Fotoğraf: AA

Ne oldu da o gün 60 kişi gözaltına alındı?!

Her şey Bursa'da bir hafta sonunda aldığımız bir haberle başladı. Uludağ Üniversitesi'ne bağlı Kredi Yurtlar Kurumu'nda ikamet eden küpeli bir erkek arkadaşın, delikanlı Polat Alemdarlarınca sıkıştırılıp tehdit edilmesiyle...


Her şey Bursa'da bir hafta sonunda aldığımız bir haberle başladı. Uludağ Üniversitesi'ne bağlı Kredi Yurtlar Kurumu'nda ikamet eden küpeli bir erkek arkadaşın, delikanlı Polat Alemdarlarınca sıkıştırılıp tehdit edilmesiyle... Bunun ardından hızını alamayan bu dar kafalı zihniyet, 10 Mart Pazartesi sabahı çardaklarda sol görüşlü birkaç öğrenciye ellerinde demir sopalarla saldırıda bulundular. Elbette ki bu haber hemen duyuldu ve arkadaşlarımızı görmek için kendimizi U.Ü. Hastanesi'nin acilinde bulduk.
İşte olaylar bundan sonra hız kazandı. Duyan herkes tepkisini belirtmek için topluluğa katılmaya başladı. Ve yürüdü kalabalık. Çoğalarak, derdini herkese anlatmak için yürüdü. Arkadaşlarımıza zarar verenleri protesto etmekti amaç. Aynı amaçla KYK'ya gidildiğinde hazırlıklarını tamamlamış robocoplar karşıladı kalabalığı. İki arkadaşımızın, yurdun kafeteryasına olayı duyurmak için girmesi sonrasında alıkonulacaklarını anlayan kalabalık, yurdun kapısını sallayarak 'Arkadaşlarımızı geri verin' diyordu. Ve sonrası… U.Ü. manşetlerdeydi! Sağ-sol görüşlü öğrenciler çatışmış ve jandarma müdahale etmişti! Sonuç: 67 kişi gözaltında! Jandarma tarafından darp edilen 7 kişi o gece salıverildi; nedeni adli tıp kontrolünde açığa çıkacak bu durum, jandarmanın başını belaya sokacaktı. Bu yüzden 10 Mart gecesi kayıtları yapılmadan bırakıldılar. Geriye kalan 60 kişi hakkında bilinen prosedürler işlendi… Defalarca yapılan kimlik kayıt işlemleri, parmak izi almalar; çantalara, telefonlara el koymacalar, onlarca tutanak, ayakkabı bağcıklarını almalar...vs. Hücrelere 15'er kişi tıkıştırıldık. Göz teması kurmaktan kaçan komutan ve gardiyanlarca yok sayılacağımız gece başladı... Öğrenci olduğumuz üniversitenin kampüsündeki karakolda 'şüpheli' adı altında tutuluyorduk. Alın size bir ironi daha!
3 kişiye demir sopalarla saldıran 60-70 kişilik grup yataklarında mışıl mışıl uyurken, 60 kişi kötü koşullarda bekletiliyordu; hatta nezarethane içinde uyumaya çalışırken üstüne sıkılan biber gazıyla insanlık dışı bir uygulamaya maruz bırakılıyordu. İroniler bitmiyor! Üstüne üstlük biber gazından fenalaşanlar olmasına rağmen bu olayın ardından birkaç saat boyunca ne bir uzmanın ne de bir erin nezarethaneye indiği görüldü. Bunlar hikaye değil, gerçek! Neden acaba biber gazından dolayı öksürük krizine girenler acile götürülmedi? Nezarethanede bulunan birinin biber gazından etkilenmiş bir şekilde acile gitmesi ve kayıtlara bu şekilde geçmesi, üst düzey kimi şahısların başını ağrıtabilirdi elbette. Bu, sabahın köründe üstüne biber gazı sıkılmış ve öylece terk edilmiş insanların nefes almaya çalışmasından daha önemliydi mutlaka! Ertesi gün 26 kişi savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Kalan 34 kişiye ne oldu dersiniz? Bir koca gün ve bir koca gece daha ek gözaltı! Sonraki gün savcılığın talimatıyla 18 kişi daha karakoldan serbest bırakıldı. Verin kalan 16 kişiye bir gece daha!.. Hukukta çareler tükenmez! Onlar da 13 Mart Perşembe günü nöbetçi mahkemece serbest bırakıldılar. Serbest bırakmamak için her yolu deneyenler yılmadı, 14 Mart günü son bırakılan 12 kişi hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Heyhat bu memlekette ironiler bitmez mi? Gözaltına alınan 60 kişinin çoğunun Kürt kökenli olduğu düşünülürse, bu insanların bir kapı kırmaktan veya izinsiz gösteri ve yürüyüş yapmaktan dolayı günlerce gözaltında tutulması, olaya başka manalar yüklüyor. Herkes bilsin, Uludağ Üniversitesi'nde organize işler dönüyor!
Uludağ Üniversitesi'nden
bir grup öğrenci (BURSA)
www.evrensel.net