Geri çekilene kadar…

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Metin Demirel ve Sakarya Şube Başkanı İlker Yıldız, SSGSS'ye karşı Bolu ve Sakarya'da verdikleri mücadeleyi anlatırken, yasa tasarısı geri çekilene kadar mücadelelerinin süreceğini söylediler.


Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Metin Demirel ve Sakarya Şube Başkanı İlker Yıldız, SSGSS'ye karşı Bolu ve Sakarya'da verdikleri mücadeleyi anlatırken, yasa tasarısı geri çekilene kadar mücadelelerinin süreceğini söylediler.
SSGSS'nin meclis gündemine gelmesiyle 14 Mart günü 2 saatlik bir iş bırakma eylemi yaptıklarını hatırlatan Metin Demirel, genel merkezleri katılım kararı almasına rağmen Hak-İş, Kamu-Sen ve Memur-Sen'in Bolu şubelerinin bu eyleme katılmadığını söyledi. Daha sonra ise Türk-İş'inde bu sendikalara dahil olarak "Biz artık hükümetle anlaştık, eylemliliklerin içinde yokuz" dediklerini belirten Demirel, "KESK, DİSK, TTB, TMMOB, Türk Diş Hekimleri Birliği ile birlikte mücadelemize devam ediyoruz. Bundan sonra bu yasa meclisten geçmiş olsa bile, bu yasanın iptali için eylemlilik gücümüz elverdiğince elimizden geleni yapacağız. Ancak tüm emek güçleri bir araya gelmeden böyle kapsamlı bir yasanın iptal ettirilmesi zor. O nedenle Kamu-Sen, Memur-Sen, Hak-İş ve Türk-İş'in genel merkezlerinin yaptığı yanlışı tabanlarına anlatmaya çalışarak onları da eylemlere katmaya çalışıyoruz" dedi.
Fedakarlık hep işçilerden…
Yasa tasarısına dair herkesin kulaktan duyma şeylerle konuştuğuna dikkat çeken Demirel, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sadece işçi değil, esnafı, köylüsü, memuru herkes kötü şeyler olacağını görüyor. Ancak boyalı basın dediğimiz medya sanki bu yasa çıkmazsa devlet batacak, mecbur çıkması lazım gibi iktidar yanlısı yayın yapıyor. Fedakarlığın hiç işveren tarafından değil, hep çalışanlar tarafından yapıldığı yasalar çıkartılıyor. Yasanın 2036 yılında uygulanacağı söyleniyor. Peki ama hükümet niye bu yasayı şimdi çıkarıyor? Yani burada kesinlikle iyi niyet yok."
Türk-İş Genel Merkez yönetiminin gelinen sürece bakışıyla, Türk-İş'e bağlı sendikaların yöneticilerinin aynı fikirde olmadığını belirten Demirel, Türk-İş Genel Merkezi'nin hükümetle uyum içinde işleri yürütmeyi çalıştığını söyledi. Türk-İş'in sürekli uzlaşmacı bir tutum sergilediğini vurgulayan Demirel, "Özellikle İstanbul'da Türk-İş'e bağlı sendikaların birçoğu Türk-İş'in bu konuda sessiz kalmasına tahammül edemiyor. Bolu'da yaptığımız basın açıklamasında ve İstanbul'daki eylemde, Türk-İş'in de olmasını çok istedim" şeklinde konuştu.
'Sağlık herkesin hakkı'
"Biz önümüzdeki dönemde hükümetin emekçiler üzerindeki baskılarını yoğunlaştıracağını, haklarımıza saldıracağını görüyoruz" diyen Eğitim Sen Sakarya Şube Başkanı İlker Yıldız ise, tıpkı iş güvenliğini tehlikeye atan sözleşmeli öğretmenlik gibi SSGSS'nin de bu saldırılardan biri olduğunu söylüyor. Bu yasanın temel mantığının sağlığı ve sosyal güvenliği özelleştirmek olduğunu belirten Yıldız, bu yasayla sosyal devlet anlayışının tamamen yıkılacağını söylüyor. "Sağlığın ve sosyal güvenliğin her yurttaş için bir hak olduğunu düşünüyoruz" diyen Yıldız, "Parası olanın, olmayanın bu haklardan yararlanması gerek. Bundan dolayı da bu yasaya karşı alanlara çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Öte yandan Emek Platformu'nun yerelde de devam etmesinden yana olduklarını belirten Yıldız, bu konudaki işbirliklerinin ve çabalarının da sürdüğünü söyledi. (Bolu-Sakarya/EVRENSEL)

'Ortaoyununda yer almadık'

İşkollarındaki yetkili sendikanın mayıs ayında belirleneceğine de değinen Eğitim-Sen Sakarya Şube Başkanı İlker Yıldız; "Bununla ilgili olarak örgütlenme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yetki almak bizim için önemli. Fakat bundan daha önemli olanı sendika olarak hak alma mücadelesini sürdürebilmektir. Yetkiyi alsak da almasak da biz mücadelemize devam edeceğiz. Geçen dönem yetkili olan Türk Eğitim-Sen sendikası yetkili olmasına rağmen yetkisini kötüye kullanarak %2'lik zammı imzalamış, iş güvencemizi pazarlık konusu yapmıştır. Hükümette toplu görüşmeleri bir ortaoyunu haline getirmiştir. Bundan bir sonuç alınamayacağı aşikârdır. Biz bu ortaoyununda rol almak istemediğimiz için masaya oturmadık. Biz yetkiyi aldığımızda hükümetten öncelikli talebimiz toplu sözleşme ve grev hakkımız olacaktır. 4688 sayılı yasanın değiştirilmesini talep edeceğiz" şeklinde konuştu.
M. Zülfü Tekeş - Mehmet İnce
www.evrensel.net