hırsızın zengini, ele verse ne olur kendini!

  • Memleketin en zengin işadamlarındandı. Kendini çocukluktan yetiştirmiş, neredeyse sıfırdan bugünkü hale gelmişti. Hayatı boyunca yemediği halt kalmamış, çalmış çırpmış, hayali ihracat yapmış, satın aldığı bankanın içini boşaltmış ve bugünlere gelmişti


    Memleketin en zengin işadamlarındandı. Kendini çocukluktan yetiştirmiş, neredeyse sıfırdan bugünkü hale gelmişti. Hayatı boyunca yemediği halt kalmamış, çalmış çırpmış, hayali ihracat yapmış, satın aldığı bankanın içini boşaltmış ve bugünlere gelmişti. Kendi de biliyordu ki hayatı boyunca kursağından helal lokma geçmemişti! Bir gece uyurken rüyasına ak saçlı bir dede girmiş ve tövbe edip kendisini paklamasını istemişti: “Ulan geyik, yeter bunca yediğin içtiğin, yarından tezi yok yetkili mercilere başvur ve yediğin naneleri tek tek anlat!”
    Sabah kalktığında durumu hanımına anlattı. Hanımı karşı geldiyse de avukatını da evine çağırarak ne yapması gerektiğini sordu. Avukat önce çok şaşırdı ama bir kenarda ağlayan hanımının kulağına da bir şeyler söyledi: “Boşuna üzülmeyin hanımefendi bundan bir şey çıkmaz!”
    İşadamı, avukatı ile de görüştükten sonra özel arabasına binerek özel şoförü ile hemen 100 metre ilerdeki mahalle karakoluna gitmeye karar verdi: “Ben halktan geldim, halka gideceğim!”
    Karakolun kapısındaki görevliler ünlü iş adamını görünce hazır ola geçtiler. Karakol amiri iş adamını kapıda karşıladı. İşadamı durumu bir bir anlattı, kazandığı paraların tamamının çalma çırpma yoluyla olduğunu, birçok kişi ve kurumu dolandırdığını, artık bu işlerden arınmak istediğini ve teslim olmak istediğini söyledi. Karakol amiri can kulağı ile dinledi. İş adamının konuşması bitince önünü ilikleyerek ayağa kalktı:
    - Efendim, sizin gibi büyük bir işadamının bu günlere gelmek için göstermiş olduğu çabaya saygı duymamak elde değil. Allah bütün anne ve babalara sizin gibi hayırlı evlat vermeyi nasip etsin. Ama bu işler benim boyumu aşar, siz isterseniz durumu İl Emniyet Müdürlüğü’müze bildirin...
    İşadamı özel arabası ve şoförü ile soluğu İl Emniyet Müdürlüğü’nde aldı. Kapıdaki görevliler onu ayakta karşıladı. Emniyet müdürü iş adamını kapıda “hazır ol”da karşıladı. İşadamı “Sayın müdürüm, ben bugünlere helal değil haram para ile geldim, soydum, saydım, çaldım, çırptım...” dedi. Emniyet Müdürü: Aman efendim, keşke geleceğinizi önceden haber etseydiniz, tören kıtası hazırlardık. Diğer meseleye gelince, benim boyumu aşar siz isterseniz Genel Müdürlüğümüze gidin!
    Genel Müdür işadamını tören kıtası ile kapıda karşıladı. Çaylar içilip kahveler söylendi. İş adamı yediği naneleri bir bir anlattı. Emniyet müdürü çok şaşırmıştı, bu yüzden iş adamını Valiliğe havale etmeden önce bir plaket vermeyi de ihmal etmedi:
    İş adamı Valiliğe geldiğinde vakit bir hayli, geç olmuştu. Vali bey iş adamını gördüğüne, tanıdığına ve ayrıca Valilik binasını onurlandırdığına dair teşekkür etti. Diğer anlattıklarının ise kendi için hiçbir anlam ifade etmediğini söyledi. İş adamı işinin başına doğru özel arabası ile yol alırken cep telefonundan da sekreteri ile konuşuyordu,
    - Alo kızım yarın için bana Başbakandan bir randevu al, bakalım o ne diyecek!
    Veli Bayrak [[email protected]]
    www.evrensel.net