Özürlü mü, engelli mi?

Türkiye’de olumsuz tavır ve yaklaşımlar nedeniyle, engelli olan bireyler, kendilerini saklamak, gündelik hayattan uzak tutmak gerektiğini kabulleniyorlar. Bu tavrı destekleyen maddi manevi koşullar da yok değil.


Türkiye’de olumsuz tavır ve yaklaşımlar nedeniyle, engelli olan bireyler, kendilerini saklamak, gündelik hayattan uzak tutmak gerektiğini kabulleniyorlar. Bu tavrı destekleyen maddi manevi koşullar da yok değil. Bu koşullardan en belirgin ve çarpıcı olanı ise hükümetin engelliler aleyhine yaptığı yasal düzenlemeler.
Kıraç, binlerce emekçinin, yoksulun bir arada yaşadığı bir varoş semti. Burada yaşayan engelli vatandaşlar da hükümetin bu olumsuz yaklaşımlarından nasibini alıyor. Binlerce aile engelli çocuklarını tedavi ettiremiyor. Bunun ilk nedeni, bu alandaki tedavi masraflarının yüksek olması iken diğer neden ise engellilerin haklarını yeterince bilmemesi.
Kıraç’ta yaklaşık bir yıl önce bir engelli rehabilitasyon merkezi açıldı. Kurucusu; Almanya’da eğitim almış, “konuşma terapisti” Erhan Uysal, kendilerinin de engellilere ulaşırken en çok çektikleri sıkıntının, engellilerin kendi haklarını bilmemeleri olduğunu ifade ediyor. Örneğin yasal düzenlemeler içinde eğer engelli olan kişilerin bu durumları T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından tayin edilen kurulca tasdik edilirse, bütün eğitim giderleri bakanlık tarafından karşılanıyor. Bu durum birçok emekçinin yaşadığı ve buna çok fazla ihtiyaç duyulan bir yerde tam bilinmemekte ve insanlar kaderlerine terk edilmektedir. Bu yaşananlar göz önüne alındığında, emekçiler gene en çok vergi veren kesim olarak varlığını sürdürürken, vatandaşına hizmet götürmekle yükümlü olan devlet, emekçileri yok saymaya, ihtiyaçlarını görmezden gelmeye devam etmektedir. (İstanbul/EVRENSEL)
Birsen Karakurt
www.evrensel.net