Polis işgalinde geçen
48 gün

Ellerinde limonlarla 48 gündür barınma hakları için mücadele ediyor Maltepe Başıbüyük halkı.


Ellerinde limonlarla 48 gündür barınma hakları için mücadele ediyor Maltepe Başıbüyük halkı. Mahalleye ziyarete gelenlere kolonya tutar gibi, limon suyu tutuyorlar. Kendilerini Filistin’e, mahalleye kurulan şantiyenin başında nöbet tutan çevik kuvvet ekiplerini de İsrail askerlerine benzetiyorlar. Seçim zamanında kendilerine verilen vaatlerin unutulduğunu, evlerinin başlarına yıkılmak istendiğini belirten mahalleli, 48 gündür de polis işgali altında gaz bombalarının gölgesinde yaşıyor. Her şeye rağmen direnişin sesi her geçen gün biraz daha yükseliyor. 6 Nisan’da Kadıköy’de düzenlenen SGGSS eyleminde de yer alan Başıbüyük halkı, şimdi de 1 Mayıs İşçi Bayramı’na katılmanın planlarını yapıyor. Mahalledeki eylemler dışında ilk defa kitlesel olarak eyleme katılan Başıbüyük sakinleri, yaşadıklarını ve hissettiklerini anlattılar.
Kavgamız ekmek davası
60 yaşındaki Nazmiye Kadıoğlu, mahallelerindeki eylemler dışında ilk defa haklarını talep etmek, seslerini duyurmak için 6 Nisan’da Kadıköy’de yapılan mitinge katıldığını söyleyen Nazmiye Teyze, başına gelenlerden AKP Hükümeti’ni sorumlu tutuyor. “Başımıza ne gelirse yoksulluktan geliyor. Çatıştılar diye gösteriyorlar kanallarda. Elimizde bir tek limon var, o da kendimizi gaz bombalarından korumak için” diyen Nazmiye teyze, bizim kavgamız ‘ekmek kavgası’ “diyerek yaşadığı sıkıntıları anlatıyor.
“Benim çocuğumun günahı neydi? Önüne biber gazı atıp zehirlediler yavrumu” diyen Nazlı Sel de öfkeyle anlatıyor yaşadıklarını. Verilen sözlerin tutulmamasını hazmedemiyor Sel, kandırılmanın hırsıyla haykırıyor “Yavrum babası kapının önüne çıksa ağlıyor. Baba gitme seni öldürürler diyor. Biz bunları hak edecek ne yaptık” Kocasının kalp ameliyatı geçirdiğini anlatan Sel, eviyle ilgilenmek yerine gün boyu çadırda nöbet tutuğunu sözlerine ekledi.
Sağlık ocağında bile muayene olamıyorlar
Halime Doğan da seçim zamanında ‘Size tapunuzu, imarınızı vereceğim’ diyen belediye başkanı verdiği sözü çoktan unutmuş diyor. TOKİ’nin konutları yükselecek yıkılan evlerin yerine. Doğan yaşadıkları durumu şöyle özetliyor: “Evimizi başımıza yıkacaklar. Eşim 500 YTL maaş alıyor. ‘Size ev vericeğiz’ diyorlar. 300 YTL taksitlere versem 200 YTL ile nasıl geçinirim. Konut yapacak ama zenginlere, bize değil. Sağılık ocağına muayene olmaya gidiyoruz Başıbüyük’ten geliyoruz deyince muayene etmiyorlar.”
Kars’tan İstanbul’a göç eden 60 yaşındaki Pakize Koç, binbir emekle yaptığı evinin başına yıkılacağını gözyaşları dökerek anlattı. “Kocam inşatta çalışıyor. Nereye gideceğim bu yaştan sonra. Bu nasıl adalet” diye isyan eden Koç, oylarıyla başa gelen muhtarlarının onları yarı yolda bıraktığını söyledi.
Mahallenin sesini duyurmak için 6 Nisan’da mitinge gittiklerini kaydeden Nurten Aşık, mücadelenin birliktelikle kuvvet kazandığını öğrendiklerini 1 Mayıs’ta da seslerini duyurmak için alanlarda olacaklarını anlattı. Aşık, polislere karşı hayranlık duyan, bu içgüdüyle televizyondaki Arka Sokaklar dizi filmini sürekli takip eden çocuklarının şimdi ise polislerden nefret ettiklerini ifade etti.
‘Al çocuğunu eve kapat’
“Okuldan gelen çocuğumun önüne gaz bombası atmış polis. Al çocuğunu eve kapat diyor. Milli Eğitim okulu kapatsın, ben kapatırım çocuğu eve” diyen Nurten Aşık yaşanan olaylara isyan ediyor. Gazdan zehirlenen çocuğunu Sürreya Paşa Hastanesi’ne götürdüğünü anlatan Aşık, hastane personelinin “ Biz çocuk almıyoruz” diyerek geri çevirmeye çalıştıklarını söyledi. “Çocuğum ölüyor diyorum’ ne geziyordu sokakta’ diyorlar. Okuldan geliyor yavrum üzerinde üniforma var. Raporu bile zorlukla imzalattım” diyen Aşık, çektirilen bu çilenin artık son bulmasını istiyor.
Şermin Şenay ise eyleme katılmanın güzel bir duygu olduğunu dile getirerek mitingde yapılan anonsun mücadele azimlerini artırmak için yeterli olduğuna belirtti. Polis işgali altında yaşadıklarını kaydeden Şenay, çocuğunun psikolojisinin altüst olduğunu anlattı. Ortaöğretimde okuyan oğlunu okuldan aldığını söyleyen Şenay, polis olmak isteyen oğlunun yaşadığı korkuyu anlatarak içinde polislere karşı bir nefretin beslendiğini vurguladı. (İstanbulEVRENSEL)
Yeşim Özdemir/Eylem Lodos
www.evrensel.net