hayatının anlamlarından biri

Deri işçisi Ayhan Yanılmaz’ın hayattan üç beklentisi var. Bunlardan birincisi iki çocuğuna iyi bir gelecek kurabilmek, ikincisi tüm işçilerin hakları için mücadeleye katılması, üçüncüsü ise Fenerbahçe’nin başarılı olması.


Deri işçisi Ayhan Yanılmaz’ın hayattan üç beklentisi var. Bunlardan birincisi iki çocuğuna iyi bir gelecek kurabilmek, ikincisi tüm işçilerin hakları için mücadeleye katılması, üçüncüsü ise Fenerbahçe’nin başarılı olması. İlk iki isteğinin gerçekleşmesi konusunda bazen umutsuzluğa kapılan Ayrılmaz, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısı nedeniyle ise bir hayli mutlu. Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Chelsea ile oynadığı rövanş maçını birlikte izlediğimiz Yanılmaz’la, Fenerbahçe sevgisini ve futbol taraftarlığının hayatındaki yerini konuştuk.
Yanılmaz ile maçtan iki saat önce EMEP Tuzla İlçe Örgütü’nde bir araya geliyoruz. İş yorgunluğunu üzerinden atamadığı her halinden belli olan Yanılmaz’ın yüzünde maçın heyecanını okumak mümkün. Yanılmaz’ın Fener sevgisini bilenler, sözü hemen Fenerbahçe’nin Kayserispor karşısında aldığı tartışmalı galibiyete getiriyorlar. Bu galibiyeti içine sindiremediğini söyleyen Yanılmaz, ligin ilk yarısındaki Kayseri-Fenerbahçe maçını hatırlatmayı da ihmal etmiyor: “Orada da biz hakem yüzünden yenilmiştik. O zaman sesini çıkarmayanlar neden şimdi ayağa kalkıyorlar?” Bu maçtan bir gün sonra Galatasaray’ın Gençlerbirliği maçında aldığı tartışmalı galibiyeti anımsatarak karşı saldırıya geçmeyi de ihmal etmiyor. Söz tekrar az sonra başlayacak maça geliyor. Sahaya çıkacak 11’ler, kim nasıl oynar, hakem nasıl olur, karşı takımın gücü ve daha birçok ayrıntı konuşuluyor. Yanılmaz, Chelsea’nin güçlü bir takım olduğunun farkında ama Fenerbahçe’nin maçtan galip ayrılacağına inanıyor.

İnşaat işçiliğinden deri işçiliğine
Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde 13 yıldır deri işçisi olarak çalışan Ayhan Yanılmaz, daha önce inşaat işçiliği yapıyormuş. Beraber çalıştığı kardeşini çalıştıkları inşaatta meydana gelen kazada kaybettikten sonra bir daha inşaatlarda çalışmamaya karar vermiş. Ancak iş bulamayınca, bir iki sene daha inşaatlarda çalışmaya devam etmek zorunda kalmış. Deri sanayiinde iş bulduktan sonra da bir daha eski işine geri dönmemiş. Deri-İş Sendikası’na üye olan Yanılmaz, çalıştığı fabrikada işyeri baştemsilcisi. Deri patronlarıyla yapılan son sözleşmede de kurulan üst komitede yer almış. İşçi ve emekçilerin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’na karşı yapılan eylemlere kitlesel katılımı, işçi sınıfının haklarını geri alacağına ilişkin umutlarını artırmış. Yanılmaz, sendikaların kararlı olması halinde yasanın geri çekileceğine inanıyor. Maçı izlemek için yer bulamama sorunu olabileceği kaygısıyla sohbetimizi yarım bırakıp yola koyuluyoruz.

