Başıbüyük halkı inatla evlerine sahip çıkıyor

Bir ayı aşkın süredir hayatları altüst edilen Başıbüyük Mahallesi'nde yaşayanların sabrı son noktaya gelmek üzere.


Bir ayı aşkın süredir hayatları altüst edilen Başıbüyük Mahallesi'nde yaşayanların sabrı son noktaya gelmek üzere. Türlü zorlukları ve yoklukları göze alarak yaptıkları evler başlarına yıkılmaya çalışılırken Başıbüyük halkı da buna karşı tüm gücüyle ve inatla direnmeye devam ediyor. Polisin tüm saldırı ve yıldırma çabalarına karşın geriye bir adım dahi atmadı. Başıbüyük halkı kendilerine reva görülen bu insanlık dışı saldırıları püskürtmek ve barınma haklarını korumak için dayanışma çağrısı yapıyor.
Bu amaçla geçen hafta belediye önünde 500 kişiyle basın açıklaması ve sonrasında yürüyüş yaptılar. Pazartesi günü şantiye alanına polis ablukası altında iş makinelerinin sokulmak istenmesine ise halk barikat kurarak izin vermek istemedi. Ancak binlerce polisin kadın, çocuk, yaşlı demeden gaz bombaları ile müdahale etmesi sonucu 2 kişi yaralandı. Çatışmada mahalle Dernek Başkanı Adem Kaya'nın da bulunduğu 7 kişi de gözaltına alındı. Gözaltına alınanların ertesi günü mahkemeye çıkarılıp tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Polisin sert müdahalede bulunması halkın hükümete karşı güvensizliğini de büyütüyor. Anayasa Mahkemesi'nin AKP'nin kapatılma davasını kabul etmesinin mahallede sevinçle karşılanması da bunu kanıtlıyor.
Başıbüyük'te yaşayanların isteği, seçim döneminde gelip namusu üzerine söz veren Fikri Köse'nin kendilerine tapularını vermeleri. Devletin, özel üniversitelere orman arazilerini, turizmcilere tüm Ege ve Akdeniz sahillerini peşkeş çekerken kendilerine bu kadar acımasız davranmasını anlayamıyorlar. Fakat tüm bu haksızlıklara rağmen evlerini yani geleceklerini savunmakta kararlılar. Maltepe halkı ile birleşmenin yollarını arayan mahalleli bir yandan da kendi içlerindeki birliği pekiştiriyor. Direnişe başladıkları günden bu yana yanlarında olduğumuz Başıbüyük halkının sorunlarını Maltepelilerle konuştuk.
Ali Rıza Kocabey (Gülsuyu Mahalle Muhtarı): 2004 yılında kentsel dönüşüm adı altında bize bir tebligat geldi. Maltepe Belediyesi de bunu doğrulayınca halkımızla beraber 7 bin itiraz dilekçesiyle mahkemeye başvurduk. Birinci davayı kazandık, ikinci dava devam ediyor. Biz plana karşı değiliz ama plan buradaki halkın ihtiyaçlarına göre yapılmalı rant için yapılmamalı. Belediye planında Gülsuyu ikiye bölünmüş durumda, eski Üsküdar Caddesi imara açılmış. Başıbüyük Mahallesi bizimle beraber dava açmalıydı, oradaki eğilim biz AKP'ye oy verdik bizi mağdur etmeyecek inancıydı. Ama bugün öyle olmadığını görüyoruz. Gülsuyu muhtarı olarak Başıbüyük halkının eylemini ve mücadelesini destekliyorum, halk birbirine destek versin, evlerine sahip çıksınlar.
Sabri Şakar (Gülensu Mahalle Muhtarı): Kentsel dönüşüm bizim mahallemizi de kapsıyor. 14 Mart 2008'de çıkan imardan dolayı, belediyeye gidip kontrol ettim. Bizim mahallede imar yok görünüyor ama imara acılan 2 bin bölümlük bir alan var. Belediyenin planında imar yok gibi ama bize hiç samimi gelmiyor. Başıbüyük'te de imar görünmüyordu, şu an mahalle parkına TOKİ'nin şantiye kurma çalışmaları var. Belediye başkanıyla görüştüm, bize Başıbüyük'le ilgili söylediği, şantiye yapılan yere 6 blok üzerine 300 tane daire yapılacak. Kimseyi mağdur etmeyeceğim herkese daire vereceğim diyor. Ama benim anlamadığım şu, TOKİ'nin dairesine 300 bin istiyor vatandaşın dairesine 100 bin veriyor, bu aradaki parayı vatandaş nasıl ödeyecek. Ben mahallemde halkla, esnafla konuştum, böyle bir uygulamayı biz mahalleli olarak kabul edemeyiz. Mahalle halkımız ekmeğini zor kazanıyor, işsizlik var, bu parayı ödeyecek gelire sahip değil. Başıbüyük halkı da bu durumun farkında onun için bugün mücadele veriyor. Başıbüyük halkı, Gülsuyu, Gülensu halkı muhakkak kendi aralarında dayanışma yardımlaşma sağlayacaklardır. Başıbüyük halkının yanında olacağım ve mücadelelerini destekliyorum.
