Medarıiftiharımız 3 büyük şair

Ben yaşamım boyunca “yıkama-yağlama-cilalama” alanında 2 büyük şair görmüştüm. Ama Tanrı bana üçüncüsünü de görmeyi nasip eyledi.


Ben yaşamım boyunca “yıkama-yağlama-cilalama” alanında 2 büyük şair görmüştüm. Ama Tanrı bana üçüncüsünü de görmeyi nasip eyledi. Yüce Rabbime şükürler olsun, bugünleri gösterdiği için… Sırasıyla üçünden de örnekler vereceğim…

Vuslat Sadıkoğlu
Bir Büyük Türk Büyüğü’nün eşi olan Vuslat Sadıkoğlu, Lale Devri’nden sonra, günümüz “Kasımpatı Dönemi”nden önce, yani “Papatya Dönemi”nde yaşadı. Papatyaların anası Semra Özal için yazdığı “Eller” şiirini aynen yazıyorum, kültürünüz artsın diye:
“Konuşan eller / Düşünen coşan eller / Üzülen her kişinin / Peşine düşen eller
Ana eller yar eller / Yareller saran eller / Allah’a açık gibi / Duaya hazır eller
Dosta sıkılan eller / Huzurlu dobra eller / Kahkahayı atarken / Secdeye yatan eller
Gönül dolusu eller / Güller kokusu eller / Turgut Bey’e ceryanı / Veren yine o eller
Kalem tutan taş takan / Her şeyi yakıştıran / Tuttuğunu koparan / Cesur mübarek eller...”
Nasıl şiir ama? Ben bu şiiri okuyunca, Vuslat Sadıkoğlu’nu kesin ANAP milletvekili yapar Semra Özal, diye düşündüm. Olmadı, Papatya olarak kaldı.
Yusuf Ziya Ademhan
Bir şairimiz de bir zamanların ünlü Başbakanı Yıldırım Akbulut için “Başbakan Akbulut” şiirini yazmıştır. Akbulut’la Erdoğan birbirlerine çok benzerler. Yıldırım Akbulut’la ilgili fıkralar, Recep Tayip Erdoğan’la ilgili karikatürler yayınlanmıştır. Y. Akbulut demokrattı, içinden kızsa bile bu fıkralarla dolu kitaplar hakkında tek bir dava bile açılmamıştır. Recep Tayyip Erdoğan demokrat-memokrat falan olmadığı için neredeyse her karikatüre dava açmıştır. Y.Z. Ademhan’ın şiiri şöyle:
“Temiz kalpli Akbulut / Millete verdi umut / Yoktur karanlık işi / her şeyi net ve somut
ANAP’a olunca baş / Açtılar ona savaş / Hizaya geldi şimdi / Hepisi yavaş yavaş
Gezileri sıklattı / Güzel nutuklar attı / Millete gerçekleri / Sakin sakin anlattı
Örgütü toparlattı / Hem ikiye katlattı / Devlet düşmanlarının / Yüreğini hoplattı
Başarıyor her işi / Dürüstlükte yok eşi / Ayırım-kayırım yapmaz / Herkes onun kardeşi
Ülkeye sağlam bekçi / Birlik-beraberlikçi / Toplum sorunlarında / Samimi ve gerçekçi
Muhalifler kıskanır / Palavraya yaslanır / Yalanı savursalar da / Millet onu iyi tanır
Cumhuriyet neslidir / Çağdaşlık heveslidir / Gerçek bir demokrattır / Partisi çok seslidir
Tuttuğu işi bitirir / Ülkeye yarar getirir / Artık ispatlanmıştır / O, bu işi götürür
Olumlu yolda yürür / Ustasıyla övünür / Göründüğü gibidir / Olduğu gibi görünür...”
Ne acıdır ki Yusuf Ziya Ademhan’ın da değeri bilinmemiştir. Yıldırım Akbulut üzerine böylesine büyük bir şiiri yazan şair, milletvekili falan olmalıydı. Ve yine ne acıdır ki, Yıldırım Akbulut’la ilgili fıkralar hâlâ anımsanır, ama bu büyük şairi kimse anımsamaz.
Fatma Durmuş
Büyük Türk Büyüğü Semra Özal’a, onun ellerine şiir yazan Vuslat Sadıkoğlu’ndan, yine Büyük Türk Büyüğü Yıldırım Akbulut’a şiir yazan Yusuf Ziya Ademhan’dan sonra, günümüzün en az Semra Özal ve Yıldırım Akbulut kadar değerli ve önemli olan bir başka Büyük Türk Büyüğü AKP’lilerin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a şiir yazılmaz mı? İşte bu muhteşem görevi de Fatma Durmuş adında bir şairimiz yerine getiriyor.
Büyük Türk Şairi (Belki de Büyük İslam Şairi) Fatma Durmuş, “İlahilerle Hakk’a Çağrı” adlı bir kitap yayınlamış haberden öğrendiğime göre. (Cumhuriyet gazetesi, 28.3.2008) 183. sayfadaki sözleri şöyle:
“Tayyip Allah Yolu’nun bekçisidir.
Tayyib’i üzmek, Allah’ı üzmektir.
Sevenleri üzmek de aynıdır.
Suçun şiir okumak değil, dini yaşaman.”
Şiir değil bu, 183. sayfadan alınan bazı cümleler. Ama arkası arkasına gelince bir şiir havası veriyor.
Bu şiir gibi ifadelerden anladığıma göre Fatma Durmuş, İslamiyette büyük bir devrim yapıyor. Diyor ki “Tayyib’i üzmek Allah’ı üzmektir.” Bununla da yetinmiyor, ekliyor: “Sevenleri üzmek de aynıdır.”
Şimdi aklım karıştı. Allah diyor ki: “Ey inananlar: Yapamayacağınız şeyi ne diye söylersiniz? Allah katında en nefret edilen şey, yapamayacağınız şeyi söylemenizdir.” (Kuran’dan, Saf Sûresi 2. ve 3. ayet) Recep Tayyip Erdoğan “Dokunulmazlıkları kaldıracağım” dedi. Yapamadı. Allah’ın nefret ettiği şeyi yaptı.
Yine Allah diyor ki, Kuran’da: “Ayetlerimize karşı gelmeye yeltenenlere gelince: İşte onlar cehennemliklerdir.” (Hacc Sûresi, 15. ayet) Şimdi Allah, cehenneme atacağı kişiyi üzenleri gördükçe üzülecekmiş. Bu çelişki değil mi? Neyse, Fatma Durmuş’u AKP’lilerin Başbakanı Diyanet İşleri Başkanı yaparsa, o da “Yeni İslamiyet”i anlatır bize, tabii “Yeni Kuran”ı da… Evet, benim pop şairlerim bu üçü…
Bülent Habora
www.evrensel.net