Kimse konuşmuyor onunla ne rüzgar ne de İzmir

Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı şerefine ülkenin dört bir yanına yapılan saat kulelerinden biridir İzmir Saat Kulesi


Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı şerefine ülkenin dört bir yanına yapılan saat kulelerinden biridir İzmir Saat Kulesi. 1 Eylül 1900 yılında temeli atılırken, boş olan Konak Meydanı’nı güzelleştirebilmek adına, 10 arşın (7.5 metre) yüksekliğinde tahtadan bir maketi alana dikilip, ışıklandırılmış ilk kez. Bugün, aradan 108 yıl geçtikten sonra, ilk günkü gibi ışıklar içinde ve tan vakti maviliği arasında tüm güzelliği ile salınmaktadır. Elindeki naylon poşetle dalgın dalgın yürüyen bir adam, ne Saat Kulesi’nin güzelliğinin, ne yanında yöresinde uçan güvercinlerin, ne de yeşil ışıklarla aydınlatılmış palmiyelerin farkındadır. “Kimse konuşmuyor onunla / ne rüzgâr ne de İzmir...” Güzel İzmir’in güzelliği, onu görebilen için biraz da. Gün ışımadan yollara düşüren geçim derdi, “derya içinde yaşayıp denizi bilmeyen” balıklara benzetiyor insanı. Saat Kulesi, göz ucuyla bakıp geçtiği köhne bir yapıdan farklı değil onun için. “Batık bir gemi / gibi uzaklaşırken ordan”, kulenin az ötesinde, iskelenin dibinde “Bulut suya değiyor / su zamana”... Yorgun şehir hattı vapurları erkenci yolcularını bekliyor, “ve yalnız çakıltaşları / değil aşınmakta olan...”
Özer Akdemir
www.evrensel.net