Binası olmayan belediyeler var

Eşitsizlik bölgedeki DTP’li küçük belediyeleri zorluyor. Sürgücü Belediyesi’nin, belediye binası bile yok


Bölgesel eşitsizliğin ve son dönemlerde de AKP hükümetinin bölge belediyelerine yaşattığı zorluklar zaman zaman gündeme geliyor. Ancak en büyük sıkıntıyı küçük belde ya da ilçe belediyeleri yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’a gelen Mardin’in bazı belediye başkanlarıyla DTP’li küçük belediyelerin sıkıntılarını konuştuk.
10 çocuklu ev kadınıydı Belediye başkanı oldu
Mardin’in Savur ilçesi’ne bağlı Sürgücü Belediye Başkanı Zeyniye Öner, 2004 seçimlerden önce 10 çocuğu ve tarla işleriyle ilgilenen bir ev hanımıydı. 1958 Kızıltepe doğumlu olan Öner, Sürgücü’ye gelin gitmişti aslında. Evden dışarı bu işler için çıkar, bir tek ailesinin yanına gezmeye gidebilirdi. Ancak seçimlerde aday oldu ve büyük bir oy farkıyla başkan seçildi. Sürgücülü kadınların en büyük sorunlarını çözmekten başladı işe. Beldede su şebekesi yoktu ve kendisinin yıllardır yaptığı gibi diğer kadınların da büyük çilesiydi su taşımak anlattığına göre: “Kadın belediye başkanı olmak sıkıntılı. Bir yerlere ulaşamamışlar bizim kadınlar. İlk zinciri kıran ben oldum. Bunu da halkımızın desteğiyle yaptık tabi. Sürgücü kadınları dört duvar arasında bahçede çalışır su çeker; ev, tarla, çocuk bakımı onların omzundadır. Ben de aynı şeyleri yaşadım. Kadınlar topluma, siyasete açılsınlar istiyorum. Ben de aynı sıkıntıları yaşadığım için söylüyorum. Çocuk büyüttüm bu yaşa kadar, tarla işleriyle uğraştım. Bu 4 yılı çıkarsanız normal bir ev hanımıydım. Ailemin yanına gittiğimde bir tek evden çıkabilirdim. Böyle gezemezdim”
‘Araç da yok işçi de’
Ancak Öner’in tek sıkıntısı kadın belediye başkanı olmaktan kaynaklı değil. Bir de AKP hükümetinde DTP’li belediye olmanın zorlukları var yaşadıkları. Örneğin ödenekleri o kadar yetersiz ki bir belediye binası bile yok Sürgücü Belediyesi’nin: “En büyük sıkıntımız ödenek sıkıntısıdır. Yeteri kadar ödenek gelmediği için biz hizmette zorlanıyoruz. Belediye binamız yok! Araçlarımız yok! İşçi az, işçi alamıyoruz. İşçi olsa paramız araç gerecimiz olsa halkımıza daha iyi hizmet vereceğiz. 4 bin 30 nüfusumuz var. 5 geçici işçimiz var. Belediye borçlarının silinmesini istiyorum. İller bankasına su şebekesi için borçlandık. Evlerimizde su yoktu. Çeşmeden su alıyordu kızlarımız bayanlarımız. Borç alıp bu sorunu çözdük. Altyapımız bitti. Parke taşı ya da yol yapacağız”
‘Kendi traktörümle hizmet yapıyorum’
Şenyurt Belediye Başkanı Abdulkadir Ağaoğlu ise bütçelerinin çok zayıf olduğunu belirtiyor.
“Hiçbir gelirimiz yok” diyen Ağaoğlu gazetemize şunları söyledi: “ İller Bankası’ndan gelen paradan yüzde 40 kesinti var. Ödeme sıkıntısı yaşıyoruz ve hizmet yapamıyoruz. Bize 10 milyar geliyor. Yüzde 40 kesinti olduğu için maaşları zor ödüyoruz, ödeyemiyoruz. O kadar sıkıntılıyız. Hizmetleri halkın katılımıyla yapıyoruz. Benim kendime ait bir traktörüm var ve belediyeye hizmet olarak kullanıyoruz”
‘Gelirlerin arttırılması gerekiyor’
Yalımlı Belediye Başkanı Abdülkerim Adam’ın da şikayeti aynı. İller bankası kesintileri onları da çok zorluyor: “Kendi öz kaynaklarımız DTP’li olduğumuz için hep dışlanıyoruz ve bize önem verilmiyor. Demokratik bir yönetim olsa belediyelere genel bütçeden gelirin arttırılması gerekirdi. 4 bine yakın nüfusumuz olduğu için 30 milyar ödenek ayrılıyor. Yıllık. 20-25 milyar kendi personelimize ancak yetiyor. Emlak, su parası gibi öz kaynaklarımız da yok. 10 binin altında olan belediyelere ekstra bir kaynak aktarılmalı. Eşitlik ilkesine önem verilmeli. Hizmet herkese eşit götürülmeli” (Diyarbakır/EVRENSEL)

‘Her şeye rağmen 80 yılda yapılmayanı yaptık’
Mehmet Tanhan (Nusaybin Belediye Başkanı):
Yerelde belediyecilik yapmak gerçekten çok zor. Çünkü 85 yıldır bölge ekonomik yönden mahrum bırakılmış. Bunu yaptığımız çalışmalarla aşmaya çalışıyoruz. Batı ile aramızda ekonomik ve yatırım bakımından önemli fark var. Biz gelene kadar belediyeler şeyhlerin, ağaların ya da beylerin denetimde olmuş ve kendi aile ve çevrelerine götürmüşler hizmeti. 1999’dan sonra partimizin bölgede yönetime gelmesiyle çok fazla değişim oldu. 80 yılda yapılamayan hizmetleri yaptık. Ekonomik sıkıntılarımız yine var. Yerellere aktarılan pay standart kalıyor. Hazine müsteşarlığı projelere kefil olmuyor. Nusaybin biraz daha şanslı bir ilçe. Kadrosu oturmuş. Halk desteği oturmuş. Nusaybin’in 10 bin yıllık tarihi geçmişi var. Birçok din ve kültürün birlikte yaşadığı bir kent. Kürdü, Arabı, Türküyle bir arada yaşayan bir kent. Yaşanabilir temiz bir toplum, çevre yaratma çabamız var.
Elif Görgü/ Derya Karaçoban
www.evrensel.net