Yücel Demir (ÖDP Maltepe İlçe Başkanı): Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın bir sözü var; İstanbul'u Avrupa'nın kültür başkenti yapacağız diye. AKP İstanbul'un tarihsel, doğal, kültürel, sosyal yapısını tahrip ediyor. Bunları da halkın değil sermayenin çıkarlarına göre yapıyor. Başıbüyük ve Gülsuyu mahalleleri temiz havası, ormanla iç içe olması, manzaralı olması nedeniyle rantçıların ilgisini çekti. Evler satılacaksa öncelikle halkın kendisine verilmelidir. AKP'nin asıl amacı emekçileri İstanbul'un dışına sürmektir. AKP bazı basını da kullanarak halkı işgalci ve arsa mafyası olarak göstermeye çalışıyor. Ben Gülsuyu'nda oturmaktayım, buraya babam 1969'da mecburiyetten ve yoksulluktan geldi. Ev yaptığımız arsayı belediyelerin belirlemiş olduğu fiyatlarda taksit taksit ödedik, vergilerimizi son kuruşuna kadar ödedik. Asıl suçlu ev yapan mı yoksa buna göz yuman iktidarlar mıdır. Her mahalleden 500 kişi toplanıp ilçe savcılığına gidelim ve 1960'tan bu yana bütün hükümet ve yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunalım. Mahallelerimiz kendi aralarında örgütlenirse kendi gücünü yaratırsa AKP'nin politikasını boşa çıkarırız.
Hüsametin Kurultay (DTP Maltepe İlçe Yöneticisi): Maltepe'de E-5 üstünde her ilden gelen vatandaşların oralarda ev yapmasıyla bu mahalleler kurulmuştur. İsmet İnönü'den Süleyman Demirel'e kadar siyasiler buralardan rant elde etmek için halkı hep kandırdılar, oy deposu olarak gördüler. Şimdi bu hükümete sorarım; halkı yerlerinden yurtlarından göçe zorla, sonra da buradaki halkın evlerini yıkmaya çalış, bu nasıl bir insanlıktır. Halka evleri karşılıksız verilmelidir. AKP ne kadar muhalif güç varsa onları boyun eğen bir duruma getirmeye çalışıyor. Yıllardır Kürt halkına da aynı zulmü yapmaktadırlar. Başıbüyük'te CHP, MHP, AKP, DTP'ye oy vermiş insanlar haklı davaları için evleri için birleşiyorlar. Bu birleşmeyi bir çatı partisine dönüştüremezsek sistem yeniden kendisine çözümler arayacaktır. Başıbüyük Mahallesi'nin mücadeleci duruşunu saygıyla selamlıyoruz.
Enver Delibaş (Emek Partisi İlçe Yöneticisi): Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin birçok yerinde uygulanmaya çalışılan kentsel dönüşüm, bir taraftan emekçileri kent merkezlerinden uzaklaştırırken diğer taraftan rantsal bir paylaşımı da beraberinde getirmektedir. İlçemiz Maltepe'de ise bu durum daha yakıcı haldedir. 37 gündür Başıbüyük Mahallesi polis işgali altındadır. Güvenlik güçleri, panzerleriyle, akrepleriyle, gazlarıyla, tazyikli suyuyla önlerine kim çıkarsa orantısız güç kullanmaktan çekinmemektedir. Bütün bu olanlar Başıbüyük Mahallemizin bugüne kadar hiç karşılaşmadığı şeylerdi. Polisle ilk defa karşı karşıya geliyor, ilk defa slogan atıyor, ilk defa mahallenin ortasında kurulan çadırda toplantı yapıyor, sokaklarında ilk defa barikat kuruyor. Bütün bunlar bir aylık süre zarfında yaşamlarına giriyor. Başıbüyük halkının bu konudaki deneyimsizliğini iyi bilen belediye ve güvenlik güçleri pervasızca saldırmaktan geri durmamaktadır. Parti olarak Başıbüyük halkının haklı direnişinin hep yanındaydık, bundan sonra da yanlarında olacağız.
Lütfü Sel (Maltepe Başıbüyük Mahallesi Doğayı, Çevreyi ve Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi): Kentsel dönüşüm projesi İstanbul'da bulunan mahalleler için kanayan bir yaradır. Bu yaranın bu defaki hedefi ise Başıbüyük'tür. Kentsel dönüşüm projesi, sosyal proje olmaktan çıkmıştır, insanların yıllarca harcadığı emekleri heba edilip, mağdur edilmişlerdir. Başbakan'ın İstanbul'da uygulamak istediği vize uygulamasının değişik versiyonudur Başıbüyük'te olanlar. İnsanların kazanılmış hakları ellerinden alınarak, borçla karşı karşıya bırakılmak isteniyor, bölgenin ekonomik şartları iyi değil, insanlar eve zor ekmek götürüyor, çoğunun iş garantisi yok. Proje kapsamında köylere geri gitmek için çaba harcanıyor, mağdur ediliyoruz. Sivil toplum örgütlerinin desteğini aldık.
Sedat Dokuyucu (Çorum Mecitözü Dağsaray Köylüleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı): Belediye, zamanında yapılırken göz yumduğu evleri şimdi yıkmaya çalışıyor.
Zaman zaman rüşvetlerle insanlara imkanlar sunup kendilerine bir rant alanı sağladılar. Ayrıca buraların depreme dayanıklılığı ve manzarasıyla rantseverlerin gözde mekanı olmuştur. Mahallenin yeniden yapılandırılmasına biz de karşı değiliz. Ama bu yapılanma masa başında değil mahalle halkıyla birlikte, onları mağdur duruma düşürmeden yapılmalıdır. Bu projeler aslında insanları yerinden edip birlikte hareket etmesini engellemek için yapılmaktadır. Tek çözüm birlik olmaktır. (İstanbul/EVRENSEL)

