Başıbüyük işgal altında

Bugün tam 32 gün oldu, Başıbüyük işgal edildi. Kim tarafından? Halkın güvenliğini sağlaması gereken güvenlik güçleri tarafından.


Bugün tam 32 gün oldu, Başıbüyük işgal edildi. Kim tarafından? Halkın güvenliğini sağlaması gereken güvenlik güçleri tarafından. 32 gündür çocuklarımızın tek oyun yeri parkımız işgal altında, aramıza ördükleri çelik duvar bir utanç vesikası olarak durmakta. Biz 32 gündür Filistinlinin gözüyle bakıyoruz artık karşımızdaki polislere. Her gün gittiğimiz nöbet yerine polislerin alaycı bakışları altında ve sözlü tacizlerine maruz kalarak gidiyoruz.
Yüzlerce kadın belki şimdiye kadar birbiriyle hiç tanışmadıkları halde sanki aramızda gizli bir anlaşma varmış gibi birimiz çadıra girerken öbürü kalkıp evine gidiyor. Bir nevi nöbet değiştiriyoruz. Çünkü çoğumuzun ya doyurması gereken bebeği ya bakması gereken hastası var. Kadınlar artık ev gezmesi ya da mahalle arası sohbetleri unutmuş durumda ve en önemlisi artık evlerde temizlik yapmayı da unuttuk. Her akşam evlerde konuşulan konular da değişti. Üç yaşındaki çocuklar bile slogan atar oldu.
Peki neden böyle oldu? Biz buraya yıllarımızı verdik. Yemeden, içmeden çocuklarımızın rızkından keserek eğitim haklarını engelleyerek evlerimizi yaptık, vergilerimizi ödedik. Her seçimde bizlere tapularınızı vereceğiz diye sözler verdiler. Bizler de AKP’ye güvenerek evlerimizi bahçemizi daha da güzelleştirmek için çabaladık ve asıl kendimize kötülük etmişiz farkına varmadan. Hiç kimsenin beğenmediği Başıbüyük Mahallesi birden belli bir kesimin iştahını kabartmaya başladı. Başıbüyük güzelleştikçe onların iştahı çoğaldı, en sonunda kurt, kuzuyu yemeyi kafasına koyunca da, kentsel dönüşüm adı altında projelerle karşımıza dikildiler. Çocuklarımızın yegane oyun yeri olan ve mahallemizin de içme suyu kuyularının da bulunduğu, yazın en kurak günlerde bile çamuru kurumayan, su yatağı araziye, onar, on beşer katlı binalar yapmak için binlerce polisle geldiler. Mahalleye en son gelen aile bile geleli 30 sene olmuş, Başıbüyük’te oturalı. Başıbüyük halkı başına gelecekleri bildiği için mücadeleye ve direnmeye hazırdı. Polislerin biber gazlı, panzerli, coplu saldırısına maaruz kaldık. Bugüne kadar Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi bir arada kavgasız dövüşsüz yaşamaya alışkın olan ve belki de şimdiye kadar hiç polisle işi olmamış, kavgayı, savaşı televizyonlarda seyreden halkı, polis ezip geçerek halkın değil de rantçı çevrelerin yanında olduğunu gösterdi. 32 gündür kadınlı, erkekli, Başıbüyük sokakta, sabahtan akşama kadar yağmur altında, soğuk sıcak demeden bekliyor. Çocuğumuz hasta, hasta olmayanlar da olmak üzere ve bir çok çocukta psikolojik olarak etkilenmiş durumda. Şimdiye kadar hiç kimseye zararı olmamış insanlar patlamaya hazır bomba gibiler. Bir kaç rantçının cebi dolacak diye bu insanlar feda ediliyor. Başıbüyük halkı olarak diyoruz ki biz buraları dişimizle tırnağımızla kazıyarak mamur hale getirdik. Buraları dağ başı diye kimseler beğenmezken, biz her sıkıntısını çektik, dağları bağ haline getirdik. Artık çocuklarımızın geleceğini istiyoruz, düşün artık yakamızdan hey rantçılar ve verdiğiniz sözleri yerine getirin.
Maltepe Başıbüyük Mahallesi’nden Nurten Aşık. (İSTANBUL)
www.evrensel.net