Vah Samandağ Samandağ

Samandağ bir sürü özelliğinden dolayı herkesçe merak edilen, Güney’e yolu düşen her insanın görmek istediği bir yer. Kültürü, coğrafyası, bitki örtüsü, en uzun sahili, denizi ve aklımıza başka ne gelirse onlar nedeniyle...


Samandağ bir sürü özelliğinden dolayı herkesçe merak edilen, Güney’e yolu düşen her insanın görmek istediği bir yer. Kültürü, coğrafyası, bitki örtüsü, en uzun sahili, denizi ve aklımıza başka ne gelirse onlar nedeniyle... Bir şey hariç: Yerel yönetimi ve bundan kaynaklanan görüntüler... Samandağ’ın girişinde bulunan ve ancak iki arabanın yan yana geçebileceği Favvar Köprüsü’nü görmek, bugüne kadar belediyenin başına gelen yerel yönetimin ne kadar çalıştığını hemen ortaya koyuyor. Biraz daha ilerisinde çarşı merkezine doğru, göze hitap eden kasabından kuyumcusuna kadar her tür esnafın yan yana dizildiği ilçe merkezi, köstebek yuvasını hiç aratmayacak olan yolları, her dönemde ‘umarım bu defa düzgün yapılır’ denen, ancak hep ‘umarım’la kalan kaldırımları aştıktan; önce yaklaşık 35 sene önce sulama amaçlı yapılıp, ancak şu an sivrisinek üretim çiftliği görevi gören sahile paralel iki kanalı geçtikten sonra, herkesin dudağını uçuklatacak güzellikte ama fazlasıyla eyvah dedirtecek kirlilikte Samandağ Sahili’ne ulaşılabiliyor.
Samandağ’ın bu sorunlarını bugüne kadar başa geçen tüm başkanlar çok iyi biliyordu. Seçim arifelerinde çözülmedik yol, su, deniz kirliliği, kanalizasyon, işsizlik sorunu kalmıyor. Aklınıza ne gelirse hepsine çok güzel çözüm sunuluyor ama seçimlerin bitiminde bunlar maalesef vaatlerin ötesine geçmiyor. ‘Nerede hani verilen sözler’ sorusunun cevabı da hep aynı oluyor: ‘Belediyeyi borç içinde aldık, bu dönem ancak borçlarını kapatırız. Ancak ikinci dönemde bunlara başlayabiliriz...’ Bugün yine bir seçim arifesindeyiz. Yerel seçimlere çok az bir zamanın kaldığı bugünlerde insanların kapıları yeniden çalınmaya başlandı. Birkaç zaman sonra meydanlarda yeniden aynı filmi izleyeceğiz. Samandağ, meydanlarda yeniden yeniden kurtarılacak. Peki ya halk?..
Samandağ’da bugüne kadar seçilen belediye başkanlarının hepsi mutlaka büyük bir aileye mensup. Hizmet üretsin ya da üretmesin, ‘diğer aileden ya da başka bir mahalleden biri geleceğine aman bu olsun’ mantığı hakim.
Bugün yapılması gereken, tüm halkı içinde barındıran ve her mahallenin temsilcilerinin olduğu halk meclisleridir. Yalnız bu temsilcinin herhangi bir partiden çıkma meselesine gelince, bu da tartışmalı bir meseledir. Birileri “ben biliyorum bizim parti iyidir, o bize destek sunar, Samandağımızı geliştirir” mantığını güderek hareket etmiş. Ama bu mantık bugüne kadar gerçekleşmemiş ve gerçekleşmesi de imkansız bir mantıktır. Burada yapılması gereken, halkın politikacılarının, temsilcilerinin olduğu; ilçe meclisinden başlayıp mahalle ve köy meclislerinin oluşturduğu bir genel Samandağ meclisi oluşturmaktır. Bugüne kadarki siyasetin kirli yüzlerinin değil, işçilerin ve emekçilerin bulunduğu bir meclis inşa edilmelidir. Bugüne kadar siyaset yapanlar değil, yeniler görev başına gelmeli ve Samandağ’ın işçileri, narenciye üreticileri, esnafı, siyaset sahnesine atılmalıdır ve demelidir ki; “siz bugüne kadar bu işi yapamadınız ve ilçemizi bu hale getirdiniz. Artık biz siyaset yapacağız ama sizler gibi rant siyaseti değil ya da bir siyasi partinin kendisi için yaptığı siyaset değil, halkın siyasetini yapacağız”!.. Bir dahaki seçimlerde “ya biz siyaset yapmayız, birileri bizim yerimize yapar ve bu işi ileride daha kötüye götürür, ya da halk olarak siyaseti bizler yapar ve Samandağ’ı yaşanabilecek bir kent haline getiririz”... Samandağ halkına, emek ve demokrasi mücadelesinde başarılar!..
Semra Miçooğulları
www.evrensel.net