Ocakların sicili kabarık

Rahip Santoro, Danıştay, Malatya katliamı, Hrant Dink cinayeti gibi olaylara da aynı kurumların adı karıştı: Ülkü Ocakları ve Alperen Ocakları! Resmi üyesi olmayan ocakların yöneticileri her olaydan sonra faille ilişkileri olmadığını açıklıyor.


Rahip Santoro, Danıştay, Malatya katliamı, Hrant Dink cinayeti gibi olaylara da aynı kurumların adı karıştı: Ülkü Ocakları ve Alperen Ocakları! Resmi üyesi olmayan ocakların yöneticileri her olaydan sonra faille ilişkileri olmadığını açıklıyor. Ancak ocakların sadece genel merkezleri bulunuyor ve illerdeki temsilcilikleri aynı isimde dergiler adına açıldığı için üyeleri bulunmuyor. Böylece fiili olarak bu ocaklarda faaliyet yürütenler resmi üye gözükmüyor.
‘70’li yıllar boyunca halkın mücadelesini provoke etmek için kullanılan Ülkü Ocakları benzeri kurumlar, son yıllarda yeniden eski ‘görevlerine’ soyunmaya başladı. Özellikle üniversitelerde, öğrencilerin kendi talepleri için mücadelesine karşı, kimi zaman silahlı saldırılara varan baskılar son bir yılda arttı. Taşra üniversitelerinin durumu ise daha da kötü. Öğrenciler, ülkücülerin baskısı nedeniyle günlük yaşamlarında bile çoğunluğu okul dışından ülkücülerin koyduğu kurallara uymaya zorlanıyor. Tepki gösterildiğinde de geçmişte olduğu gibi, sindirme politikaları devreye giriyor.
MHP’nin gençlik örgütlenmesinin uzantısı Ülkü Ocakları ve BBP’nin gençlik örgütlenmesi uzantısı Alperen Ocakları’nın adı, son yıllarda büyük yankı uyandıran olaylarla ilgili haberlere karışıyor. Önce Trabzon’daki Rahip Santoro cinayeti, sonra Danıştay saldırısı ve Hrant Dink cinayetinin ardından, Türkiye’yi sarsan Dink cinayetinin azmettiricisi Yasin Hayal ve ‘büyük abi’ olarak anılan Erhan Tuncel’in de bu ocaklarla ilişkisi olduğu yazıldı; hatta Tuncel’in, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile çekilmiş fotoğrafları gazete sayfalarında yer aldı. Ocakların marifetleri bunlarla da sınırlı kalmadı.
Erhan Tuncel ilişkisi
Dink cinayetinin ‘büyük abisi’ Erhan Tuncel, Yasin Hayal’in kendisine ‘suikast konusunda Alperen Ocakları’ndan destek aldığını söyledi. Trabzon Alperen Ocakları eski Başkanı Mustafa Öztürk’ün de cinayet planlarının Alperen Ocakları’nda konuşulduğunu anlattığını dile getirdi. BBP Trabzon İl Başkanı Yaşar Cihan’ın oğlu Bahadır Cihan’ın ise Öztürk’ün, Ankara’da bir kişiye “Hrant Dink işini başka birine verdik, yüzüne gözüne bulaştırdı” sözlerini sarf ettiğini söylemesi de basına yansıdı. Öztürk, Mart 2006’da Alperen Ocakları başkanı olarak atandığında ilk işinin Tuncel’i ocaktan atmak olduğunu söyledi. Ancak, daha sonra Tuncel’i tekrar Ocağa alan Öztürk, Tuncel’in arkasında bilmediği bir güç olduğunu öne sürdü.
Rahibi bıçaklayıp soluğu Ülkü Ocağı’nda almıştı
