Modern köle pazarı: Balgat Tekstil Havzası

Organize sanayi bölgelerinde olduğu gibi Balgat’taki tekstil-konfeksiyon ve örme sanayi atölyelerinin bulunduğu havzada çalışan işçiler de modern kölelik koşullarında çalışıyor


Organize sanayi bölgelerinde olduğu gibi Balgat’taki tekstil-konfeksiyon ve örme sanayi atölyelerinin bulunduğu havzada çalışan işçiler de modern kölelik koşullarında çalışıyor.
Piyasa koşullarında kuralsızlığın hakim olduğu irili ufaklı yüzlerce atölyenin bulunduğu Balgat’ta çalışma koşulları adeta, özellikle Ekol Samenta gibi daha büyük ve çok işçinin çalıştığı işyerleri tarafından belirlenmekte. Buradaki apartman alt katlarında bulunan “fason” diye tanımlanan birçok işyeri de zaten bu tür büyük firmalara üretim yapıyor. “Aslında biz bilindik firmaların işlerini yapıyoruz ama hemen 100 metre ileride ihtiyaca göre çalıştırılan ve iş bitince kapanıp başka bir isim alan ve işçilerin sigortasını bile yapmayan bu tür atölyelerde çalışıyoruz” diyen birçok işçi, sipariş işin bitiminde her an kapı önüne konulduklarından ve buna karşı bir şey yapamadıklarından şikayet ediyor. Gerekçe ise net: “Her işveren ve atölye birbiriyle bağlantılı, en küçük hak talebinde bile buradaki hiçbir işyerinde tekrar işe almıyorlar!”
Yaratılan ortam nedeniyle işçiler arasında güvensizlik oluştuğunu, iki işçinin dahi bir araya gelemediğini ifade eden çalışanlar, “İş bulmak zor, sigortamız olmamasına rağmen çalışıyor olmak bile kimi zaman büyük bir lütufmuş gibi görülüyor. Dışarıda binlerce işsiz var, ne yapalım başka?” diyorlar. Altı ayda bir almaları gereken zamları alamadıklarını, yılda bir defa zam yapıldığını ve bunun da en fazla yüzde 5 olduğunu söyleyen işçiler, burada çalışan işçilerin büyük çoğunluğunun bir işyerinde bir yılın altında çalıştıklarının ve her defasında asgari ücretle başlayıp bir defa zam aldıktan sonra yine başa döndüklerinin altını çizdiler.
Başka çarelerinin olmadığını düşünen işçiler, esnek çalışmanın da pervasızca uygulandığına dikkat çekiyor. Yılın belirli aylarında ücretsiz izne gönderildiklerini, bu zaman diliminde çalışmadıklarını, bu nedenle de işlerin yoğun olduğu dönemlerde cumartesi günleri de çalıştırılıp mesai alamadıklarını vurgulayarak, “Bazı haftalar 60 saati bulan çalışmalarımıza rağmen sadece maaşlarımız ödeniyor, mesai olarak görmüyorlar, bize ‘siz 2 ay çalışmadınız, bu dönemki çalışmanıza sayılıyor’ cevabını veriyorlar” diyorlar.
Sigortasız çalışma
Bu havzada yer alan firmaların pek çoğunda zaten işçiler sigortasız çalışmakta; sendikanın varlığı değil adı bile tartışması konusu olmuyor. Kimi büyük firmalarda istisna olarak işçiye sigorta yapılırken, işçilerin büyük bir kısmı sigortasız çalışıyor. Marka olan ve üretim kapasitesi büyük olan firmalar başta olmak üzere üretimin bir kısmı fason olarak yapılmaktadır. Fason iş yapan yerlerde de sigortasız çalıştırma oldukça yaygın. Üretimin garantisini sağlayacak personele sigorta yapılırken diğerlerinin sigortası yapılmıyor. İşçi sirkülasyonunun en fazla olduğu işkolunun tekstil-konfeksiyon olduğu düşünüldüğünde, havzada çalışan yaklaşık 20 bin işçinin nasıl bir sömürü sistemi ile karşı karşıya bulunduğu görülüyor.
İşçi ücretlerinin düzenli olduğu, sigortaların düzenli yatırıldığı işyerleri mevcut, ancak tüm havza kıyaslandığında çok küçük oranda yer aldıkları gibi, sigortalar gerçek ücretler üzerinden değil asgari ücret üzerinden ödeniyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından atölyelerde gerekli tedbirlerin alınması da söz konusu değil.
Kimi işletmelerde işyeri hekimi mevcut, ancak poliklinik bulunmadığından atölyelerden ayrılan ve muayeneye uygun olmayan bölümler doktor odası gibi kullanılıyor, hekim atölyelerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından değerlendirme yapılıyor, sadece ilaç yazıp sevk yapmakla sınırlı bir hekimlik hizmeti yürütülüyor. Pek çok atölyede havalandırma tertibatı bulunmadığı gibi, havalandırma tertibatına sahip kimi işyerlerinde ise klimalar çalıştırılmamaktadır. Seri üretim yapılan yerlerde ise çalışma esnasında çalışanların tuvalete gitmesi yasak. Ancak çay ve yemek molalarında tuvalet ihtiyacı giderilebiliyor. (Ankara/EVRENSEL)
Selma Gürkan/Tacim Coşkun
www.evrensel.net