Bir kağıt imzalatıp, oğlun öldü dediler

Bir kağıt imzalatıp, oğlun öldü dediler

Anayasa ve 12 Eylül darbecilerinin nasıl yargılanacağına dair tartışmalar sürerken, 12 eylül işkencehanelerinde evlatlarını yitirenler somut adımlar istiyor. Darbenin ardından gözaltına alınan ve işkence edilerek öldürülen Hasan Kula’nın annesi Zeliha Kula, “Oğlumun katillerinden hesap sorulsun” diyor.Adıyaman’da 1

Metin Alan / Ömer Karakuş

Adıyaman’da 12 Eylül askeri darbesi döneminde gözaltına alınanların ilk getirildikleri yer, Pirin mevkiinde bulunan işkencehaneydi. Pirin’deki işkencehanede yüzlerce kişiyi akıl almaz işkencelerden geçirenler burayı Pirin Palas olarak nitelendiriyordu. ‘Pirin Palas’ın bulunduğu yerde şimdi Adıyaman Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi var. Çocukları tıpkı Zehra Ana’nın oğlu gibi işkencede katledilenler bu bölgede çok sayıda kişinin gömülmüş olabileceğini söylüyorlar.

‘OĞLUMU İŞKENCEDE ÖLDÜRDÜLER’

Darbenin ardından gözaltına alınan oğlu Hasan Kula’nın işkenceden sonra hayatını kaybettiğini belirten Zeliha Kula, oğlunun acısından üç kez kalp krizi geçirdiğini söylüyor. Darbeci generaller Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılanacağını öğrenince oğlunu katledenlerin de hesap vermesi için İHD’ye başvuran Zehra Ana, oğlunu ölüme götüren günleri şu sözlerle anlatıyor: “Evimize gelen askerler çocuğumun duvardaki resmini göstererek ‘Oğlun nerede’ diye sordu. Sonra iki oğlumun gözlerini bağlayıp Pirin Palas’a götürdüler. Hasan’ı işkencede öldürdüler. Hasan’ı götüren askerler kocamı çağırdılar. Bir kâğıt imzalatıp ‘oğlun öldü’ dediler.”

‘HESABI SORULSUN’

Oğlunu öldüren işkencecilerin cenazeyi kendilerine göstermeden gömdüklerini belirten Zeliha Ana, 1980 yılında Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı’na defalarca şikayette bulunduğunu ama hiçbir sonuç alamadığını anlatıyor. Oğlunun ölüm nedeninin tespit edilmesi için otopsi yapılmasını istediğini söyleyen Zeliha Ana’ya yıllar sonra, oğlunun otopsi için Adli Tıp’a gönderilen kafatasının kaybolduğu söylenmiş. “Bu da oğlumun işkenceyle öldürüldüğünün kanıtıdır. Kafatasını incelemeyip, kaybetmelerinin anlamı çok açıktır” diyen Zeliha Ana, “İşkenceciler bütün delilleri yok etmişlerdir. Ama ben Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın yargılanacağını duyunca oğlumu öldüren işkencecilerin cezalandırılması için İnsan Hakları Derneği’ne başvurdum” dedi. Cumhuriyet savcılıklarına verdiği dilekçelere bugüne kadar neden cevap verilmediğinin de açığa çıkmasını isteyen Zeliha Ana, “Oğlumun katilleri yargı önünde hesap vermelidir. 12 Eylül darbesini yapanların yargılanmasını istiyorum” dedi.

‘BU OLAYIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ’

İHD Adıyaman Şube Başkanı Avukat Osman Süzen, “Zeliha Kula 12 Eylül’de yaşanan işkence ve ölümlerle ilgili çarpıcı bir başvuruda bulundu. Zeliha Kula oğlunun 1980 12 Eylül askeri darbesinde gözaltına alındığını ve iki gün içerisinde de ölüm haberinin geldiğini söyledi. İşkenceciler Hasan Kula’nın cenazesini ailesine teslim etmemiş. Otopsi için alınan kafatası ortadan kaybolmuş. Delilleri karartma amacıyla otopsi yapılmamış. Cumhuriyet Başsavcılığını göreve davet ediyoruz” dedi. “12 Eylül cuntasının yereldeki görevlileri bir genci açıkça işkencede öldürmüştür. Hasan Kula’nın iki gün boyunca çok şiddetli işkence sonucu beyin kanaması geçirerek öldüğü anlaşılmaktadır” diyen Süzen, “Cumhuriyet Savcılığı yeni bir soruşturma açmalı, gerekirse Hasan Kula’nın mezarı tekrar açılarak otopsi yapılmalıdır” dedi. İHD olarak bu işin peşini bırakmayacaklarını söyleyen Süzen, o dönemde Adıyaman’da cuntanın emirlerini yerine getiren yetkililerin cezalandırılması için çabalayacaklarını belirtti.

İHD DAVAYA MÜDAHİL OLACAK

Süzen, 12 Eylül darbesi döneminde Pirin Palas işkencehanesinde işkence görenler ve aileleriyle birlikte Ankara’da görülecek olan ve Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya’nın yargılanacakları davaya müdahil olacaklarını söyledi. “İstediğimiz sadece cunta liderlerinin yargılanıp ceza alması değil” diyen Süzen, “Onların emirlerini insanlık dışı yol ve yöntemler kullanarak uygulayan, işkence yapan, ölüme neden olan yerel görevlilerin de yargılanmasını istiyoruz. Yerellerdeki Cumhuriyet Başsavcılıkları Ankara’daki davayı beklememelidir. Adıyaman’da Pirin Palas’ta yapılan işkence ve ölümlere ilişkin iddiaların savcılarca soruşturulması gerekir” şeklinde konuştu. (Adıyaman/EVRENSEL)

www.evrensel.net