İzmir’de Aralık 2007’de Rahip Adriano Francini’yi bıçakla yaraladığı için tutuklanan 19 yaşındaki Ramazan Bay, ifadesinde Saint Antuan Kilisesi’nde rahibi bıçaklamasının ardından aynı semtte bulunan Ülkü Ocakları Temsilciliği’ne gittiğini söylemişti.
EMEP’li gençlere işkence
2005 Nisan ayında Emek Partisi Bağcılar İlçe Örgütü üyesi olan 2 gence, zorla götürüldükleri Ülkü Ocakları binasında işkence yapılmıştı. Barbaros Lisesi’nde düzenleyecekleri ‘Liseli Gençler Kurultayı’ nedeniyle öğrencilerle bir araya gelen Erhan Batga ile arkadaşı Hüseyin Kıyak, bir grup ülkücü tarafından Güneşli Ülkü Ocağı’na zorla götürülmüş, burada 4 saat boyunca soyularak kaba dayak ve işkenceye maruz kalmışlardı. Gençler ihbar üzerine polis baskınıyla kurtarılabilmişlerdi
‘Ülkücü olun’ eziyeti
2004 Aralık ayında Bodrum’da, Ülkü Ocakları’na kayıt yaptırmayan 2 lise öğrencisi kaçırılarak kendilerine işkence yapılmıştı. Turgut Reis Anadolu Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi önünde meydana gelen olayda, öğrencilerden N.Ş.K. ile A.K. okul çıkışında bir minibüse zorla bindirilerek kaçırılmıştı. Öğrenciler 7 kişi tarafından götürüldükleri bir depoda gözleri bağlanarak 4 saat boyunca dövülmüştü. Liselileri kaçıranlar, gençleri ‘Namaz kılmasını biliyor musunuz? Kendi cenaze namazınızı kılın, bir daha gün yüzü göremeyeceksiniz’ diye tehdit etmişlerdi.
Afyon’da işkence
7 Ocak 2008’de Afyon Kocatepe Üniversitesi öğrencileri Nezir Çin ve Hayretullah Alkan, kaçırılarak götürüldükleri bir evde 5 saat işkenceye maruz kalmışlardı. 5 saat boyunca falaka, askı, kaba dayak gibi işkenceleri gerçekleştiren Afyon Ülkü Ocakları Üyesi Ata Kemal Orbuk, Ferhat Sencer ve soyadı öğrenilemeyen Mustafa isimli zanlılar, bir haftalık tutukluluk süresinin ardından tahliye edilmişlerdi. Tahliye büyük tepki toplamıştı.
Tolunay Bostancı’nın da adresi Ülkü Ocakları
EMEP’e saldırı, bir üniversiteliyi yaralama olaylarına karıştıktan sonra bulunduğu kahvede arama yapılırken Başkomiser Erkan Ataman’ı da öldüren Tolunay Bostancı’ya ‘silahı verdiği’ iddiasıyla Ülkü Ocakları Başkanı Harun Öztürk gözaltına alınmıştı. Öztürk, sorgusunun ardından serbest bırakılsa da Bostancı’nın Ülkü Ocakları’yla ilişkisi çeşitli biçimlerde birçok defa basına yansıdı.
Tolunay Bostancı’nın, aralarında ‘adam yaralama, hırsızlık, müessir fiil ve cezaevinde koğuş yakma’nın da bulunduğu 10 suç kaydı bulunuyor. Tolunay , EMEP avukatlarının ‘Dışarıda bulunması toplum için tehlikeli’ uyarılarına rağmen 4 ay sonra tahliye edilmişti. Bostancı çevresine kendisini ‘ülkücü’ olarak tanıtıyordu.
Ocak Başkanı 5 kişiyi yaraladı
Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin şehir merkezindeki kampüsünde bulunan meslek yüksekokulunda, ülkücü öğrenciler arasında çıkan silahlı çatışmada 3 öğrenci ile 2 özel güvenlik görevlisinin yaralanmasının ardından gözaltına alınan Bolu Ülkü Ocağı Başkanı Bahadır Darı, yardımcısı Sezgin Tiftik ve Ramazan Üzmez tutuklanmıştı. (İstanbul/EVRENSEL)

