Gaste, çalışanlarını yarı yolda bıraktı

İstanbul’da bin ayrı noktada ücretsiz dağıtılan Gaste, çalışanlarını yarı yolda bıraktı. 500 YTL maaş, tam gün sigorta vaatleriyle işe başlayan çalışanlar, şirket reklamda doyuma ulaşınca yolda kaldı.


İstanbul’da bin ayrı noktada ücretsiz dağıtılan Gaste, çalışanlarını yarı yolda bıraktı. 500 YTL maaş, tam gün sigorta vaatleriyle işe başlayan çalışanlar, şirket reklamda doyuma ulaşınca yolda kaldı. İşçilerin imzalamayacaklarını söyledikleri sözleşmede maaşlar 290 YTL olarak belirlendi. Sigortayı ise yarım gün yapacaklarını söyleyen şirketin, “Fizibilite hatası yapmışız” gerekçesini işçiler inandırıcı bulmuyor. İşçiler dün dağıtım alanlarında iş bıraktı.
Şirketin Free News firmasına ait olduğu söyleniyor. Gaste’nin CEO’luğunu ise dünyada ücretsiz metro gazetesi trendini başlatan İsveçli Pelle Anderson yapıyor. Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Cüneyt Zapsu’nun ağabeyi Abdulaziz Zapsu da Gaste’nin ortaklarından.
Kandırıldık
Çalıştıkları firmanın kendilerini kandırdığını ifade eden Kemal Salman, ilk başta imzaladıkları sözleşmede koşulların cazip olduğunu söyledi. Daha sonra kendilerine başka bir sözleşmenin imzalattırılmaya çalışıldığını vurgulayan Salman; “500 YTL maaş, tam gün sigorta ve günde 4 saat dağıtım yapma koşullarıyla işe başlamıştık. Şimdi ise parayı ve sigortayı yarı yarıya düşürüyorlar. Fizibilite hatası yaptık diyorlar. Bu mümkün değil. Bu kadar büyük bir kampanyada böyle bir hata yapılmış olamaz” dedi. Firmanın dağıtımcılardan gelen tepkilerin önüne geçmek için “Biz yeni bir market açıyoruz. İlk tercihimiz gazete çalışanlarını oraya almak olacak” diye kendilerine teklif sunduklarını kaydeden Salman, şirketin asıl amacını teşhir etmek için elinden geleni yapacağını söyledi.

İşe girdiği günden beri yaşadıkları süreci anlatan İlhan Aytaç ise, “İşçileri markete yönlendirerek yapmış oldukları hileyi masumlaştırmaya çalışıyorlar” dedi. Aytaç, televizyona reklam parası vermektense, işçi çalıştırarak daha az bir bütçeyle tanıtım yaptıklarını söyledi. Aytaç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vahim olan durum, insanları belli bir koşulla işe aldıktan sonra ‘Biz oyunun kurallarını değiştiriyoruz’ demeleri. Emeğiyle geçinen insanların karşısında sermaye sahibinin bu kadar keyfi ve ikiyüzlüce davranışı bizi sinirlendiriyor. Bu işe güvenip, bir sürü insan borçlandı. Başka işleri kabul etmedi.”
Firmanın ücret ve sigorta gün sayısını düşürme gerekçelerini ise komik bulduğunu belirten Aytaç, kendilerine “06.00’dan 10.00’a kadar dağıtım yapmıyorsunuz. Fizibilite hatası yapmışız” gibi gerekçelerin sunulduğunu kaydetti. Reklam kampanyasında doyuma ulaştıktan sonra koşulların geri çekildiğini ifade eden Aytaç, bu işe güvenip çalıştıkları işten ayrılan arkadaşlarının olduğunu vurguladı.
‘Hukuki süreç başlayabilir’
Sigortalı işte çalışmanın lüks haline geldiğini belirten Aytaç, sözlerine şu şekilde devam etti: “Biz emeğimizi satmak istedikten sonra bize her yerde iş var. ‘Firma, yarınızı işten çıkartacağım’ diyemediği için koşulları değiştiriyor. Biz bu koşulları kabul etmiyoruz. Ayrıca koşulların daha da geri çekilmeyeceğinin de garantisi yok. Bize mevsimlik işçilere uygulanan sözleşme imzalatmışlar. İmzaladığımız sözleşmenin süre kısımları boştu. Kendilerine göre 45 günlük doldurmuşlar. Şimdi daha kötü şartlar olanını imzalattırmak istiyorlar. Halbuki iş 12 ay süren bir iş. Yani yaptıkları yasal da değil. Amaç 4 ayda bir yeniden sözleşme yaparak belli sosyal haklarımızı ortadan kaldırmak. Yakında hukuki bir süreç başlayabilir.”
‘Amaç örgütlülüğü bozmak’
Sunulan sözleşmeyi tehdit olarak algıladığını kaydeden Soydan Koç ise, sözleşmeyi imzalamayanların işten çıkartılacağını söyledi. Firma sahiplerinin tepkileri kırmak adına farklı teklifler sunduğunu vurgulayan Koç, “Durağın iki ayağında duran arkadaşlardan birine 300, birine 350 YTL veriyorlar, sonrada ‘Ama diğerlerine söyleme’ diyorlar. Kişilere ufak tavizler vererek örgütlülüğü bozmaya çalışıyorlar” dedi. Avcılar dağıtıcıları olarak durumu kabullenmeyeceklerini belirten Koç, mücadele edeceklerin anlattı. Tüm bölgedeki dağıtıcılarla iletişim sağladıklarını anlatan Fırat Işık ise, sözleşme ilk geldiğinde bazı arkadaşlarının işi bırakarak durumu protesto ettiklerini aktardı. Işık, firmaya sözleşmeyi imzalamayacaklarını belirttikten sonra, kendilerinin teker teker aradığını kaydetti. (İstanbulEVRENSEL)
Yeşim Özdemir
www.evrensel.net