Fotoğraf: AA

GÜNCEL

  • Türkiye seçim dışında hükümet düşürme ve değiştirme konusunda orijinal pek çok yönteme sahiptir.


    Türkiye seçim dışında hükümet düşürme ve değiştirme konusunda orijinal pek çok yönteme sahiptir.
    Darbeler, muhtıralar, postmodern darbeler ve postmodern muhtıralar dışında, milletvekili transferleri, iktidar partisini bölme gibi yöntemler de vardır.
    Bir de, bugün AKP’ye uygulanan yöntem var ki, son kullanılan yöntemlerdendir. Daha önce, Erbakan-Refah Partisi-Fazilet Partisi’ne uygulanmıştır.
    İktidar partisine Anayasa Mahkemesi kapatma davası açar. Parti kapatıldıktan sonra bazı milletvekilleri ve yöneticiler siyasi yasaklı statüsüne girer. Yeni bir parti kurulur. Yeni parti kurulurken bölünme yaşanır. Eski yönetici kadrolar tasfiye edilir. Yeni kadrolarla parti güçsüzleşir ve seçimler öne alınarak yeni bir siyasi tablo ortaya çıkarılır. Tabii, bütün bu işler büyük medyanın özel çabası ve desteği ile kotarılır.
    Şimdi, AKP’ye de bu yöntem uygulanıyor.
    CHP ve “laikçi” kesim, planın işlemesi için “AKP mahkemede savunma yapsın. Yargı sürecine saygı göstersin” diyorlar. AKP böyle yaparsa işleri kolaylaşacak.
    AKP ise durumun farkında. Geçmişten ders çıkarmış. Yargı sürecine ve Anayasa Mahkemesi’ne saygılı bir tutum sergilemeler görünüyor taktik icabı. Dava açılır açılmaz, gösterdiği tepki ile mahkemeye saldırmıştı. Şimdi, mahkemeye saldırmanın yararına olmadığını düşünüyor. Yargıya ve sisteme son derece saygılı imiş gibi görünüp durumdan kendini kurtarmaya çalışıyor.
    AKP, mutlaka Anayasa değişikliğine gidecek. Bu süreçten kendini kurtarmanın başka yolu yok.
    Bazı aydınların önerdiği gibi, geniş bir demokratikleşme paketi ile süreçten çıkmayı düşünmüyor.
    Kürt sorunu ve Kıbrıs meselesinde askerlerle çatışmak istemiyor. Ayrıca, “demokratikleşme” adı altında özgürlükler konusunda şekli de olsa değişiklikler yapmaya niyeti yok. Belki de Dolmabahçe Toplantısı’nda bu konuda mutabakat sağlandı.
    AKP, Anayasa değişikliğini kendisi için yapacak. DTP’yi harcayacak. Siyasi Partiler Yasası’nda da önemli değişiklikler yapmaya niyeti yok. Mevcut sistem en çok AKP’ye yarıyor.
    AKP, hükümetten düşürülme operasyonuna karşı Anayasa değişikliği hamlesi ile cevap verme taktiği konusunda AB’den tam destek almış görünüyor.
    Parti kapatılması konusunda Venedik Kriterleri, AB’nin isteği imiş gibi gösterilerek ele alınacak ve Anayasa değiştirilecek. Ondan önce de 301. maddede göstermelik bir değişiklik yapılacak.
    Hükümet düşürme operasyonunu destekleyen önemli bir medya grubunun varlığına karşı, AKP de arkasına bir o kadar güçlü karşı bir medya grubunu almış. Patronların ve AB’nin desteği de cabası.
    AKP’nin bu hamlesine karşı, karşı tarafın hamlelerini göreceğiz. CHP, ‘AKP ile görüşebilirim’ diyor. Bakalım bunun altından ne çıkacak?
    Emekçiler ise sosyal güvenlik ve sağlık alanlarında kazanılmış haklarının gaspına karşı mücadeleyi yükseltiyor. Bu mücadele daha da büyüyüp, AKP Hükümeti’ne karşı siyasi taleplerle genişlerse, her şey çok farklı olur.
    Kamil Tekin Sürek
    www.evrensel.net