Ara Sıra

  • 15 Hakim ve 9 savcıdan oluşan Avrupa Adalet Divanı, PKK ve Kongra-Gel'in "terör örgütleri listesi"ne alınması kararını hukuki bulmadı ve iptal etti. Avrupa Birliği (AB), kendi elleriyle oluşturduğu ve en üst yargı organı olarak belirlediği Adalet Divanı'nın, bu kararı karşısında zor durumda


    15 Hakim ve 9 savcıdan oluşan Avrupa Adalet Divanı, PKK ve Kongra-Gel'in "terör örgütleri listesi"ne alınması kararını hukuki bulmadı ve iptal etti.
    Avrupa Birliği (AB), kendi elleriyle oluşturduğu ve en üst yargı organı olarak belirlediği Adalet Divanı'nın, bu kararı karşısında zor durumda.
    Adalet Divanı'nın iptal gerekçesinin temelini "adil yargılama hakkının tanınmaması", "savunma hakkının verilmemesi" gibi temel noktalar oluşturuyor.
    Bu da, AB'nin kendi hukukunu ihlal ettiğini, siyasi çıkarlar gereği böyle bir karar aldığı anlamını doğuruyor.
    Bu karar dünyada bir ilk.
    Yani Avrupa'nın en yüksek yargı organı, AB'nin, ABD'nin, hatta Türkiye'nin girişimiyle Avustralya'nın bile PKK'ye ilişkin aldığı "terör örgütü" kararını hukuki bulmadı
    Kararın tam da PKK'ye yönelik Avrupa'nın belli başlı ülkelerinde yapılan tutuklama ve gözaltılara denk gelmesi ayrı bir tesadüf.
    Bu durumda, AB üyesi ülkelerin söz konusu gözaltıları ve operasyonları hangi hukuki gerekçelere dayandıracakları önemli bir sorun olacak.
    Çünkü kararın kendisi, AB yöneticilerine ve AB yargı kurumlarına, kendi hukukunu uygulamadığı, onu çiğnediği konusunda bir uyarı niteliğinde.
    Bir diğer ifadeyle Adalet Divanı'nın kararına göre, AB siyasi organlarının aldığı tutum ve o doğrultuda işlem yapan güvenlik birimleri ile yargı kurumları hatalı davranmıştır. Hukuku ihlal etmiştir.
    Her ne kadar bu karar, 2002-2003 yılındaki listeye ilişkin verilmiş bir karar olmasına karşın yeni listeye önemli bir gölge düşürmekle kalmayacak, hem de bundan sonraki uygulamalara karşı da emsal oluşturacaktır.
    Ayrıca bu karar nedeniyle yeni listeye kadar yapılan uygulamalar da hukuk dışı sayılacaktır.
    İşin ilginç yanı, Türkiye'de AKP'nin kapatma davasının yol açtığı sıkışmanın bir benzeri Avrupa Adalet Divanı'nın kararıyla AB'de yaşanmaktadır.
    Her ne kadar AB yetkilileri, "bizim açımızdan yeni liste geçerli" dese de durumun gerçekte hiç de o kadar kolay olmayacağı gözükmektedir.
    Asıl önemli yanı, Adalet Divanı'nın verdiği kararların bağlayıcı olması. Dolayısıyla bu karara itiraz olamıyor. Ve AB üyesi ülkeler bu kararın gereğini yerine getirmek zorundalar.
    Bundan sonra ne olacak?
    Bu karar benzer bütün uygulamalar için yürürlüğün durdurulması girişmelerine yol açacaktır.
    Nitekim Alman Sol Parti Federal Milletvekili Ulla Jelpke, "PKK yasağından dolayı Almanya'da yaşayan Kürtler yıllardır bir baskı altında. Dernekleri basıldı, Kürtler tutuklandı. Kötü koşullarla karşı karşıya kalındı. Bu yanlış karardan derhal vazgeçilmeli" diyerek, Almanya'nın da, PKK yasağını kaldırması gerektiğini söyledi.
    Bu önemli bir tıkanmayı yaratabilir.
    Kürt İnsan Hakları Projesi (KHRP) Direktörü Kerim Yıldız, alınan kararın emsal taşıyacak nitelikte olduğunu belirterek ''AB listesinin illegal olduğu tescil oldu'' dedi.
    Şimdi gözler AB'nin, tutumunda…
    Hüseyin Deniz
    www.evrensel.net