‘Kimsenin bedel ödetmeye hakkı yok’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Kimsenin millete bedel ödetmeye hakkı olmadığını” söyleyerek, “Milletimizden arzu ve beklentimiz; geleceğimizi karartmak isteyen korku tacirlerine, tahrik ve provokasyonlara asla fırsat vermemesidir” diye konuştu.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Kimsenin millete bedel ödetmeye hakkı olmadığını” söyleyerek, “Milletimizden arzu ve beklentimiz; geleceğimizi karartmak isteyen korku tacirlerine, tahrik ve provokasyonlara asla fırsat vermemesidir” diye konuştu.
Partisinin Meclis grubunda konuşan Erdoğan, “Siyasetin çözüm kapasitesinin korunması, geliştirilmesi gerekir. Siyaseti zayıflatma gayretleri devleti ve milleti zaafa uğratır. Bazılarının iddia ettiği gibi milletin çıkarları ayrı, devlet çıkarı ayrı olamaz. Demokratik siyaseti korumak milletin alın terini, iradesini korumaktır. AKP olarak demokratik siyaseti savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Mahkeme sürecinin kendi mecrasında yürüyeceğini ve günü gelince sonuçlanacağını söyleyen Erdoğan, “Umuyoruz ki bu sürecin sonunda kazanan adalet, demokrasi, milli irade olsun. Kazanan Türkiye olsun, biz kaybedelim. Biz hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak, vakar içinde kalarak hizmete odaklanacağız. Demokrasimiz ve hukuk sistemimiz bu sınavdan güçlü çıkacak. Türkiye’ye güveniyoruz. Kendimizden de şüphemiz yok” dedi.
Bugün karşı karşıya olunan sorunun kişisel sorunları olmadığını belirten Erdoğan “Bizim için mesele Türkiye meselesidir. Milletimizin geleceğidir. Milletimiz müsterih olsun. Üzerimize düşen azami sorumluluğu yerine getireceğiz. Milletimizden beklentimiz, geleceğimizi karartmak isteyen korku tacirlerine, provokatörlere fırsat vermemesidir” ifadesini kullandı.
‘Başka gaye...’
Hedeflerinin “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, hak ettiği medeniyet düzeyine eriştirmek” olduğunu savunan Erdoğan, “Halkımızın adalet ve kalkınma taleplerini karşılamak için hiçbir engele takılmadan, tökezlemeden alın teri dökmeye, gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz. AKP, bu hedef istikametinde bugüne kadar Türkiye’ye tarihi başarılar kazandırdı. Her zeminde, her şartta ülkemizin hukukunu koruduk, savunduk. Milletimizin menfaatlerini, geleceğini, hak ve hukukunu korumaktan başka bir gayemiz olmadı” diye konuştu.
(HABER MERKEZİ)

Referandum kaos doğurur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaşanan siyasi gerilimi azaltacak kişinin Başbakan olduğunu belirterek “Referandum kaos doğurur” dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, kapatma davasıyla birlikte AKP’nin iktidarı sürecinde verdiği kararların sorgulanacağı bir dönemin başladığını söyledi. Yaşanan sıkıntılı dönemin bir anayasa krizine ve rejim bunalımına dönüşmemesini isteyen Bahçeli, “Ne yazık ki iyimser değiliz. Çözüm için TBMM içinde diyalog kanalları açılamadı. Bir cepheleşme sürecine girildi. Çıkar hesapları öne çıktı” diye konuştu.
‘Yargı kuşatma altında’
Erdoğan’ın bilinçaltında yargıya müdahale zihniyetini taşıdığını belirten Bahçeli, “Erdoğan’ın ruh hali sağlıklı değil. AKP’nin tavrı kontrolsüz tepki dalgası. Milli irade ile yargı karşı karşıya getirilmektedir. Basın üzerinden yargı baskı altına alındı. Zaman zaman tehdit niteliğine dönüşmektedir. Bağımsız yargı ağır bir kuşatma altına alınmaktadır” dedi.
Erdoğan’ın ABD ve AB’nin desteğini alarak mücadele etmeyi tercih ettiğini söyleyen Bahçeli, “AB süreci şantaj olarak kullanılıyor. AKP’nin imdat çağrısına AB’li yetkililer ‘Türkiye’de yargıya güvenilemez’ sözleriyle yanıt verdi. AB, istediklerini yaptırdıkları bir taşeronu kaybetme telaşında. AKP bu krizi TBMM içinde aşmak yerine, AB’nin kanatları altına sığınmayı seçti” ifadesini kullandı.
AKP’nin Anayasa değişikliği için DTP ile ittifak kurma isteğinde olduğunu savunan Bahçeli, “Bizim sizinle beraber yürüdüğümüz ve bundan sonra da yürüyeceğimiz bir yol yoktur. Bulunacak çözümlerin adalet duygusunu zedelememesi, Anayasa’ya gölge ve şaibe düşürmemesi gerekir. Yargı önünde başlamış süreçlerin dışarıdan müdahalelerden etkilenmemesi gerekir. Bunun dışındaki formüller hukukla bağdaşmaz. Kapatma davasının ve Anayasa Mahkemesi’nin önündeki diğer konuların siyasi pazarlık denkleminin parçası olması düşünülemez. Referandum zorlaması Türkiye’nin bölünme tehlikesini getirir. Kaos doğurur” diye konuştu.

‘Yasak Gül’ü de kapsar’

Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de 5 yıl siyasi yasak istemiyle yargılanması konusunda aldığı karar tartışma yarattı. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden, milletvekillerine istenen siyaset yasağının Cumhurbaşkanı Gül’ü de kapsadığını söyledi.
Özden yaptığı açıklamada, “Bir parti aleyhine açılan kapatma davası kapatmayla sonuçlanırsa, eylem ve söylemleriyle partinin kapatılmasına neden olanlar içinde cumhurbaşkanı, meclis başkanı, başbakan ya da partili kim olursa olsun siyasetten yasaklanır. Cumhurbaşkanının dokunulmazlık konumu, milletvekillerinin de üstündedir. Ancak, Anayasa’nın 105’inci maddesi gereğince suçlar için öngörülen vatana ihanet koşulu parti kapatmasında geçerli olamaz” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net