Bütün mesele haklarımızı bilip bunlara sahip çıkmakta

Sevgili turizm çalışanı, emekçi kardeşlerim,Bildiğiniz gibi 1980’lerden sonra artış gösteren turizm sektöründe çalışan arkadaşlarımız büyük sıkıntı içinde çalışmaktadırlar.


Sevgili turizm çalışanı, emekçi kardeşlerim,
Bildiğiniz gibi 1980’lerden sonra artış gösteren turizm sektöründe çalışan arkadaşlarımız büyük sıkıntı içinde çalışmaktadırlar. Hızla gelişen sektörde hiçbir alt yapı oluşturulmadan eğitimsiz işveren ve yöneticilerin elinde ne yazık ki istenilen noktaya gelinememiştir. Birde bunun yanında siyasi konjonktür ve dış ülkelerle olan olumsuz ilişkilerimiz sektörümüzü tamamen sıkıntıya sokmuştur. Ülkemizde yüzde 10’u bulan işsizlerininde buralara akın etmeleri, arz talep eşitsizliğinden dolayı da işverenlerimizin çalışanlar üzerindeki olumsuz keyfiyetleri de ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu olumsuzluklara hatta daha fazla olumsuzluklara rağmen Avrupa için yeni bir turizm ülkesi olan memleketimiz çok ciddi bir potansiyel içermektedir.
Kalifiye ve vasıfsız binlerce işçimiz bu sektörde istihdam edilmiş ve çalıştırılmaktadırlar. Oysa önümüzdeki on sene bizler için çok önem arz etmektedir. Turist sayısının artması önce müşteri memnuniyetine bağlı olduğundan özellikle çalışma arkadaşlarımızın sorunlarının çözülmesi gerekir ki, iyi hizmet verilsin ve artış sağlansın.
İyi niyetli işverenlerimiz olduğu gibi, kötü niyetli işverenlerimizde vardır. Türkiye’deki vergi ve sosyal güvenlik primlerinin de yüksek olması işverenleri kayıt dışı çalıştırmaya zorlamaktadır. Böyle olunca da bunları bahane eden işverenlerimiz çalışma koşullarını kendi keyfiyetleri içinde yapmaktadırlar. Bizlerde gelecek düşüncesi ve işimizi kaybetmek endişesiyle insan onurunun ve dinamizminin kaldıramayacağı bu koşullarda çalışmaya devam ediyoruz. Oysa bu bizim kaderimiz değil, olmamalı. Bizlerin tek eksiği kanundan doğan haklarımızı bilmememiz ve örgütlü bir sendika etrafında toplanmamamızdır. 4857 sayılı iş kanunu ile çalışma koşulları yeniden düzenlenmiş ve bu yasaya karşı olumsuz davranışlarda bulunan işverenlere de ciddi müeyyideler getirmiştir.
Sevgili Çalışma Arkadaşlarım, eğer geleceğinizi, hatta çocuklarınızın geleceğini güvence altına almak istiyorsanız, lütfen bu haklarınızı öğrenin, uygulayın ve örgütlenin.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 51. maddesinde çalışanların bir sendikaya üye olmaları engellenemez demektedir. Bunun yanında Türk Ceza Kanununun 117. maddesi üyeliği engelleyen işveren ve yöneticiler hakkında iki yıla kadar hapis cezası içermektedir. İşverenlerin keyfi işten çıkarmaları engellenmiştir. İşten çıkarmalarda işveren haklı olarak işten çıkardığını ispat etmek zorundadır. Bunu yapamazsa işe iade öngörülmekte ya da ciddi tazminatlar gündeme gelmektedir.
Çalışma saatleri 7.5 saat olarak belirlenmiş, bunun üzerindeki çalışmalarda fazla mesai oranları belirlenmiş, dini ve resmi bayramlarda çalışılması halinde fazla mesai alınması kılınmıştır. Bunlar ve benzeri birçok haklarınız mevcuttur. Bütün mesele bu haklarınızı bilip sahip çıkmanızdır.
Avrupa ülkeleri içinde en az örgütlü ülke Türkiye’dir. Örgütlü olmayan bir ülkede demokraside olmaz. Demokrasinize sahip çıkın, geleceğinize sahip çıkın, örgütlenin. Emin olun ve güvenin ki bu konularda sendikalar gerekeni yaparak size sahip çıkacaktır.
Yeni sezonun başlayacağı şu günlerde çağrımızı dikkate alacağınızı ümit ederek işinize, işyerinize, kanundan doğan her türlü haklarımıza sahip çıkmanız ümidiyle siz kardeşlerime sevgilerimi sunuyor, başarılı ve sağlıklı bir çalışma hayatı temenni ediyorum. Saygılarımla…
Metin Akay Toleyiş Sendikası
Güney Batı Ege Marmaris
Bölge Şube Başkanı
www.evrensel.net