Ekmeğimizdeki gözler

Geçen hafta ÖSS kaydı için dershanemde, rehber öğretmenimi arıyordum. Arkadaşlara sordum, kaç gündür kayıt için beklediğimi söyledim İçlerinden biri, “git bir liseye, kaydını hemen yapsınlar. Burada ne uğraşıyorsun ama, kayıt için 3 YTL istiyorlar.” dedi.


Geçen hafta ÖSS kaydı için dershanemde, rehber öğretmenimi arıyordum. Arkadaşlara sordum, kaç gündür kayıt için beklediğimi söyledim İçlerinden biri, “git bir liseye, kaydını hemen yapsınlar. Burada ne uğraşıyorsun ama, kayıt için 3 YTL istiyorlar.” dedi.
Her fırsatta eğitim ve sağlık haklarımızı kırpıyorlar. Bu haklarımızın kullanımının her aşamasını ücretlendirmişler. Oraya 3 lira vereceğime, gidip o 3 lira ile 8-9 ekmek alıp, bir-iki yoksul ailenin karnını doyururum deyip, ısrarla rehber öğretmeni arayıp, sonunda kaydımı yaptırdım. Aradan birkaç gün geçti. Duydum ki, gözü doymayanlar, ekmeğe de zam yapmışlar. Anlayacağınız o, 3 lira ile, ancak, 6 ekmek alıp bir yoksul aileyi doyurursunuz. Diğeri de yarı aç kalır. İnsanlar, sokak köşelerinde hayatlarını yitiriyorlar. Yoksullar çöp bidonlarının kenarına bırakılmış bayatlamış, taş kesilmiş ekmeklerle karınlarını doyurmaya çalışıyorlar. Kimilerimizin böylesine temin ettiği, kursağımızdan geçen bir lokma ekmeğe de göz koymuşlar. Şu da bir gerçektir ki, bu ülkede yüzlerce hatta binlerce insan, fırından yeni çıkmış sıcak ekmeğe hasret. Ve bu gerçeği düzenin en alt katmanındaki kişiden tutun da, en üst katmandaki, karnı tok, sırtı pek, vurdumduymaz beyler-paşalar çok iyi bilirler. İşte biz, bu vurdumduymazlığa karşı 28 Mart cuma günü, kartal cuma pazarı girişinde, Emek Partililerce düzenlenen, ekmeğe zammı protesto ve Kartal Belediyesine karne verme eylemine katıldık.
Halkın, pazar esnafının desteğini aldık. Yoldan geçenler, durup basın açıklamasını dinlediler. Ana yoldan geçen araçlardaki insanlar durup dövizlerimizde ki yazıları okudular. Karne panomuzu incelediler. Bunların dışında, pazar esnafından yaşlı bir teyze gelip “benim tezgahımın önünü kapatıyorsunuz, ben buradan ekmek parası kazanıyorum” diyerek, suratını astı. Belli ki, bizim orda niçin bulunduğumuzu anlamış değildi. Bizden önce diğer bir esnaf “teyze zaten bu insanlar, senin, benim, bu halkın ekmek davası için buradalar, bizim için de uğraşıyorlar, bırak da sesimizi duyursunlar” dedi. Bizler, ekmek zammını protesto ile, kimileri gibi, yan gelip yatıp, yemek için yaşayanlardan ziyade, yaşamak için yemeğe, bir lokma ekmeğe muhtaç olan insanların olduğunu hatırlatmak istedik. Bu, Türkiye’ nin bir gerçeğidir, klasiğidir. Kimse görmezden gelemez.
Basın açıklamasından sonra, pazarda bildiri dağıtıp, megafonla halka seslenerek aydınlatma görevimizin o gün ki bölümünü tamamladık. Benim gibi diğer gençler de yaptığımız işin coşkusu ve heyecanını duyumsadık.
Eylem Geri Dershane öğrencisi (Kartal/İSTANBUL)
www.evrensel.net