KENTTEN GELEN

  • Kartal, Türkiye’nin en hızlı sanayileşen ilçelerinden birsidir. Sanayinin ve nüfusun yoğunlaşması sonucu; önce Tuzla, ardından 1987 yılında Pendik, 1992 yılında ise Maltepe ve Sultanbeyli Kartal’dan ayrılarak birer ilçe haline geldiler.


    Kartal, Türkiye’nin en hızlı sanayileşen ilçelerinden birsidir. Sanayinin ve nüfusun yoğunlaşması sonucu; önce Tuzla, ardından 1987 yılında Pendik, 1992 yılında ise Maltepe ve Sultanbeyli Kartal’dan ayrılarak birer ilçe haline geldiler. Sanayi bölgesi olmasının ardından ilçenin nüfusu hızla arttı. Göçle gelenlerin işçileştiği ve burada büyüyen yeni kuşağın yaşama işçi olarak devam etmesi Kartal’a modern bir işçi kenti kimliği kazandırdı.
    Kartal’da TEKEL Sigara Fabrikası ve Simens başta olmak üzere Koç, Sabancı gibi holdinglerin fabrikaları bulunmaktadır. İlçe merkezi ve Samandıra beldesinde yaklaşık 400 büyük ve orta ölçekte fabrika, 1300 atölye, 1200 küçük esnaf ve işyeri bulunmaktadır. Bu fabrika ve atölyelerde yaklaşık 40 bin işçi çalışmaktadır.
    Ancak bu 1700 büyük ve küçük boy işletme Kartal halkının iş ve ekmek talebeni karşılamaya yetmemektedir. Başta genç nüfus olmak üzere Kartal halkı işsizlik ve yoksulluğun pençesindedir. Kartal Belediyesi’nin 2005 yılında kadınlar üzerinden gerçekleştirdiği araştırma Kartal’ın durumunu ortaya koymaktadır. 11 Şubat-7 Mart 2005 tarihlerinde gerçekleştirilen anket çalışmasına göre, deneklerin yüzde 76’sı evli ve yüzde 93’ünün çocuğu var. Kadınların yüzde 76.9’u çalışmazken, deneklerin yüzde 58’inin aylık hane geliri 750 milyonun altında. Çalışmayan kadınların yüzde 54’ü imkan verilmesi halinde çalışabileceklerini söylüyor. Denek kadınların yüzde 39’u kendilerini Kartal’da güvende hissetmediklerini dile getirirken, güvensizlik sebeplerini şöyle sıralıyor: Hırsızlık olayları, gasp ve kapkaç, tinerciler ve serseriler. Kartal Gazetesinden Vural Dağtekin bu yılın ocak ayında röportaj için gittiği belediyede gözlemini aktarıyor: ‘Halk günü vesilesi ile röportaj öncesi izlediğimiz Ünsal Kılıç ve Başkan Arif Dağlar’a o gün gelen toplam 51 vatandaşın sadece 2’si belediye hizmetleri ile ilgili dileklerini bildirirken, kalanların tamamı iş, aş ve yardım taleplerinden oluşuyordu.’
    İşsizlik ve yoksulluk şimdi devlet ve belediye eliyle daha derinleştirilmektedir. Kartal’ın işçi ve emekçileri göçe zorlanmaktadır. Zira kentimizin arsa rantı olarak yerli ve yabancı sermayenin yeni kar alanıdır. Bunun ilk adımları; Kurfalı Mahallemizdeki halkımızın evlerinin yıkılmak istenmesi, TEKEL fabrikasının arsası için yabancı sermayeye satılması ve işçilerin tasfiye edilmesi amacıyla atıldı. Ancak buralar yeterli arsa sağlamadığından şimdi Kartalın tüm sanayi işletmeleri bu kentin dışına çıkarılarak arsa yaratılmaya çalışılmaktadır. D-100 Karayolu’ndan kıyıya kadar, büyük bölümü boş olan 550 hektarlık alanda şu anda faaliyette olan 100’den fazla fabrika bulunmaktadır. Koç, Sabancı gibi holdinglerin yanı sıra Assan, Mutlu Akü, Simens,ABB, Habaş, Family Finans, Yapı Kredi gibi kuruluşların yerleri var. Kartal’ın yüzde 10’una tekabül eden bu alanda 100 civarında fabrika ve 40 kadar da boş ya da başka binalardan oluşan gayrimenkul var. Bu gruplar 3 ile 10 yıl içerisinde bölgeyi boşaltacak ve fabrikaların yerlerine konutlar yapılacak. Fabrikaların yerine konut ağırlıklı projeler inşa ederek kâr sağlayacak olan şirketler, arasında Levent’te Kanyon projesini yapan Eczacıbaşı Grubu ve Elginkan Topluluğu gibi gruplar var.
    Başbakan’dan Büyük Şehir Belediyesi’ne oradan Kartal Belediyesi’ne hepsi Kartal’ın bu felaketi için çalışırken; şaşalı açıklamalarla felaketi zehre batırılmış şeker olarak sunmaktalar. Gülçin Günay’a durumu Kartal Belediye Başkanı Arif Dağlar şöyle anlatıyor: Kentsel Dönüşüm Projesi’nin başarısı şansının Kartal’da çok yüksek olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Arif Dağlar, bunun da projenin tüm taraflarının aynı fikirde buluşmasından kaynaklandığını söyledi. Dağlar, şöyle konuştu: “Planlama ve gayrimenkul sahipliği açısından bakıldığında hükümetimiz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kartal Belediyesi olarak biz aynı fikirdeyiz. Bu, büyük şans. Ayrıca yabancı sermayenin İstanbul’daki gayri menkullere ilgisi de konjoktürel olarak son derece yoğun. Buradaki fabrika ve arsa sahibi özel sektörden de bir itirazla karşılaşmadık. Sadece zamanı soruyorlar. Bu dönemi kaçırmadan bu projeyi başarmak istiyoruz…’’
    Büyük sermaye AKP eliyle ülke genelinde hayata geçirdiği programını Kartal’da ise AKP’li Belediye Başkanı Arif Dağlar eliyle hayata geçirmeye çalışmaktadır. Ancak TEKEL işçilerinin ve Kurfalı halkının süren mücadelesi gösteriyor ki, Kartal işçi ve emekçileri sanayi kentlerinin arsa rantçılarına peşkeş çekilerek işsizler kentine dönüşmesine izin vermeyecekler.
    Yüksel Fırat
    www.evrensel.net