insanoğlu ve tepki çeşitliliği

  • İnsanoğlu ne kadar iyidir, değil mi? Ya da insanoğlu bu kafayla daha nereye kadar?


    İnsanoğlu ne kadar iyidir, değil mi? Ya da insanoğlu bu kafayla daha nereye kadar? Her ne kadar bu iki soru cümlesi, yazının başlığından aşağıya dökülen mürekkepleri değerlendirmek amacıyla yazılmış iki soru gibi görünseler de, aslında öyle değil. Çünkü insanoğlu gerçekten çok ilginç bir yaratıktır. Meselâ bundan binlerce yıl önce doğanın, “Teslim olun, etrafınız sarıldı!” çağrısına, “ateşle” yani ateşi icat etmekle karşılık veren insanoğlu o günden beri her şeye karşılık verir. İnsanoğlunun ilk çiş damlalarını toprağa taşıyan hava boşluğunun, bu şekilde kirletilmesi acaba doğanın hangi hareketine verilmiş bir karşılıktır? Belki de, evrenin çevreye saldığı tertemiz oksijen ve azot gibi gazların yaydığı şaşkınlık ve korku hisleri, o zamanın insanları tarafından o şekilde ifade ediliyordu. Olabilir de, şaşkınlıktan insanın aklına ilk olarak hangi tepki gelirse onu verir. Zaten o dönemin insanı kaç farklı şekilde tepki verebilir ki? En çok bilinen tepki şekli ise tanrıların, acil kurban talep formlarını, değerlendiren insanların o anda, birbirinin suratına bakarak, “Acaba bu sefer sıra hangimizde?” tepkisidir. Çünkü bildiği fazla bir tepki çeşidi yok önünde; “Olsa dükkân senin!” tepkisi yaygınlaşalı daha şurada kaç yıl oldu ki? O yüzden eski çağ vatandaşlarından birisi bir mamut gördüğünde verdiği tepki ile kabile reisini gördüğünde verdiği tepki, aşağı yıkarı aynı oluyormuş sanırım. Çünkü ikisinin de insanın karşısına çıkışı hep ani, beklenmeyen ve hiç istenmeyen bir karşılaşmadır. Ama mamutla kabile reisi birbirlerini görürlerse, herhalde reisin suratında, toplumsal uzlaşı çağrısı, tepkisi rahatlıkla okunuyordu.
    Tabii, yine doğa kendisi yetişmiş insanların bu sıkıntısına. Her türlü tepki için ortam hazırlamış insanlarına. Savaş, açlık, sevgi, yırtık pantolon, felaket, cinayet, utanma, kazanma, kaybetme, yüzde 47, yumurta kızartma vb. her türlü durumu yaratıp insanlara, tepki şekillerini çoğaltma imkânını sunmuş. Hemen hemen her türlü tepkiyi biliyoruz ama günün yirmi dört saati zamanımızın içine bağıran bir başbakan görünce, insan eski -az tepki çeşitlerinin olduğu- çağlarda yaşayan insanların aslında çok şanslı olduklarını düşünüyor. Adamların öyle bir kabile reisi olsaydı, kabile kendi kendini kapatırdı sanırım. Başbakan en çok da Cumhuriyet Başsavcısı’nın partiyi kapatma davasına kızıyor. Cumhuriyet Başsavcısı açacak tabii kapatma davasını; Meşrutiyet Başsavcısının dava açacak hali yok ya!
    Aziz Gültekin [[email protected]]
    www.evrensel.net