ne idüğü belirsiz postmodern süreçte Semaver Kumpanya, sanata gönül vermiş zımba gibi gençlerle akıntıya karşı inatla kürek çekerek kendi sanatsal anlayışını 11 yıldır sürdürmeye çalışıyor.
    Semaver Kumpanya, Koca Mustafa Paşa’daki kendi mekanları olan Çevre Tiyatrosu’nda tiyatro sanatının iyiden iyiye gözden düşürüldüğü son yıllarda, Yönetmen Işıl Kasapoğlu’nun çevresinde toplanan samimi ve içten çabaları yüzlerinden okunan gençlerle özlenen tiyatro pratiğini bütün olanaksızlılara rağmen sürdürmeye çalışıyor.
    Medya ve kimi kültürel odakların toplumu sanatsal ve kültürel olarak yoz ve sabun köpüğü yaşama kültürüyle kuşattığından şikayet eden ve bu durumdan çıkış arayışında olan kitle örgütleri, sendikalar ve öğrenci gruplarının Semaver Kumpanya gibi duyarlılıkla sanat üretimi amacında çırpınan grupları desteklemesi ve dayanışma içinde olması, kendi toplumsal mücadelelerinin bir düzlemine sahip çıkmaları anlamı taşıyacaktır.
    Semaver Kumpanya, önceki sezon gösterimleri yapılan Trainspoting ve Murtaza oyunlarının yanı sıra bu sezon tek kişilik “İnfazcı No: 14” adlı oyunla seyirciye yeniden merhaba dedi. Topluluk ayrıca Bertolt Brecht’in ‘Cesaret Ana ve Çocukları’ adlı oyununun provasına devam ediyor.
    Semaver Kumpanya bu sezon Mısırlı yazar Adel Hakim’in yazdığı, Işıl Kasapoğlu ve Gülin Kılıçay’ın birlikte yönettikleri ‘İnfazcı No: 14’ adlı tek kişilik oyunu seyirciye sunuyor. Sahne ve ışık tasarımını Cem Yılmazer’in yaptığı oyunda kumpanyanın genç ve başarılı oyuncusu Tansu Biçer görev üstleniyor.
    ‘İnfazcı No: 14’ zaman ve mekanı belirtilmeden savaşı ve savaşın sonuçlarını, birey ve toplumsal yapı üzerindeki tahribatını, din, dil ve ırk ayrımı yapmadan evrensel bir yaklaşımla seyirciye aktarıyor. Yönetmenler Işıl Kasapoğlu ve Gülin Kılıçay sahne yorumlarında oyuna mekan olarak bir mezarlığı uygun görmüşler. Bu yorum, hem oyunun konusuna hem de anlatılmak istenen trajik sonun vurgusu anlamında özel bir imleme ve vurgu içeriyor. Ayrıca teknik olarak sorunu tersinden anlatmak ve seyirciyi alışık olanın dışında karşılayarak şaşırtma ve konuya dikkati yoğunlaştırma anlamında özel bir reji konsepti olarak karşımıza çıkıyor.
    Semaver Kumpanya’nın genç oyuncularından, yeteneğini yönlendirmede son derece yetkin ve oyunculuğun akıl ve duygu yoğunluğunun dengeli uyumu olduğu gerçeğinin bilinciyle hareket ettiği izlenimini her kompozisyonda fark ettiren Tansu Biçer, bu oyunda da infazcıyı tüm yönleri ile başarılı bir fotoğrafla seyircinin beğenisine sunuyor. Biçer sahneye getirdiği infazcıyı, çocukluğundan başlayarak gençlik ve olgunluk çağının yaşanmışlıklarını bütün boyutlarıyla anlaşılır bir yorumla abartıya kaçmadan olabildiğince yalın bir oyunculuk kurgusuyla anlamlandırıyor.
    Oyunda sahne tasarımı sade ve anlaşılır bir düşünceyle tasarlanarak görsel yoruma düşünsel ve duygusal bir boyut katıyor. Ayrıca işitsel olarak mezarlığın üzerine serpiştirilen melodi ise derinden bir atmosferle seyirciyi ‘sorun’ içine alıyor.
    Semaver Kumpanya sınırlı olanaklarla hayatı sorgulayıp eleştirerek; gerçek diye sunulan yalan ve talanı tüm çıplaklığıyla sahneye taşıyarak, toplumsal duyarlılığın sanatsal anlamda izini sürerek en samimi metinleri seyirciyle buluşturmaya devam ediyor. Bu yolda düşünsel ve bedensel çaba harcayan herkese yürekten teşekkürler.
    Metin Boran
    www.evrensel.net