Kentsel dönüşüm mağdur ediyor

Kentsel Dönüşüm adı ile başlatılan “rantsal dönüşüm” projesi Mamak halkını mağdur ediyor


Kentsel Dönüşüm adı ile başlatılan “rantsal dönüşüm” projesi Mamak halkını mağdur ediyor.
Ellerinde tapuları olan halk işgalci olarak tanımlanırken, Mamak Belediyesi proje kapsamında 17 mahallede 15 bin konutu yıkmayı planlıyor. Yıkılan evlerin, insanların yaşadığı hayal kırıklığının üzerine dev alışveriş merkezleri, galeriler yükselecek. Kâr amacının gözetildiğinin apaçık ortada olduğu projede tapulu arsa sahiplerinin dışında kalan vatandaşlara belediyenin sunduğu seçenek, borçlandırarak ev sahibi yapmak. 48 bin 200 YTL’ye 100 metrekarelik bir daire sahibi olabilecekler. Ömür boyu borç altına girecek olan vatandaşların nereye yerleştirilecekleri konusu da kesinlik kazanmamış. Belediyenin tek taraflı bir sözleşme imzalatarak hayata geçirmeyi hedeflediği projede 50 bin konuttan 35 bin konutun ne olacağı soruları zihinleri karıştırırken, proje kapsamında bulunan Dost Mahallesi sakinleri taleplerini dile getirdiler.
Mamak ranta açık bir bölge
Kentsel Dönüşüm Projesi’ne karşı olmadıklarını kaydeden Erdal Tuncer, kabullenemediklerinin mal sahibiyken borçlu çıkarılmak istenmeleri olduğunu anlattı. “İnsanların evini, arsasını ellerinden almalarına rağmen borçlandırarak daire vermek istedikleri için karşıyım. Biz istiyoruz ki 100-130, en fazla 150 metrekareye bir daire vermeliler. Bize şimdi yapmak istediklerini imzalatamazlar” diyen Tuncer, projeleri belediyenin belirlemesini ancak arsalarının işgal edilerek onlara karşı kullanılmamasını talep etti. Belediyenin internet sitesinde 50 bin konut yapılacağının söylenmesine karşın, 35 bin konut hakkında açıklama yapılmamasının kuşku uyandırdığını kaydeden Tuncer, sözlerine şu şekilde devam etti: “35 bin konut için bir açıklama yapılmıyorsa bu dairelerin müteahhitlere, taşeronlara, yandaşlara gideceği açık. Mamak ranta en açık bölge; 35 konuttan gelecek rantın nereye gideceği de belli.”
Bizi buradan atmak istiyorlar
Şartları kabul etmeyip birliktelik sağlamaları durumunda belediyenin bu projeden vazgeçeceğini vurgulayan Tuncer, “Şimdiye kadar tapu tahsis belgesi olan alanların belgelerini belediye tapuya çevirmeli, tapu tahsis belgelilerle tapulular aynı olmalı. ‘Bunlardan biri olmayanlara hiçbir şey vermeyeceğiz’ diyorlar. Doğukent’ten arsa vereceklermiş. Bizlere işgalci diyorlar ama asıl işgalci onlardır” şeklinde konuşan Tuncer, elinde tapusu ya da tapu tahsisi olmayanların daha geniş arsalarına karşılık daire verilebileceğini belirterek “Hak sahibi olan bizleri hiçbir şey vermeden buradan atmak istiyorlar” dedi.
Halkı dolandırıyorlar
Sunulan koşulları kesinlikle kabul etmeyeceğini belirten Adem Çetin ise imar tapularının verilmesini talep ediyor. Projeyi kabul etmeleri durumda aç kalacaklarını kaydeden Çetin, halkın göz göre göre dolandırıldığını anlattı. 300 metrekareye bir daire verildiğini dile getiren Çetin, “Para vermeden kesinlikle ev vermem diyor adamlar. Gazi Şahin de bunu diyor başka yetkililer de. 80 milyar para verebilsek zaten neden burada oturalım ki?” diyerek sorguluyor sunulan koşulları.
“400 metrekare arsan bile olsa sözleşmeyi kabul etmezsen 2 milyar enkaz parası alıp gideceksin, kabul edersen 85 milyar ödeyeceksin” diyen Çetin, içinde bulundukları belirsizlikten bunalmış durumda. Çıktıkları yerlerde oturtulmayacaklarını başka yerlere gitmeleri durumda ise arsa parası ödeyeceklerini aktaran Çetin, mağduriyetin giderilmesini istiyor. Pursaklar civarındaki yıkımlarda herkesin mağdur olduğunu hatırlatan Çetin, daire için ödedikleri taksitlerin belirsiz olduğunu, tüm yaşanan olayların aynı kapıya; ‘ranta çıktığını’ söyledi.
‘Bırakın gidin buraları’
Ulaşım sorunlarının çözümü için 1 yıldır uğraştığını dile getiren Çetin, “Otobüse ihtiyacınız yok, diyorlar. Bu şu anlama geliyor: Bırakın gidin buraları” dedi. Elinde 2 bin imzalı dilekçe olduğunu aktaran Çetin, belediyenin dolmuş hattının uzatılması için karar çıkarmadığını, oturduğu bölgeye yıkılacak gözüyle baktığını kaydetti. (Ankara/EVRENSEL)

