MEDBAKIŞ

  • Yıllardır Arap-İsrail çatışmasına çözüm arayan büyük devletler, soruna çözüm bulmak bir yana, neredeyse daha da katmerleştiriyorlar. Ortadoğu’da barış ham hayal olarak algılanıyor


    Yıllardır Arap-İsrail çatışmasına çözüm arayan büyük devletler, soruna çözüm bulmak bir yana, neredeyse daha da katmerleştiriyorlar. Ortadoğu’da barış ham hayal olarak algılanıyor.
    İsrailli genç Yönetmen Eran Kolirin’in umutla bu makus talihi yenmek amacıyla kurduğu düşler, önemli bir film olarak karşımıza çıkıyor.
    İsrail’de bir kasabada yaşayan Araplar, kültür merkezlerinin açılışına Mısır’ın İskenderiye polis bandosunu davet ediyorlar. Ancak bir sorun var: Bando takımı havaalanına vardığında kimse karşılamaya gelemediğinden ortalık yerde kalakalıyorlar. Sağa sola bakınmalarının da bir yararı olmuyor. Belli ki ciddi bir iletişimsizlik yaşanıyor. Burada ev sahibi İsrailli Arapların konuklarını niçin karşılamaya gelmediklerini bilmiyoruz. Bando üyeleri çaresiz, bir otobüse biniyorlar ve ıssız bir yerde indiriliyorlar. Yakında bulunan bir mahalleye gidip yardım arıyorlar. Lokanta işleten İsrailli bir kadın olan Dina (Ronit Elkabetz) ile karşılaşmaları bir umut doğuruyor ve bu noktadan itibaren merakımız artıyor.
    Üç arkadaş arasında paylaşılıyor bando elemanları. Karınları doyuruluyor, yedirilip içiriliyorlar. Bazı ufak tefek gerginlikler yaşanıyorsa da giderek birbirlerine yakınlaşmaya başlıyorlar.
    Akşamın ilerleyen saatinde giyinip dışarıya çıkıyor Tevfik (Sason Gabay) ile Dina.
    Bandonun yaşlı şefi Tevfik’in kuralcı, saplantılı ve zoraki tavırları nedeniyle kendisine ilgi duyan genç, çekici ve güzel Dina’nın tüm çabaları karşılıksız kalıyor.
    Tevfik, Dina’nın aşka davetine karşı gösterdiği direncin altında yatan nedenin iç dünyasındaki yangın olduğunu; dışa kapalı hayatının nedenini, Tevfik’in bir sebeple oğlunu feci şekilde dövdüğünü ve ardından gururlu, kırılgan oğlunun kendi canına kıydığını, evlat acısına dayanamayan annesinin de kahrından öldüğünü anlatıyor gece restoran dönüşü kapı önünde.
    Dina ise dışa açık, rahat, özgüvenli biridir. Gittikleri bir restoranda orada karşılaştıkları evli bir erkekle beraberliklerini anlatır rahat bir dille, “Arada bir görüşüyoruz… Anlarsın!” diye Tevfik’le özel hayatını paylaşıyor.
    Khalid (Salih Bekri), kadınlarla ilişkide rahat, karşısına çıkan her fırsatı değerlendirmesini bilen, bandonun en genç üyesidir.
    Yaşlı Mısırlı Tevfik’in zoraki davranışları, katı kuralcılığı ve dışa kapalılığı sevmeyi, beraberliği zorlaştırırken genç Mısırlı Khalid’in güler yüzlü, sempatik, dışa açık yaşaması ve değer yargıları Dina’nın beklentisine karşılık verebiliyor. Uyurken gelen tuhaf sesler üzerine uyanan Tevfik’in, kapı aralığından Khalid ile Dina’nın çırılçıplak yatakta seviştiklerini görünce tebessümle gururlandığını izliyoruz.
    Sevginin, dostluğun önündeki engelleri kaldırmak için geçmişe takılmadan, birbirinin gerçeklerini kabullenerek bir arada yaşamanın mümkün olduğunu anlatmaya gayret ediyor Kolirin.
    İki toplumun da yakın zamanda birbirine tahammül edebileceklerine dair bir belirti olmamasına, ufukta bir Arap-İsrail barışının görünmemesine rağmen genç yönetmen fantezi olarak kalsa da duygu yüklü sahneleriyle hem düşündürüyor, hem de kahramanların naif davranışlarıyla izleyenleri güldürüyor.
    Arapsaçına dönüşen bu anlamsız Arap-İsrail çatışmasının bitirilmesini ve yerini anlamlı bir barışın almasını dileyen Kolirin’in “Bandonun Ziyareti” filmini izlerken çok gülüyorum. Tevfik’in yüzündeki derin çizgilere, gözlerinin içinden geçen koyu gölgelere baktıkça üzülüyorum biraz. Etkileyici bir filmdi doğrusu.
    Filmde bozuk bir İngilizce ile konuşuluyor olmasına yönelik eleştirilere, yönetmenin verdiği cevap ilginçtir.
    Çünkü Mısır’da hemen hemen hiç kimse İbranice öğrenmiyor, İsrailli Yahudiler ise çok ender Arapça konuşuyor. İki toplum arasındaki anlamsız düşmanlığa dikkat çekmek isteğini dile getirmek için bozuk İngilizce konuşulduğunu belirtiyor.
    Bu film, geçen yıl Mısır ve Abu Dabi’de yasaklandı. Abu Dabi’deki “Uluslararası Ortadoğu Film Festivali”ne katılmak için yapılan başvuruya Mısır Oyuncular Derneği yetkilileri yaptıkları basın açıklamasında, filmin Kahire’de gösterilmeyeceğini duyururken, Abu Dabi’nin de filmi festival kapsamından çıkarmasını istiyor. Gerekçeleri ise ‘siyonist devletle her türlü kültür alışverişine karşı olmak’tır. Sevişme sahnesi de gerekçeler arasında sayılıyor.
    Bu konuda herhangi bir bilgim yok, ancak öyle sanıyorum ki, İsrail’li siyonistler de bu filmden rahatsız oluyorlar ve Khalid adlı Arapla Dina’nın sevişme sahnesine, bando üyeleriyle dostluk kurulmasına, evlerine konuk edip ağırlanması sahnelerine öfke kusuyorlar.
    Filmin yapımcısı Eilon Rahkovski gelen tepkiler üzerine şunu söylüyor: “Diplomatların yapamadığını başarmayı umuyorduk, ama görünüyor ki henüz zamanı gelmemiş.”
    Bunu destekleyen başka bir açıklama da organizatörlerden geliyor: “Bu film Arap ülkelerinde gösterime girme şansı olsaydı, ilişkilerin normalleşmesine katkı sunabilirdi.”
    Bandonun Ziyareti (Bikur Ha-Tizmoret) filminin çok sayıda ödül aldığını belirtmekle yetineyim.
    Vedat Çetin
    www.evrensel.net