yalandan kim ölmüş!

  • Kamuoyu birkaç gündür Başbakan Erdoğan’ın kendisine “Anadilde eğitim hakkı her ülkede var”


    Kamuoyu birkaç gündür Başbakan Erdoğan’ın kendisine “Anadilde eğitim hakkı her ülkede var” diyen Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu’na “Yalan söylüyorsun” diye agresif bir şekilde çıkış yapmasını tartışıyor. Neymiş, Başbakan bunu huy edinmiş, geleni gideni azarlıyormuş:
    - Dağılın ulen, ben Başbakanım, ben ne dersem o olur!
    Aslına bakarsanız Başbakanın bu tür çıkışlarını o kadar büyütmemek gerekir! Dünyanın her tarafında böyle şeyler oluyor! Çiftçi olayını hatırlayın bir kere! Ne yani, bütün zamanını memleketin sorunlarını çözmek için harcayan birine, bir çiftçi tarafından protesto edilmek yakışıyor mu? Üstelik çiftçi anasını da almış gelmiş! Ne yani, Başbakan, “Anan burada kalsın, kendin git” mi diyecekti! Üstelik bu tür yaşanan şeyler sadece bize özgü de değil ki... Benzer bir olay Fransa’da da yaşanmış. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy tarım fuarında kendisini tersleyen bir vatandaşa “Çek arabanı dingil” demişti! Bizim çiftçi de arabası ile gelseydi Başbakan da öyle derdi! Bizde herkesin kullanacak arabası olmadığı için Sayın Başbakan mecburen “Ananı da al git” demiş, ne var bunda?
    Ne demiş Başbakan: “Yalan söylüyorsun!”
    Kime demiş? Diyarbakır Barosu Başkanına! Niçin demiş? Anadilde eğitim hakkı her ülkede var, dedi diye! Sayın Başbakan biliyor da konuşuyor! İran’da var mı? Yok! Başkent Tahran’da her üç kişiden birisi Azerice konuşuyor ama anadilde eğitim hakları yok. Şimdi biri çıkıp bana, “Ama biz İran değiliz ki, bizim hem laik, hem de cumhuriyet ilkelerine sıkı sıkıya bağlı bir Başbakanımız var” diyebilir! Ne diyeyim, yalan söylüyor!
    Kaldı ki koskoca bir ülkenin Başbakanı birine “Yalan söylüyorsun” diyorsa doğru söylüyordur! Koskoca Başbakan yalan mı söyleyecek! O değil miydi ilk seçim propagandasında “Dokunulmazlıkları kaldıracağım” diyen! Bakın kaç sene geçti, kimse kimseye dokunabiliyor mu? Haydi bakayım gücünüz yetiyorsa bir tane milletvekiline ya da bakana dokunun! Bu ülkede vay mı ki deprem ya da sel felaketi olmasın! Hemen Başbakan çıkıp “Yaralar en kısa sürede sarılacak” demiyor mu? Söyleyin bakalım bu ülkede yarası sarılmayan kaç tane felaketzede var! Altı ya da yedi ay önce “Türban öncelikli meselemiz değil” diyen kendisi değil miydi? Cumhurbaşkanını uzlaşı ile seçeceğim deyip de herkesin uzlaştığı Sayın Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı seçen kendisi değil mi? 22 Temmuz seçimleri sonrasında parti binasının balkonuna çıkarak “Ben Türkiye’nin Başbakanıyım” deyip de ilk fırsat da gazeteci Bekir Coşkun’a “Beğenmiyorsan çek git” diyen de kendisi değil miydi? Görüyorsunuz işte, Başbakan ne dediyse yapmış! Öyle yalan yanlış şeyler söyleyip de adamı yalancı çıkartmayın! Ayıp ayıp!
    Veli Bayrak [[email protected]]
    www.evrensel.net