Kaleyi içten fethediyorlar
Sunulan koşulları hiçbir şekilde kabul etmeyeceklerini söyleyen Fatma- İbrahim Özkan çifti ise belediyenin onları hiç bilmedikleri uzak semtlere göndereceğine değindi. 1995 yılından bu yana oturdukları evin tüm vergilerini ödediklerini kaydeden çift, şimdiyse işgalci yerine koyulmayı kabullenemiyor. "150 metrekare yeri alıp onun yerine yarı daire verecekler. Ondan sonra diyecek ki 'sana tüm daire veriyorum şu kadar borçlanacaksın'"diyen çift, yapıların yerinde ıslah edilmesini talep etti.
Vaat edilen kira yardımına dikkat çeken Özkan çifti, "250 YTL veriyorlar. 350 YTL'den aşağıya kira yok. Evimizi teslim edene kadar bu güvenceyi sunmalılar" diyor. Belediye başkanı değiştiğinde anlaşmanın iptal olabileceğini kaydeden Çift, sözlerine şu şekilde devam etti: "Biz zaten serbest meslek sahibi insanlarız. Bugün bulup bugün yiyoruz; nasıl borçlanacağız? Bu mahallede kötünün iyisi bin kişi ise geri kalan yüzde 80'i emekliliği, iş güvencesi belki geliri bile olmayan insanlar; sen bunları nasıl borçlandıracaksın? Dostlar Mahallesi halkı olarak herkes aynı şartlarda, vatandaştan yana bir proje olursa ancak toplu olarak imza atmalı. Ankara'nın içinde zaten imarlı oturan yoktu, insanlar oturdu sonra belediye tapu verdi ama bize vermedi. Seçimlerde hizmet getiriyorlar sonra ortada bir şey yok."
Mahalleye bütün hizmetleri getiren belediyenin şimdi insanları işgalci yerine koyduğunu kaydeden Özkan çifti, sorunun çözümünün ancak mücadeleyle mümkün olacağını vurguladı.
Yıkımlara karşı halkı bilinçlendirmeye çalışan kişilerin "Sizin çıkarınız ne?" şeklinde suçlandığını aktaran Çift, "Kaleyi içten fethetme hesabı, belediye de böyle yapıyor. Fiilen zaten kabul edilmiş 40 yıldır vergi ödeyip hizmet alan mahalleler var. Yapacakları konutların çok az bir kısmını hak sahibine verse bile yetiyor aslında ama gerisi ne, aradaki fark ne olacak" diye sordu.
Ferhat Şahin/Onur Öztürk
www.evrensel.net