301’de kafalar hala karışık

Kapatma davasının ardından kamuoyundaki tartışmaları yumuşatmak amacıyla rotayı AB reformlarına çeviren AKP, uzun süredir rafta beklettiği 301. maddeye yönelik düzenlemeyi Meclis gündemine getirmeye hazırlanıyor


Kapatma davasının ardından kamuoyundaki tartışmaları yumuşatmak amacıyla rotayı AB reformlarına çeviren AKP, uzun süredir rafta beklettiği 301. maddeye yönelik düzenlemeyi Meclis gündemine getirmeye hazırlanıyor. Ancak 301. maddeyle ilgili “kovuşturma” yetkisinin kime verileceği konusunda AKP’de hala kafalar karışık. Partideki farklı görüşler nedeniyle, kovuşturma yetkisinin Adalet Bakanlığı’na mı yoksa Cumhurbaşkanlığı’na mı verileceği tartışmaları sürüyor.
Kovuşturma yetkisinin kimde olacağına ilişkin daha önce üç seçenek üzerinde durulurken AKP’li kurmaylar, bu seçeneği ikiye indirdi. AKP’nin kovuşturma yetkisiyle ilgili vazgeçtiği seçeneği ise “yetkinin oluşturulacak yeni bir kurula verilmesi” oluşturuyor. Daha önce Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin arasında kovuşturma yetkisinin kime verileceği konusunda görüş ayrılığı yaşanmıştı. Çiçek, bu yetkinin oluşturulacak bir kurul tarafından yapılması konusunda ısrarcı olmuştu.
Şahin, kovuşturma yetkisini istiyor
Kovuşturma yetkisiyle ilgili tartışmalar devam ederken Şahin’in, yetkinin eskiden olduğu gibi Adalet Bakanlığı’nda olmasını istediği kaydediliyor. Ancak bu görüşün parti içinde benimsenmediği dile getiriliyor.
AKP içerisindeki ağırlıklı görüşü ise kovuşturma yetkisinin Cumhurbaşkanlığı’na bırakılması oluşturuyor. AKP’nin bu konuda Cumhurbaşkanı Gül’ün de görüşünü alacağı ifade ediliyor. AKP’nin, kovuşturma yetkisinin cumhurbaşkanlığına verilmesi yönünde karar alması durumunda ise TCK’nın 304 ve 305’nci maddelerinde de değişikliğe gidilecek. AKP kurmayları, kovuşturma yetkisiyle ilgili olarak “Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı” seçenekleri üzerinde durulduğunu ve kararın henüz netleşmediğini belirtirken, kararın da yarınki MKYK toplantısında verileceğini kaydettiler.
301’in son hali
l 301. maddenin 1. fıkrasındaki cezanın üst sınırı 3 yıldan 2 yıla inecek. Böylece, TCK’nın 51. maddesine göre, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezaları paraya çevrilip ertelenebildiği için 301’den cezaevine girmek de zorlaşacak.
l Maddenin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni, devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi” şeklindeki 2. fıkrasındaki “alenen” sözcüğünün başına “kasten” kelimesi getiriliyor. Böylece her açıklamaya dava zorlaşacak.
l 301. maddenin ilk fıkrasındaki “Türklüğü” kelimesi, “Türk Milleti” olarak değiştiriliyor. Kapsam böylece daraltılıyor.
l “Suçun yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde verilecek cezanın üçte bir oranında artırılması”na ilişkin 3. fıkra, 301. maddeden tamamen çıkarılıyor.
l 301. maddeye aykırı hareket edenlerle ilgili cezanın üst sınırının da 3 yıldan 2 yıla düşürülmesi düzenleniyor.
l 301’den dava açma yetkisinin kime verileceğini düzenleyen fıkranın ise boş bırakıldığı dile getiriliyor. Mevcut haliyle kovuşturma yetkisi Adalet Bakanlığı’nın izninde bulunuyor. (Ankara/ANKA)
www.evrensel.net