Yüksel Yalabık Kampanyası’nı destekliyoruz

11.03.2008 tarihinde Evrensel gazetesinin 4. sayfasında yayınlanan Uşak-Afyon kent sayfasında ve o günkü gazetenin manşetinde yayınlanan TEKSİF Uşak Şubesi’nin açmış olduğu Yüksel Yalabık Kampanyası’nı yürekten destekliyoruz.


11.03.2008 tarihinde Evrensel gazetesinin 4. sayfasında yayınlanan Uşak-Afyon kent sayfasında ve o günkü gazetenin manşetinde yayınlanan TEKSİF Uşak Şubesi’nin açmış olduğu Yüksel Yalabık Kampanyası’nı yürekten destekliyoruz. TEKSİF Uşak Şubesi, bu kampanyayı ve örgütlenme atağını başlatmada oldukça geç kalmıştır. Amerikan gangster sendikacılık dönemini aratmayan bunca saldırı sürerken, sendika yetkili olduğu yerlerde toplusözleşme yapamaz duruma getirilirken TEKSİF’in pasif ve edilgen kalmasını içimize sindiremiyoruz. Sendikacıların artık düzen sendikacılığını, patronlarla kol kola sendikacılığı bırakması lazım.
2003 yılında 11 işyerinde toplusözleşme yetkisi almış TEKSİF Uşak Şubesi’nin yüzlerce işçisi sendikadan istifa ettirilirken, 100 yıl geçmesine rağmen kadın ve erkek işçiler hâlâ yüz yıl öncesini çağrıştıran koşullarda çalıştırılıyorsa dönüp kendisine bakacak. Binlerce işçinin ayağa kalktığı, resmen ayaklandığı o günleri hatırlayalım. İşçiler o günlerde de büyük baskılarla karşılaştılar. Tehditlere uğradılar, işlerinden oldular. Ama boyun eğmediler. Bugün örgütlenme koşulları o tarihlerden daha avantajlı duruma gelmiştir. Mesele, sendikanın kendi üyeleriyle kenetlenerek ciddi bir örgütlenme atağı başlatmasındadır. Sendikanın olmadığı bütün öteki tekstil fabrikalarında, hatta karma organizedeki deri sanayiinde bile ciddi bir sendikal örgütlenme arayışı vardır. Eğer TEKSİF, Yüksel Yalabık’ın anısına, mücadelesine ve vasiyetine bağlıysa geçmişte düştüğü hatalara düşmeden işçilerin tümünü kucaklayarak işyeri işyeri örgütlenme çalışması başlatmalıdır.
Bu arada tekstil işçilerinin ayağa kalktığı yıllarda kendilerine yardımlarını esirgemeyen Emek Partisi’ne de büyük bir ihtiyaç var. Çünkü işçiler, siyasallaşmadan hiçbir kalıcı hak elde edemezler. TEKSİF de bu durumu kabul etmeli, Emek Partisi’nin o günkü koşullarda gösterdiği özverinin değerini bilmelidir. EMEP’li işçilerin tasfiye edilmesi sendikanın tasfiye edilmesi anlamını taşır. Bugün doğal işçi önderlerinin yokluğundan büyük tekstil patronları sevinç duymaktadır. TEKSİF Uşak Şubesi’ne bizim çağrımız şudur: Gelin birlikte omuz omuza işyeri işyeri örgütlenme çalışması yürütelim! Vahşi kapitalizmin hüküm sürdüğü dokuma atölyelerine bile sendika girsin! Uşak Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tüm işyerlerini örgütlemek için sendikanın öncülüğünde bildiriler dağıtalım, sendikal, komiteler kuralım!
Bir grup dokuma işçisi adına
Şaban Aslan (UŞAK)
www.evrensel.net