Dünün, bugünün, yarının eylem güneşi: İmran

Merhaba dostlarMerhaba ben 28 yaşında bir tutsak eşiyim. Geçimimi bir fabrika işçisi olarak kazanmaya çalışıyorum.


Merhaba dostlar
Merhaba ben 28 yaşında bir tutsak eşiyim. Geçimimi bir fabrika işçisi olarak kazanmaya çalışıyorum.”Kazanmaya çalışıyorum” dedim ama kazanamıyorum. Her işçi gibi ben de paralı köle rolündeyim.
Sabahın ilk ışıklarıyla güne başlayıp gecenin bir yarısı evime ekmek götürüyorum. O kadar çok şeyi bırakıyorum ki o fabrikada, emek verdiğim her işteki yarına dair hayallerimi; kaybettirilmeye çalışılan kimliğimi ve herkes gibi ay sonunu nasıl getiririm kaygılarımı... Ama en çok da oğlumun bir fabrika işçisi olmaması isteğini... Çünkü oğlumdan birkaç yaş büyük çocukları gözlemliyorum. O fabrikada zamanında kendileri gibi çıraklıktan gelme makineci abilerinden fırça yememek için canla başla koşuşturmalarına, mükemmelini de yapsalar işlerini ustabaşlarına beğendiremeyen o yüzleri sararmış, uykuya doymayan gözlerle gelen çocuklar; ben de o süreçlerden geçtim. Daha çocuk yaşta başladım.
Fark edilmemiş o kadar çok şey varmış ki meğer yaşanılmamış çocuklara dair (İMRAN) ben elbette ki sistemi herkes kadar az çok çözmüş biriyim. Ama bizim olan sorunu yani işçilerle alakalı kısmı hep kulak ardı ederdim. Bu saatten sonra kim, neyi, nasıl değiştirebilirki mantığıyla hareket ederdim.
Belki de böyle düşünen çoğu işçiden biriydim. Bazılarımız var ki; yanı başımızda birer “İmran” olarak duran ya da bazılarımızın içindeki “İmran”ı ortaya koyma inancını bize aşılayan canlar...
Aslında hepimizin içinde bir “İmran” mutlaka vardır. Ben bunu özellikle “İmran’ın Anması”nda daha çok fark ettim. Onun verdiği mücadeleye yaptığı işi inanç haline getirmesine ve özellikle; çok zor koşullar altında insanların bilinçlendirilmesindeki azme bakıyorum da neden hazırcı bir toplum kimliğinden sıyrılamıyorsun diyorum kendi kendime. Ve şimdi yanı başımda belki de içinde olan ama fark edilmeyen “İmran”ları kenetlemek için gidiyorum o fabrikaya.
Sen bir meşaleydin elden ele dolaşıp kocaman bir aydınlık olarak karanlıklara doğan; dünün, bugünün, yarının eylem güneşisin. Ve ben inanıyorum ki O güneş karanlık olan tüm fabrikalara doğacak ve biz kazanacağız.
D. B. Siteyolu Tekstil İşçisi
(Ümraniye/İSTANBUL)
www.evrensel.net