Maç başlıyor
Maçı, İçmeler’deki bir restoranda izlemeye karar veriyoruz. Yanılmaz, kapıdan içeri girmeden önce yanında getirdiği Fenerbahçe formasını ve şapkasını giyiyor. Maçın başlamasına daha bir saat olmasına rağmen birçok kişi televizyonun karşısındaki yerini almış. Boş masaların üzerinde ise “rezerve” yazısı duruyor. İçeride maç için yapılan özel bir hazırlık dikkat çekiyor. Fenerbahçeli olmayan çalışanlar, maçı izlemeye gelenlere ‘Chelsea fark atacak’ diye takılıyorlar. Televizyonu rahat görebileceğimiz bir masaya oturup maç saatini beklemeye koyuluyoruz. Diğer masalarda hararetli bir şekilde maçın nasıl geçeceği, “Semih mi oynasın, Kezman mı oynasın” tartışmaları yapılıyor. Yeni transfer Maldonado’nun nasıl bir futbolcu olduğu, hakem hataları, bir önceki maç vs vs... Masalarda şimdi sadece Fenerbahçe konuşuluyor. Artık maç başlamak üzere. Bu arada rezerve masaların sahiplerinin de gelmesiyle restoran tamamen doluyor. Maç kadrosunun açıklanması, tartışmaları buraya kaydırıyor. Kimisi Semih’in ilk 11’de sahaya çıkmasına sevinmiş, kimi de Semih’in sonradan oyuna girmesinin bir uğur olduğunu, bu yüzden de bu durumun şanssızlık getireceğini söylüyor. Maçın başlamasıyla birlikte heyecan da üst seviyeye ulaşıyor. Chelsea maça hızlı başlıyor ve peş peşe Fenerbahçe kalesine yüklendikçe, Yanılmaz’ın kaygıları da artıyor. Ve kaygılar haklı çıkıyor. 4. dakikada gelen gol tüm restoranı sessizliğe boğuyor. Restoranda artık Fenerbahçe’nin maçı nasıl çevireceği konuşuluyor. Yanılmaz’ın yorumu ise “ilk 20 dakika bu skorla biterse Fener’in maça ortak olacağı” yönünde. Fenerbahçe’nin biraz toparlanması, restorandakilerin yeniden hareketlenmesine neden oluyor. Fenerbahçe, Chelsea kalesine her geldiğinde içeride büyük bir gürültü kopmaya başlıyor. Gol pozisyonlarının da olmasıyla maçı izleyenlerin umudu artmaya başlıyor. Sakin şekilde maçı izlemeye başlayan Yanılmaz da, kaçan gollerle birlikte umutlanıyor, ancak herkeste olduğu gibi onda da elenmenin endişeleri artmaya başlıyor.

Sinirler geriliyor
İlk yarının 1-0 bitmesinin ardından yeni tartışma konuları, ilk yarıda yapılan hatalar ve ikinci yarıda yapılması gereken oyuncu değişiklikleri oluyor. Herkesin hemfikir olduğu konu, Kezman’ın da oyuna alınması ve çift forvetle oyuna devam edilmesi. İkinci yarı başlıyor ve ilk yarının başında olduğu gibi Chelsea oyuna atak başlıyor. Tekrar Fenerbahçe’nin toparlanması ve ataklara başlamasıyla içeride yeni bir heyecan dalgası seziliyor. Kezman’ın da oyuna girmesiyle izleyenlerin isteği yerine gelmiş oluyor ve umutlar büyüyor. Ancak istenen golün bir türlü gelmemesi sinirlerin de gerilmesine neden oluyor. Artık her atakta birileri ayağa kalkıyor, yavaş yavaş küfürler duyulmaya başlıyor. Maçın başından bu yana sakin bir şekilde maçı izleyen Yanılmaz da artık yerinde duramıyor. 87. dakikada Chelsea’nin ikinci golünün ardından ise restoran sessizliğe bürünüyor. Kalan dakikalar için de ümitler tükenmiş oluyor artık. Zaten Yanılmaz da maçı daha fazla izleyemiyor ve restoranı terk ediyor.
Maçın bitiş düdüğünün ardından içeriden Fenerbahçe'yi tebrik sesleri yükseliyor. Daha önce Avrupa kupalarından sıfır puanla ayrılan, yıllardır Avrupa kupalarında başarılı olacağız açıklamalarına rağmen hep eli boş dönen takımlarının yarı finalin eşiğinden geri dönmesine bu sefer fazla üzülmediler. Yanılmaz, 87 dakika da olsa, yaşadığı sıkıntıları bir nebze erteleyip, hayatında önemli bir yeri olan takımının maçına kaptırdı kendini. Takımının bir üst tura çıkamamış olmasına üzülmüştü, ancak yine de maçın ardından çocuklarına, ailesine döndü. Geçim derdi, işsizlik korkusu...
Gerçeğe dönmesine rağmen Yanılmaz'ın aklının bir tarafında şampiyonluk mücadelesini nasıl kazanacakları kalmış olmalı.
Ercan Karakaya
www.evrensel.net