Başbakan’a Diyarbakır heyetinden rapor

Diyarbakır kitle örgütleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir rapor sundular. Raporda, ekonomik tedbir ve taleplerin yanı sıra, üniversitelerde Kürt dili, tarihi ve edebiyatıyla ilgili bölüm ve enstitü açılması, kamu kurum ve kuruluşlarında anadilde hizmet, okullarda anadilde eğitim hakkı verilmesi gibi talepler yer alıyor.


Diyarbakır kitle örgütleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir rapor sundular. Raporda, ekonomik tedbir ve taleplerin yanı sıra, üniversitelerde Kürt dili, tarihi ve edebiyatıyla ilgili bölüm ve enstitü açılması, kamu kurum ve kuruluşlarında anadilde hizmet, okullarda anadilde eğitim hakkı verilmesi gibi talepler yer alıyor.
Diyarbakır Ticaret Sanayi Odası, Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Ticaret Odası, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır İşadamları Derneği ve MAZLUMDER’in de bulunduğu 17 kitle kuruluşu tarafından hazırlanan rapor, dün Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya tarafından Başbakan Erdoğan’a verildi. Raporda, bölgenin altyapı ve çevresel yapılanmasında devletin daha fazla rol üstlenmesi, yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılar için kamu bankalarının düşük faiz ve düşük teminat oranlarında kredilendirme yapması gibi ekonomik önerilerle birlikte, AB’ye katılım sürecinin kararlı bir irade ile devam ettirilmesi gibi öneriler de var. Raporda öte yandan, Kürt sorununun çözümü için ifade özgürlüğünün önündeki ve kültürel haklar ile ilgili tüm sınırlamaların ortadan kaldırılması istenirken, sosyal ve siyasal şu taleplerde bulunuldu:
* Özel ve kamuya ait yayın kuruluşlarının anadilde yayın yapması ile ilgili tüm engeller kaldırılmalıdır.
* Eğitim ve öğretim kurumlarının her düzeyinde anadilde eğitim öğretim hakkı seçmeli ders olarak sağlanmalıdır.
* Üniversitelerde Kürt dili, tarihi ve edebiyatı ile ilgili bölüm veya enstitü kurulmalıdır.
* Kamu kurum ve kuruluşlarında anadilde hizmet alınması sağlanmalıdır.
* İsimleri değiştirilen yerleşim yerlerinin eski isimleri tekrar verilmelidir.
* Seçim barajı adil seviyeye getirilmelidir.
* Zorunlu göçe maruz kalanların ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmeye yönelik kapsamlı bir proje hazırlanmalıdır.
* Sivil ve demokratik Anayasa mutlak surette hazırlanmalıdır.
* Bölgeye yönelik bakış açısının değişmesi için ulusal medyanın bölgeye yönelik olumlu programları geliştirilmelidir.
* Hak ihlallerinin sorumlusu olan kamu görevlileri için yasal işlem yapılmalıdır.
Başbakan Diyarbakır Baro başkanını tersledi
Öte yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli vesilelerle tanık olunan azarlama ve tersleme üslubunu dün Diyarbakır heyetini kabulünde de sergiledi. Başbakan Erdoğan, bir konuda kendisinden farklı görüş belirten Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu’na, “Yalan konuşuyorsun, dürüst değilsin” diye seslendi. Erdoğan, bu kabulden önce konuştuğu AKP grup toplantısında ise “Kavganın, öfkenin, gerilimin tarafı olmadık, değiliz” ifadelerini kullanmıştı.
‘Ben sadece ekonomik bakıyorum’
Heyette yer alan Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, bölgeye ilişkin görüşlerini aktarırken bölgeye yönelik hazırlanan paketlerin sadece ekonomik içerikli olduğunu söyledi. Tanrıkulu’nun “sorunun ekonomik değil siyasi yönü de var” sözlerine Erdoğan’ın, “Ben sadece ekonomik bakıyorum. Ne varsa söyleyin” yanıtını vermesiyle tartışma yaşandı. Bu sırada Başbakan Erdoğan Tanrıkulu’ndan örnek vermesini istedi. Tanrıkulu da ana dilde eğitim ve kamusal alanda ana dilde hizmet alma hakkının Türkiye’de bulunmadığını söyledi. Bunun üzerine kabulde ortam bir anda gerildi. Tanrıkulu’nun bu sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, “Ana dilde eğitim sadece azınlıklar içindir. Onlara da kurs açılır” diye konuştu. Erdoğan, Tanrıkulu’na Almanya’da yaşayan Türklerin durumunu örnek gösterdi.
‘Yalan konuşuyorsun’
Erdoğan’ın bu örneği vermesi üzerine Tanrıkulu, oradaki Türklerle Türkiye’de yaşan Kürtlerin karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Bu diyaloglar görüşmenin daha da sertleşmesine neden oldu. Erdoğan, Tanrıkulu’nun bu sözlerine sert yanıt verdi ve “Yalan konuşuyorsun, sen dürüst değilsin” dedi. Tanrıkulu da “Ben dürüstlüğümü kimseye ispatlayacak değilim. Bana hakaret edemezsin” diyerek toplantıyı terk etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından heyette yeralan sivil toplum kuruluşları başkanları ile milletvekilleri gazetecilere bir açıklama yapmadı. (HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net