Eğitimciler alanlarda ‘mücadele’ dedi

Eğitim Sen’in “Eğitimciler buluşuyor” mitinglerinde AKP Hükümeti’nin saldırılarına karşı mücadele kararı çıktı. İzmir, Adana ve Van’da alanlara çıkan on binlerce eğitim emekçisi, eğitimde, sağlıkta yıkım politikalarına karşı çıktı.


Eğitim Sen’in “Eğitimciler buluşuyor” mitinglerinde AKP Hükümeti’nin saldırılarına karşı mücadele kararı çıktı. İzmir, Adana ve Van’da alanlara çıkan on binlerce eğitim emekçisi, eğitimde, sağlıkta yıkım politikalarına karşı çıktı.
Eğitim emekçileri eğitimin piyasaya açılmasına ve gerici eğitim müfredatına karşı alanları doldurdu. Adana’da yapılan mitinge Kahramanmaraş, Mersin, Niğde, Gaziantep ve Antakya’dan binlerce eğitim emekçisinin yanı sıra siyasi parti, sendikalar, demokratik kitle örgütleri de destek verdi.
Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu önünde yapılan yürüyüşle başlayan miting sırasında binlerce kişi sık sık “Sağlıkta tasarruf ölüm demektir” , “Zafer direnen emekçinin olacak” , “Mutabakat yok direniş sürüyor” ve “Parasız bilimsel demokratik eğitim” sloganları attılar.
Uğur Mumcu meydanında Tertip Komitesi adına açıklama yapan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa, “Hiç kimse alanlarda kazandığımız mücadeleyi ‘masalarda’ kaybetmemizi beklemesin. Bizler, aylardır yürüttüğümüz mücadelemize bu yaklaşımla devam ediyoruz” diye konuştu.
Önümüzdeki dönemin emekçiler için çok yoğun olduğunun altını çizen Boğa, hükümetin SSGSS’den sonra bir çok yasa ile emekçilerin bütün kazanımlarını yok etmeye yöneleceğinin altını çizerek “SSGSS’den sonra, Kamu Yönetimi Kanunu, devlet personel rejimi, istihdam paketi, kıdem tazminatının gasp edilmesi, bölgesel asgari ücret, kamu hastane birlikleri yasası gibi emeğe yönelik neoliberal saldırılar bir paket halinde getirilecek” dedi.
Genel grev zamanı
İşçilerin, emekçilerin alanlarda haykırdığı sesin yerel platformlara, emek örgütlerine yeni sorumluluklar yüklediğini söyleyen Boğa, “Yeniden Türkiye’nin bütün kentlerinin yollarını aşındırmanın, yeniden genel grev, genel direniş şiarını yükseltmenin bunu yaşama geçirmenin bugün tam zamanıdır” diye konuştu.
Eğitim Sen MYK Üyesi Ali Berberoğlu ise tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de emekçilerin kazanılmış haklarına yapılan saldırıların olduğu bir dönemden geçtiklerini belirterek, alanlarda olan binlerce emekçi ile gelecekleri daha kararlı tutacaklarını ifade etti.
Eşit, özgür, demokratik ve barış içinde yaşanılan bir ülke özlemi gerçekleşene kadar mücadelelerinin süreceğinin altını çizen Berberoğlu, örgütlü gücün birleştirilmesi için mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu.
"Yağma yok, mücadeleye devam"
İzmir'de Gündoğdu Meydanı'nı dolduran binlerce emekçi AKP hükümetinin emek düşmanı politikalarına ve siyasi kadrolaşmalarına karşı "yağma yok mücadeleye devam" dedi. Ege bölgesindeki 10 il ve ilçelerden gelen eğitim emekçileri öğle saatlerinden itibaren konak eski Sümerbank önünde toplanmaya başladılar. Eğitimcilere burada Türk-İş'e bağlı Petrol-İş ve TÜMTİS sendikalarına üye işçilerde pankart ve dövizleri ile katıldılar. ÖDP, TKP, DİP ve SDP'nin yanı sıra dergi çevrelerinin de katılımı ile kortejin ucu Konak Meydanı'na kadar uzadı. En önde taşınan "Kamunun tasfiyesine, işsizliğe, yoksulluğa, güvencesiz çalıştırmalara, anti demokratik uygulamalara hayır" pankartı eğitim emekçilerini yaşadığı temel sorunları özetliyordu.
