Tetikçiler belli azmettiriciler meçhul

Hrant Dink cinayeti ve Malatya katliamı davalarının avukatları, aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir grup aydınla bir araya gelerek davalara ilişkin bilgi verdi. Her iki olayda da cinayeti işleyenlerin belli, ancak azmettiricilerin meçhul olduğuna dikkat çeken avukatlar, “İki olay da aynı zihniyet ve yapının ürünü” dedi


Hrant Dink cinayeti ve Malatya katliamı davalarının avukatları, aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir grup aydınla bir araya gelerek davalara ilişkin bilgi verdi. Her iki olayda da cinayeti işleyenlerin belli, ancak azmettiricilerin meçhul olduğuna dikkat çeken avukatlar, “İki olay da aynı zihniyet ve yapının ürünü” dedi.
Beyoğlu Cezayir Restoran’da önceki gün düzenlenen toplantıya, aralarında Hasan Cemal, Mustafa Karaalioğlu, Gencay Gürsoy, Abdurrahman Dilipak, Emre Aköz, Yavuz Baydar ve Ümit Fırat’ın da bulunduğu gazeteci ve aydınlar katıldı.
Dink cinayeti sanıklarının, perde arkasında duran ve siyasi irade gerektiren bir yapılanmanın varlığını gerek polis gerekse savcılık ifadelerinde işaret ettiklerini hatırlatan Hrant Dink davasının avukatları, ancak mahkemeden delillerin gizlendiğini, bazı belgelerin yok edildiğini ya da kayıt altına alınmadığını dile getirdiler.
Davanın bir numaralı sanığı Erhan Tuncel’in Muhsin Yazıcıoğlu ile fotoğrafları olmasına rağmen Büyük Birlik Partisi’yle ilgili hiçbir işlem yapılmadığına dikkat çeken avukatlar, Dink ve Malatya davasında tetikçilerinin belli, ancak azmettirenlerin meçhul kaldığını kaydetti.
Malatya’da ihmaller var
Avukatlar, Malatya davasında da ihmaller olduğunu dile getirdiler. 17 Nisan’da ele geçen kuru sıkı silahla birlikte sanıkların toplam dört silahı olduğunu hatırlatan avukatlara göre, diğer üç silahın nereden ve kimden alındığı konusunda bir araştırma yapılmadı.
Silahların devlet envanterindeki kayıtlı silahlardan olup olmadığına da bakılmadı. Avukatlar sanıkların kullandığı 80’e yakın farklı cep telefonu olduğunun tespit edildiğini, ancak bu telefonların hangi tarihlerde, hangi numaralar ve kimler tarafından kullanıldığına ilişkin olarak da bir araştırma yapılmadığını belirtti.
Cerrah hakkında Dink soruşturması
Bu arada Hrant Dink’in öldürülmesinde ihmali olduğu gerekçesiyle İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve diğer emniyet görevlileri hakkında da soruşturma başlatıldı.
Dink ailesi avukatlarının 17 Ocak 2008’de İstanbul Savcılığı’na yaptıkları suç duyurusu “görevsizlik kararı” verilerek Fatih Savcılığı’na gönderildi.
Önce Dink’in avukatlarını dinleyen Fatih Savcılığı, dün de Dink’in eşi Rakel ve kızı Delal Dink’in ifadesine başvurdu. Cerrah ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlileri, “Kasten öldürmenin ihmalli davranışla işlenmesinden” suçlanıyor.
Soruşturmanın sonucuna göre savcı ya takipsizlik kararı verecek ya da Cerrah ile diğer emniyet görevlileri hakkında dava açacak.
Öte yandan kendisine herhangi bir tebliğin yapılmadığını da söyleyen Cerrah, ifade vermesi yönünde herhangi bir kararın bulunmadığı kaydetti. (HABER MERKEZİ)

10 asker için yeni suç duyurusu
Hrant Dink suikastı davasında müdahil avukatlar, ihmali olduğu gerekçesiyle yargılanan iki jandarma görevlisinin “cinayeti üstlerimize önceden bildirdik” yönünde ifade değiştirmelerinin ardından yeni bir suç duyurusunda bulundu. Avukatlar suç duyurusu dilekçesini Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Dilekçede, aralarında dönemin Trabzon Jandarma İl Komutanı Albay Ali Öz’ün de bulunduğu 10 askerin ismi geçiyor. Hazırlanan yeni suç duyurusu genişletildi, 2 jandarma görevlisinin değişen ifadeleri doğrultusunda 10 asker hakkında “görevi ihmal ederek kasten ölüme sebebiyet verme”, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme”, “delil karartma”, “resmi evrakta sahtecilik” gibi iddialarına yer verildi. Dilekçede, davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtiliyor. Bu gerekçeyle, 10 asker hakkındaki dosyanın Trabzon 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’nden ana davanın görüldüğü İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi talep ediliyor.
www.evrensel.net