Saldırılara karşı 1 Mayıs’ta alanlara

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri (SES) Genel Kurulu’nda AKP’nin sağlık ve sosyal güvenlik alanındaki uygulamaları ile Kürt sorununa yaklaşımının aynı zihniyetin ürünü olduğu vurgulandı.


Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri (SES) Genel Kurulu’nda AKP’nin sağlık ve sosyal güvenlik alanındaki uygulamaları ile Kürt sorununa yaklaşımının aynı zihniyetin ürünü olduğu vurgulandı. Newroz’da güvenlik güçlerinin saldırılarının kınandığı konuşmalarda, “SSGSS’yi getiren zihniyet ile Newroz’da kol kıran zihniyetin aynı olduğuna” dikkat çekildi.
SES’in 6’ıncı Olağan Genel Kurulu’nda, ilk gün öğleden sonra ve dün çalışma raporları üzerine delegeler söz aldı. Çalışma raporunu özetleyen SES Genel Sekreteri Erkan Sümer, “sağlıkta yıkım politikası” dedikleri AKP’nin sağlık politikaları sonucu, 6 yılda sağlık harcamalarının 11-12 milyar dolardan 25-26 milyar dolara çıktığını, harcamaların büyük kısmının ilaçlara ve tedavi edici hizmetlere gittiğini anlattı. Sümer, uygulanan sağlık politikaları ile çalışanları döner sermayeye bağımlı, işgücünü ucuzlatan, uzun vadede esnek, güvencesiz işçiye dönüştüren, hekim ihtiyacı yaratarak sermayenin talepleri doğrultusunda alanı piyasalaştıran, özel sağlık hizmetlerini önceleyen bir sistemin egemen olacağına vurgu yaptı.
‘Ortak örgütlenme’
Söz alan delegeler de istihdamdaki bu bölünmüşlüğe vurgu yaparak, SES ve KESK’in ortak çalışanlar yasasına, sendikalaşmanın ortaklaştırılması gereğine dikkat çektiler.
Batman delegesi Sıddık Akın, AKP iktidarının sosyal güvenlik alanındaki uygulamalarının bir başka yönüyle Kürt sorununda sürdüğünü söyledi. Newroz’da güvenlik güçlerinin saldırılarına dikkat çeken Akın, “SSGSS’yi getiren, hak arayan emekçilere saldıran zihniyet ile Newroz’da kol kıran zihniyet aynı” dedi.
Samsun delegesi Salih Güzel de sendikanın merkez bütçesinden yerellere daha cömert davranılmasını istedi. KESK’in ve SES’in mayınlı alanlara ilişkin politika geliştirmesini öneren Güzel, geniş bir alanı kapsayan mayınlı tarlaların, mayından arındırılarak, köyüne dönmek isteyenlere verilmesi için çalışılmasını istedi.
‘Mücadeleyi 1 Mayıs’a taşıyalım’
Amasya delegesi Recep Karabek de 1 Mayıs’ın, Türkiye’nin her yerinde ağırlıklı olarak SSGSS olmak üzere saldırı yasalarına karşı bir mücadeleye dönüştürülmesi için işyerlerinden bir çalışmanın örülmesinin görevleri olduğunu söyledi. Kürt sorununun çözümünün de sadece Kürtlerin değil, tüm işçi ve emekçilerin sorunu yapılarak çözülebileceğine vurgu yapan Karabek, “Kürt sorunu yüzünden üye kayıpları oluyor” şeklindeki eleştirilere katılmayarak, kayıpların sorunu doğru işleyememekten kaynaklandığını söyledi.
Eski başkanlardan Veysi Ülgen toplu görüşme sürecine yeterli müdahale edemedikleri, eylemlerin eski kitleselliği yakalayamadığı, sendika içi demokrasinin işletilmediği eleştirilerini yöneltti.
Zonguldak delegesi Bekir Yılmaz ise eleştiri mekanizmasının işletilmesi ama, omuz omuza mücadele yürüttükleri insanlara da haksızlık etmemek gerektiğini söyledi. Barış talebinin en yüksek sesle dillendirilmesi, ete kemiğe büründürülmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Ortak örgütlenmenin yolunun işyerlerinde ortak eylemlerden geçtiği” değerlendirmesini yaptı.
Van delegesi Songül Morsümbül de Newroz saldırılarının ardından merkez yönetiminin geçmiş olsun ziyaretinde bulunmamasını eleştirerek, “Emeğin en yüce günü olan 1 Mayıs’ı Newroz coşkusu ile kutlayalım” dedi.
Kayseri delegesi Orhan Karakaya, tek merkezden olan saldırılara karşı, ortak karşı koyamama sorunları olduğunu söyledi. Karakaya, işyeri temsilciliğinin işletilmesini, ortak mücadele yürütülmesini istedi.
Çalışma raporları üzerine ellinin üzerinde delege söz alarak, AKP’nin “sağlıkta dönüşüm” adı altında uygulamaya koyduğu, sağlığı tümüyle piyasa koşullarına terk eden, birinci basamağın ardından ikinci basamak sağlık hizmetlerini de özelleştirerek, üniversiteleri çökerten uygulamalara karşı, birlikte, ortak bir mücadele yürütülmesi gerektiğini söylediler.
Genel Kurul’da verilen bir önerge ile herhangi bir konuda önerge verilebilmesi için delege tam sayısının yüzde 5’i oranında (25 imza) imza aranması şartı da getirildi. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net