Kortejler oluşturan kitle Birinci Kordon'dan yürüyüşe geçerken, EMEP ve TMMOB kitleye cumhuriyet meydanından katıldı. Eyleme DİSK ve TMMOB temsili düzeyde katılırken, eylemin en renkli gruplarından birisini topraklarındaki siyanürlü altın madenine karşı mücadele eden Uşak İnay Köylüleri oluşturdu.
İnay köylüleri pankartları, üzerlerinde "Biz siyanüre karşı kefenlerimizi giydik, ya siz" yazan beyaz önlükleri ve çanları ile yüzlerce kilometre öteden gelerek seslerini duyurmaya çalıştılar.
Konak'tan Gündoğdu Meydanı'na kadar süren yürüyüş boyunca sık sık, "Eğitim haktır satılamaz", "Direne direne kazanacağız", "Gerici faşist eğitime son" sloganları atılırken, Gündoğdu Meydanı'nda basın açıklamasını Eğitim Sen MYK Üyesi Sayim Gültekin yaptı. Gültekin, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Türkiye'de de emekçilerin haklarını ellerinden alan yasal düzenlemeler yapıldığını belirterek, Türkiye'de egemenlerin başrolde olduğu bir kayıkçı kavgasının sürdüğünü ifade etti. Emekçilerin kayıkçı kavgasına katılmayarak ırkçılığa, şovenizme ve gericiliğe karşı özgürlük mücadelesi vermesi gerektiğinin altını çizen Gültekin, "Ülkenin değerlerinin maskesini takıp emperyalizmin, neoliberalizmin, ırkçılığın, gericiliğin yelkenlerini şişiren emek mücadelesi ve barış kaçkınlarının maskeleri düşmüştür" diye konuştu. TMMOB ve DİSK adına birer kişinin kitleyi selamlamasının ardından miting müzik konseri ve halaylarla sona erdi.
‘Karşı çıkmaya devam edeceğiz’
Van’da miting Belediye Garajı’nda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Mitinge katılanlar, Eğitim Sen Van Şube binasının bulunduğu Cumhuriyet Caddesi’nden miting alanına kadar yürüyüş düzenledi.
Mitinge aralarında DTP Van Milletvekili Özdal Üçer, Bostaniçi Belediye Başkanı Gülcihan Şimşek, Van Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri ile Eğitim Sen Ağrı, Muş, Kars, Iğdır Şubeleri katıldı.
Mitingin açılış konuşmasını yapan Eğitim Sen Van Şube Başkanı Lezgin Botan, Türkiye’nin içinde bulunduğu şiddet ve kaostan en çok emekçilerin etkilediğini söyledi.
DTP Van Milletvekili Özdal Üçer ise emeğiyle çalışanların sömürüldüğünü ifade ederek “Bunlara karşı KESK ve Eğitim Sen mücadele ediyor. Türkiye’nin demokratikleşmesi için tüm gücüyle mücadele ediyor ve katkı sağlıyor. Eğitim Sen anadilde eğitim istediği için kapatılmaya çalışılıyor. Ama emekçiler ve halkımız buna karşı gelerek oynanan oyunu boşa çıkarttı” dedi.
Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, AKP’ye kapatılma davası açıldığı zaman Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘bu milli iradeye müdahaledir’ sözüne atıfta bulunan Dinçer, “Acaba DTP’ye ve Eğitim Sen’e kapatılma davası açıldığı zaman milli iradeye müdahale değil mi? Emekçilerin hakları yapılan yasalarla elinden alınıyor. Buna karşı durmak için meydana çıktık ve çıkacağız” dedi. (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)
www.evrensel.net