Ülkücüler Ege’de de saldırdı

Ülkücü bir grup tarafından darp edilen Ege Üniversitesi (EÜ) öğrencisi Halil Getiren, İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’ne başvuruda bulunarak, sorumluların cezalandırılmasını istedi. Getiren, kendisini darp edenlerin arasında Bornova Ülkü Ocakları Başkanı Yasin Yavaş’ın da bulunduğunu söyledi. İHD İzmir Şubesi’nde açıklama yapan Getiren, Ege Üniversitesi Mevlana çıkış kapısında 15 kişilik ülkücü grup tarafından durdurulduğunu belirterek, “Bana nereli olduğumu, ismimi sordular. Daha sonra bana vurmaya başladılar, her tarafıma tekmeler, yumruklar geldi” dedi. Daha sonra üniversite hastanesine giderek, darp edildiğine dair rapor aldığını belirten Getiren, sorumluların cezalandırılması için gerekli girişimlerin yapılmasını istedi. (İzmir/EVRENSEL)

Saldırganın evinde 4 tabanca bulundu

Akdeniz Üniversitesi’ndeki saldırıda kurusıkı tabancayla ateş açtığı belirlenen gözaltındaki Tahir K’nın evinde de 4 kurusıkı tabanca bulundu. Öğrenci olmadığı saptanan Tahir K’nın, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürüyor. Polis ekiplerince Tahir K’nın evinde yapılan aramada, 4 adet kurusıkı tabancanın ele geçirildiği, evde kesici aletlerin de bulunduğu kaydedildi.
Savcılık, ellerinde zincir, nacak, sopa gibi saldırı aletleri bulunan ve öğrenci olmadıkları anlaşılan yaklaşık 10-15 kişinin de saldırıya karıştığını tespit etti. Aralarında orta yaşı aşkın çok sayıda kişinin de bulunduğu belirlenen yaklaşık 10-15 kişinin kimliklerinin tespiti ve yakalanmaları için savcılığın talimat verdiği, polisin de çalışma yürüttüğü öğrenildi.
Adliyeye sevkler başladı
Saldırının ardından gözaltına alınanlar sorgularının tamalanmasının ardından mahkemeye çıkarıldılar. Aralarında kurusıkı tabancayla ateş açtığı görüntülenen Tahir K’nın da bulunduğu grup, gazetemizin baskıya girdiği saatlerde sorgusu sürüyordu.
Sivil otobüslerle adliyenin mahkum girişine getirilen grubun basın mensupları tarafından görüntülenmesi polis ekipleri tarafından engellendi. Çevik kuvvet ekipleri, adliye çevresinde güvenlik önlemleri aldı.
Öte yandan, olayların ardından gözaltına alınan kişi sayısının 45’e yükseldiği, son gözaltına alınanlar arasında öğrencilerin yanı sıra öğrenci olmayan kişilerin de bulunduğu bildirildi.
Olaylar sırasında silah kullanan Ömer U’nun bulunması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi. (HABER MERKEZİ)

Saldırılar kınandı

Bu arada KESK İstanbul Şubeler Platformu üyeleri, Taksim Gezi Parkı’nda yaptıkları basın açıklamasıyla Akdeniz Üniversitesi’nde meydana gelen ülkücülerin öğrencilere yönelik saldırısını protesto ettiler. KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen 3 No’lu Şube Başkanı Nebat Bukrek, polisin üniversiteden çekilmesini isteyerek, eli silahlı kişilerin ve sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, “Eğitim Sen olarak üniversitelerde yaşanan provokasyonları ve saldırıları kınıyoruz” dedi. Dinçer, Eğitim Sen Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, son dönemlerde üniversitelerde çoğu üniversite öğrencisi olmayan kişilerce “saldırı ve provokasyonlar gerçekleştirildiğini” belirtti.

Öğrenciler yurdu terk ediyor

Akdeniz Üniversitesi kampüsü içindeki Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtta kalan öğrenciler, dün de yurdu terk etmeye devam ettiler. Olayların ardından Önceki gün yurttan ayrılmaya başlayan öğrencilere dün de yenileri eklendi.
www.evrensel.net