Halk örgütleniyor

Kadife Çakmak (Gülsuyu-Gülensu Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği Yöneticisi): Mahallemizin iki değerli muhtarı sayesinde kentsel dönüşüme itiraz süremizi zamanında değerlendirdik. Mahalleliler olarak sokak çalışması yürüttük, mahalle komisyonları kurduk, sokak temsilcileri belirledik. Mahallede sayısız toplantılar, etkinlikler yaptık ve belediye başkanı ile görüştük. Fikri Köse'nin ilk söylediği şey aranızda bölücüler var, sizi kışkırtıyorlar, yıkım falan yoktu. Bir arkadaşımız başkana sordu, harita üzerindeki Gülsuyu, Gülensu'yu ne olarak görüyorsunuz diye. Başkanın cevabı boş arazi olarak görüyorum dedi. Bunun anlamı şudur, insanların yaşamını, varlığını, kültürünü, evlerini yok saymaktır, mahalle yıkılacak demektir. Biz şunu anladık ki Başıbüyük Mahallesi'yle aynı kaderi paylaşıyoruz, onun için de mahalleliler olarak ortak hareket etmeliyiz, beraber mücadele etmeliyiz. Dünyanın hiçbir yerinde halkın gücü karşısında durmuş bir iktidar gördünüz mü. Halk birleşirse kazanır, yeter ki örgütlü davranalım.

Deniz Ersoy (Fotoğraf sanatçısı):
Sulukule'den Şifa Mahallesi'ne bir kentsel dönüşüm var. İnsanlar artık bilinçleniyor bunun bir rant dönüşümü olduğunu fark ediyorlar ama devlete karşı koyamıyoruz diyorlar. Nedenini de halk kendisi söylüyor, örgütlü değiliz. Bakınız ülkemizde o kadar çok sorun var ki örneğin SSGSS Yasası, bu da bir yıkımdır. Biz bütün sorunları birlikte ele almazsak, bir bütün olarak göremezsek halk olarak çok mağdur oluruz. AKP Başıbüyük Mahallesi'ni zayıf halka olarak görüyor. Kentsel rantçılar ve belediye yaptıkları planı konuşarak halkı ikna edemiyorlarsa, halk içinde böl parçala politikalarını uyguluyorlar. Sendikalar sivil toplum örgütleri, mahalle halkı birleşerek birlikte mücadele edilmelidir. Karşımızdakiler hem örgütlü hem de silahlı, onun için halkın olmazsa olmaz kuralı örgütlü mücadeledir.
Erdem Geyik
www.evrensel.net