Sınıf sendikacılığının zamanıdır

Ülkemizin bütün değerleri yerli ve yabancı sermayeye pazarlanarak taşeronlaştırma, özelleştirme, esnek çalışma modelleri uygulamaya geçiriliyor


Ülkemizin bütün değerleri yerli ve yabancı sermayeye pazarlanarak taşeronlaştırma, özelleştirme, esnek çalışma modelleri uygulamaya geçiriliyor. SSGSS adıyla sağlığın tamamen paralı hale getirilmek istenmesi, bir diğer taraftan kıdem tazminatlarımızın gasp edilmesinin planlandığı, tüm ihtiyaç ürünlerinin ve elektriğin, doğal gazın, benzinin vb. ortalama yüzde 20 oranında zamlandığı yeni vergilendirmelerle, patronların gelir vergi oranının azaltılarak çalışanların vergi oranının yükseltildiği bir dönemdeyiz.
Bütün bu gerçeklerin üstünü örtmek maksadıyla halkı laik-şeriatçı, Türk-Kürt söylemleriyle kutuplaştırarak bölen sermaye partileri bir taraftan laikliğin elden gittiğini, şeriatın getirilmeye çalışıldığını propaganda edenler, diğer taraftan insanların dini inançlarını kullanarak üniversitelerde türban serbestliğiyle özgürlüklerden yana olduklarını söyleyenler aslında ne laiktirler ne de özgürlüklerden haktan ve hukuktan yanadırlar. Çünkü sıra işçilerin anayasal haklarını kullanmak istemelerine geldiğinde bir bütün olarak karşımıza dikilmektedirler.
TEKEL’in özelleştirilmesine karşı çıkan TEKEL işçilerine Ankara’nın ayazında su sıkılıp, biber gazı kullanılmasına, Yörsan patronunun sendikalaşmadan dolayı işçileri atmasına göz yumanlar, Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetlerinin taşeronlaşmanın önüne geçilmesini isteyen işçilerin işten çıkarılmalarına göz yumanlar, Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde greve çıkan Mega mühendislik işçilerinin ve sendikacıların özel güvenlik ve jandarma tarafından dövülüp gözaltına alınmalarına göz yumanlar üç maymunu oynamaktadırlar. Bütün bunların ve giderek azgınlaşarak artan sermaye saldırılarının yaşandığı bir süreçte ülkedeki bütün metal işçilerini kapsayacak toplu sözleşme dönemi yaklaşmakta.
Sendikaların bugüne kadar sabun, maaş bordrosu, ayakkabı dağıtımı ve servisle ilgili sorunlar, yemek menüsünün hazırlanması herhangi bir sorun olmadıkça tek kelime etmeyen sendikacı anlayışından sıyrılıp sendikanın bir hizmet kurumu olduğu mantığını yıkarak tüm ülkede yaşanan sorunları aşmak ve daha iyi bir sözleşme imzalamak için çaba göstermesi gerekmektedir. Bunun için bugünden başlayarak iç örgütlülüğü sağlamlaştırmak, eğitim toplantıları, paneller, fabrika ziyaretleri ve bu ziyaretlerde bütün gerçekliğiyle sorunları tarif etmek ve bunu aşmak içinde bütün işçilerin bu sürece müdahil olmasını sağlamak, fabrika komiteleri kurarak bütün TİS sürecini tartışmak ve bütün bu süreci kişilerin inisiyatifine terk etmeden denetlemek ve takip etmek gerekmektedir. Daha önce yaşadığımız TİS dönemlerinde genel merkezin eylem planlarına şube inisiyatifleri şubenin planlarına temsilciliklerin inisiyatifleri kullanılarak işçi bütün gelişmelerden haberdar edilmemiştir. Uzun sözün kısası patronlar sınıfının bütün saldırılarına karşı işçi sınıfının çıkarlarını korumak için sınıf sendikacılığının tam vaktidir.
Ümraniye O.S.B’den Birleşik Metal iş üyesi bir işçi (İSTANBUL)
www.evrensel.net