Meclis mi? Asla…

Merhaba sevgili Evrensel okurları! Bu yaştan sonra Meclis’e de girmek varmış. Nasıl mı? Anlatayım…


Merhaba sevgili Evrensel okurları! Bu yaştan sonra Meclis’e de girmek varmış. Nasıl mı? Anlatayım… Salı akşamı İzmir Kadın Platformu’ndan kadınlarla İzmir’den bir otobüsle Ankara’ya doğru yola çıktık. Neredeyse sabaha kadar fıkralarla, şarkılarla, türkülerle sürdü yolculuğumuz. Ankara’da yağmurla karşılandık, bizi biraz endişelendirdi, ya çok yağarsa diye…
Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda otobüsümüz kendine bir yer buldu ve akşama orada buluşmak üzere sözleştik. Bizi Kurtuluş Parkı’nda karşılayan arkadaşla Kırk Örük Kooperatifi’nin misafiri olarak kahvaltı etmek için yola düştük. Kooperatifteki arkadaşlarımız bizi sıcak karşıladılar. Emekle hazırlanmış güzel bir kahvaltıdan sonra, Meclis’e gittiğimizde kimlerin milletvekilleri ile görüşeceğinin listesini hazırladık, ben de listeye adımı yazdırdım. Basın açıklamasını yapmak için Kırk Örük Kooperatifi’nden ayrıldık.
Akay Kavşağı’nda toplandık, polis bizden önce gelmiş bizleri bekliyordu. Etrafımızı sardılar. Arkadaşlarımız toplanma nedenimiz olan SSGSS ile ilgili basın açıklamasını, “Sosyal güvenlik yasasına hayır”, “Sosyal güvenlik yasasına itirazımız var”, “Hem işte hem evde çalışıyoruz”, “Kadınlar için yıpranma payı” gibi sloganlarımız eşliğinde okudular. Hep birlikte Meclis’e gitmek için hareket etmek istedik ama polis “Hayır gidemezsiniz” dedi. Bizim gitmek için direndiğimizi görünce valiye telefon edildi. Vali Bey’in bize 5’erli gruplar halinde polis eşliğinde Meclis’in önüne gidebileceğimizi söylediğini söylediler. Ben Meclis’in önüne giden ilk gruptaydım. Giderken yürüyüşümüze bile karıştılar; “Yavaş yürümeyin hızlı yürüyün, siz yürümezseniz arkadaşlarınızı göndermeyecekler” gibi sözler eşliğinde diğer grubun geldiğini görünceye kadar yavaş yürüdük. Diğer grubun da geldiğini gördükten sonra rahatladık. Meclis’in önünde bizi DTP milletvekilleri Pervin Buldan, Sevahir Bayındır, Gültan Kışanak karşıladılar. Daha sonra bağımsız Milletvekili Ufuk Uras katıldı bize. Basın açıklamamıza Meclis önünde devam ettik. Basın açıklamamız bittikten sonra milletvekilleriyle görüşmek isteyenler, adını listeye yazdıranlar hep birlikte Meclis’e doğru yola çıktık. Meclis’e girerken 5 yerde arandık. Fotoğraf makinelerimiz, şapkalarımız dahi elimizden alındı, yanımızda milletvekilleri de olduğu halde bin bir zorlukla Meclis’e girmeyi başardık.
İlk önce grup halinde DTP Milletvekili Pervin Buldan’la ve Gültan Kışanak’la görüşme yaptık. Güzel ve sıcak bir görüşmeydi. Bizi çok iyi karşıladılar. SSGSS ile ilgili hazırladığımız dosyalardan birini sunduk. Daha sonra grup olarak ikiye ayrıldık. Bizim grup CHP Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’u, diğer grup da AKP Milletvekili Gürdal Akşit’i ziyarete gittiler. CHP Milletvekili Nevin Gaye Erbatur tarafından çok sıcak karşılandık. SSGSS ile ilgili bir dosya da Erbatur’a bıraktık. Bize “Meclis’teki oturumu izlemek ister misiniz” diye sorunca istediğimizi söyledik. Yanımızda bir görevli ile oturumun yapıldığı binaya gittik. Dinleyicilerin oturumu izleyeceği bölüme girmek Nazi kampına girmek gibi bir şeydi. Telefonlar, çantalar, ceketler, taktığımız fularlar bile içeri alınmadı. İçeri girerken bize ‘el kol işareti, birbirinizle konuşmak, esnemek, uyumak, el sallamak, bacak bacak üzerine atmak’ ve daha anımsayamayacağım yasak içerikli kurallar hatırlatıldı ve içeri alındık. Uykum filan yoktu içeri girerken ama yasak ya uykum geldi. Allahım, esnemeyeyim diyorum olmuyor. Gözlerimi kapatmayayım diyorum olmuyor. Elimi kolumu nereye koyacağımı bilemedim. O kadar dar ki öndeki koltukla aramız, bacak bacak üzerine atmayı bırakın, doğru düzgün oturmanın zaten imkanı yok. O kuralı neden koymuşlar anlamadım. Hadi oturumlar sıkıcı bir de yanındaki ile konuşmayınca uyumak isteyebilirsin haklı olarak… Bu arada 2 polisin dinleyicileri beklediğini söylememe gerek yok sanırım. Çok sıkıldım. Tamam artık çıkalım dediğimizde dünyanın en mutlu insanı oldum bir an. Oturuma ara verildiği için kulise indik yine tabii bir görevli eşliğinde. Akın Birdal, Pervin Buldan, Sevahir Bayındır, Gültan Kışanak’la görüştük. Bu arada Gürdal Akşit’le görüşen diğer gruptaki arkadaşlar Ufuk Uras’la da görüşmüşler. Bizimle buluştuklarında oturumu izlemek istediler ve Akın Birdal’ın konuşmasını izlemek için yeniden dinleyici olarak Nazi kampını anımsatan dinleyici bölümüne geldik. 2 polis eşliğinde oturumu izlemeye başladık. ‘Uyumak yok’ uyarısına uymayan iki arkadaşımız anında polisler tarafından uyarıldılarsa da pek aldırış etmediler uyarıya. Yorgunluk ve uykusuzluk ağır bastı. Ve Meclis’ten çıkış anı... Dünyada mutlu insan Meclis’e girmeyen insan bence. Bir daha mı, asla! Meclis’ten çıktıktan sonra otobüsümüzün kalkacağı saate kadar Ankara turu yaptık. Politikacıları olmasa gerçekten güzel yer, seviyorum Ankara’yı...
Sultan Kaya (İZMİR)
www.evrensel.net