TABLO

  • AKP bir yandan kendisine açılan kapatma davası ile cebelleşirken, öte yandan temsilciliğini yaptığı zümre olan tekelci sermaye için çeşitli kanunlar hazırlamaktadır.


    AKP bir yandan kendisine açılan kapatma davası ile cebelleşirken, öte yandan temsilciliğini yaptığı zümre olan tekelci sermaye için çeşitli kanunlar hazırlamaktadır.
    Bu kanunlardan en önemlisi ve tehlikelisi hiç kuşku yok ki şu sıralarda Meclis’te görüşülmekte olan SSGSS (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası) Kanunu’dur.
    Birçok kanun ise komisyonda beklemektedir. Komisyonda görüşülmeyi bekleyen kanun tasarılarından birisi de, “Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” başlıklı “torba” tasarıdır.
    Bu tasarı içinde dikkat çeken düzenlemelerden önemli olanı ise 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliktir.
    Tasarıya göre servet sahibinin ölümü halinde varislerine kalacak olan servet, vergi dışı bırakılmak istenmektedir. Oysa mevcut uygulamaya göre varislerden her birine isabet eden 96 bin 75 YTL’lik bölümünü aşan miktar için vergi alınmaktadır.
    Veraset vergisini kaldırma gerekçesinde ise şöyle denilmektedir: “…Veraset ve intikal vergisi uygulamasında değerleme günü olarak intikal olayının meydana geldiği tarihteki değerler dikkate alındığından, ödenecek vergi çıkmamakta veya bugünkü koşullarda ekonomik değeri olmayan cüzi tutarlarda vergi hesaplanmakta ve yürütülen işlemler aşırı zaman kaybı ile iş yüküne sebep olmaktadır. Ayrıca genellikle kırtasiye ve arşivleme işlemleri toplanacak vergiden fazla masraf yapılmasını gerektirmektedir. Bütün bu sakıncaları ortadan kaldırmak ve mükelleflerin şikayetlerine meydan vermemek amacıyla (c ) bendinde yapılan düzenlemeyle 1 Ocak 1983 tarihinden önce intikal eden gayrimenkullerle ilgili beyanname verme zorunluluğu kaldırılmakta ve tapu işlemlerinin ilişik kesme belgesi aranmaksızın yapılması amaçlanmaktadır.”
    Bu gerekçe inandırıcılıktan yoksun ve gayriciddidir. Sormazlar mı adama, madem cüzi vergi çıkıyor, daha yüksek vergi çıkması için neden düzenleme yapmıyorsun da tümden kaldırıyorsun?
    Belli bir miktara kadar istisna edilmesi anlaşılır bir durumdur. Çünkü küçük çapta miras kalan değerlerin vergiden korunması, verginin; “az kazanandan az, çok kazanandan çok alınması” ilkesine de uygundur.
    Ancak verginin adillik ilkesine göre, büyük oranda servet sahiplerinden alınması gerekmektedir. Vergileme ise sadece ölüm halinde değil, servet sahibi hayatta iken de serveti üzerinden vergi vermelidir. Aksi halde vergide adaletin sağlanması mümkün değildir. Servet sahiplerinin bugünkü toplam vergiye katkılarının yok denecek kadar az olduğu bilinen bir durumdur.
    Bu tasarının yasalaşması durumunda, bir daire sahibi olan normal bir yurttaşın ölümü halinde varislerine bıraktığı bir dairenin vergi dışı kalmasından söz etmiyoruz elbette. Yıllardır bu ülkenin kaynaklarını sömüren, servetine servet katan, harcamalarının kaynağı belli olmayan ve vergi vermeyen büyük servet sahiplerinin varlıklarının vergi dışı bırakılması son derece gayriadildir. En azından veraset yoluyla vergilenmesi olanaklı olan servetler, bu tasarıyla tümden vergi dışına itilmiş olacaktır.
    Örneğin Koçların, Sabancıların veya bu düzeyde zengin birilerinin varislerine bıraktığı servetin vergi dışı bırakılmasının hiçbir gerekçesi olmamalıdır.
    Ne yazık ki bu denli yüksek kazanç ve servet sahiplerinin vergi vermek bir yana, çeşitli teşviklerden yararlanarak servetlerini daha da artırdığını söylemek mümkündür.
    Toplam vergilerin yüzde 74’ünün zengin-yoksul ayırımı yapılmadan herkesten aynı oranda tüketim üzerinden alınmasına devam ediliyorsa, burada büyük bir adaletsizlik ve sorun vardır.
    Beyan yolu ile alınan vergilerin toplam vergiler içindeki payı yüzde 20 ile sınırlı kalıyorsa, bu durum mutlaka sorgulanmalıdır ve bu tablonun oluşmasına engel olunmalıdır.
    Açıktır ki AKP Hükümeti, çıkardığı her vergi “yasası” ile “fakirden alıp zengine vermeyi” amaç haline getirmiştir. Bu tasarı ile de böyle bir amaç gözettiği tartışmasızdır.
    Hasan Hüseyin Kırmızıtoprak
    www.evrensel.net