Birlikte mücadele etmeliyiz

Ben deri fabrikasında asgari ücretle çalışan bir işçiyim ve aynı zamanda iki çocuk babasıyım. Benimle aynı sorunları yaşayan diğer işçi arkadaşlarımın her biri de çalışma koşulları ve maddi açıdan çok zor durumdalar.


Ben deri fabrikasında asgari ücretle çalışan bir işçiyim ve aynı zamanda iki çocuk babasıyım. Benimle aynı sorunları yaşayan diğer işçi arkadaşlarımın her biri de çalışma koşulları ve maddi açıdan çok zor durumdalar.
Örneğin; mesai saatleri içinde çay paydoslarımız on beş dakika olup, dinlenme zamanımızın yarısı sırada geçiyor. Öğlen yemeği paydosumuz bir saat fakat işbaşı yapmaya on beş dakika kala şefler şartelleri açıp ‘Hadi herkes yerlerine’ deyip erken işbaşı yapılmasını bir gelenek haline getirmeye çalışıyor ve üzülerek söylüyorum ki, istedikleri gibi de oluyor.
Tabii sorunlar bununla da kalmıyor. Sağlık problemlerimiz olduğunda da işyeri doktoru izin verdiği halde, şefler izin kağıtlarını alıp doktoru aradıktan sonra, hasta ve çalışamaz halde olan işçi arkadaşlara ‘İdare edin’ deyip izin vermeyebiliyor. Yani kısacası doktorla işveren ve şefler işbirliği içindeler. Maaşlarımızı aldığımızda da maaş bordoları bizlere verilmiyor ve ayrıca ay sonu yaklaştığında şefler herkesi dolaşıp şu sözleri söylüyor: “Aldığınız parayı diğer işçi arkadaşlarınıza söylemeyiniz!” Yani benim anladığım kadarıyla yapılan haksızlıkların üzeri kapatılmaya çalışılıyor.
Birkaç gün önce mesai arkadaşım vizite kağıdı aldı ve başka bir şahsın üzerinde göründüğünün farkına varıp, bana söyledi. Ben de ‘SSK hizmet dökümüne internetten bir bakalım, gerçekten böyle bir şey var mı daha iyi anlarız’ dedim, eve gittiğimde ilk işim arkadaşımın SSK sicil numarasından hizmet dökümünü kontrol etmek oldu ve gerçekten biz çalışan işçilerden habersiz, birkaç arkadaşın da işveren tarafından giriş çıkış yaptığının farkına vardım.
Biz işçiler olarak bu yapılan haksızlıklara ve baskılara karşı seyirci kalmaya devam eder, hep birlikte haklarımızı aramaz isek; birer köle haline geleceğiz, zaten köleden de pek farkımız kalmadı artık. İşten eve evden işe gidiyoruz ve hiçbir sosyal yaşantımız yok; ne kendimizin ne de ailemizin. Bu nedenle içinde bulunduğumuz bu zor koşullara artık dur deme zamanı gelmiştir. Bizler, kendimiz ve değer verdiğimiz çocuklarımızın geleceği için aleyhimize çıkartılan yasalara (SSGSS) karşı yılmadan birlik ve beraberlik içinde mücadele etmeli ve tepkilerimizi dile getirmeliyiz. EVRENSEL’E teşekkürler.
Bir deri işçisi (Kağıthane/İSTANBUL)
www.evrensel.net