Fotoğraf: AA

Gerçekçi olmayan sosyalist olamaz

Tiyatro yönetmeni, yazar, çevirmen Yılmaz Onay, dostları ve öğrencileriyle 50. sanat yılını kutladı


Evrensel Basım Yayın ve Türkiye Yazarlar Sendikası, Yılmaz Onay’ın 50. sanat yılını Muammer Karaca Tiyatrosu’nda gerçekleştirdiği etkinlik ile kutladı.
Yönetmen, yazar ve çevirmen Yılmaz Onay’ın 50. sanat yılında, tiyatronun ve edebiyatın onunla kat ettiği yolu izlemek, bu yolda birikenleri ve çoğalanları anımsamak için Hayat Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu, Genco Erkal, Rutkay Aziz, Ömer Özgenç, Orhan Alkaya, Nurettin Özsuça, Gülsen Tuncer, Vecdi Sayar, Tamer Levent, Tevfik Taş, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Kamil Tekin Sürek, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan’ın da aralarında bulunduğu bir çok tiyatrocu, gazeteci, yazar, akademisyen, siyasi parti temsilcisi biraraya geldi.
Sunuculuğunu Gizem Erden ve Çağlar Yiğitoğulları’nın yaptığı etkinlik, Yılmaz Onay’ın hayatını anlatan ‘Gerçekçi Olmayan Sosyalist Olamaz’ başlıklı sinevizyon gösterimi ile başladı.
Eleştiri karşısındaki tutumu
İlk konuşmayı yapan Aydın Çubukçu, Yılmaz Onay’ın 50 yıl boyunca inatçı ve sabırlı bir çalışma ile bildiği ve öğrenilmesini gerekli gördüğü her şeyi, güzel ve etkili bir biçimde anlatmaya çalışmasından dolayı her şeyden önce bir öğretici olduğunu dile getirdi. “Yazardır, yönetmendir fakat bence Yılmaz Onay her şeyden önce bir düşünürdür. Adı gibi Yılmaz, yılmadan usanmadan, bıkmadan, hak bildiği yolda, sabırla ve inatla her bir kilometre ötesini eli ile döşeyerek, uzun bir yol kat etti ve bugüne kadar, onurundan ve duruşundan hiç ödün vermeden bizlere bildiği her şeyi yeniden ve yeniden öğreterek geldi” diyen Çubukçu, Yılmaz Onay’ın kişiliğini en iyi özetleyenin eleştiri karşısındaki tutumu olduğunu ifade etti.
Onay’ın yersiz hatta cahilane eleştiriler karşısında dahi öğretici olmanın sorumluluğunu duyup, haklı olmanın güveni ile örnek bir tutum sergilediğini belirten Çubukçu, “Eleştiriyi sonuna kadar dinlemiş, acaba öğrenilecek bir şey var mı diye sabırla beklemiş ve cevabını yazmıştır. Eleştiriden asla kaçmamıştır, alınganlık ve yılgınlık da göstermemiştir” diye konuştu.
Onay’ın aynı zamanda bir örgütçü de olduğuna dikkat çeken Çubukçu, “İnandırıcı olmak ve yerinde ve zamanında müdahaleler yaparak, bildiğini güzel ve etkili bir biçimde aktarmak çabası içinde olmak, bir örgütçünün duyarlılığı ile mümkündür” dedi.
İnsan kendi yüzünün tanrısıdır
Oyuncu ve Yönetmen Rutkay Aziz ise, Yılmaz Onay’ın yaptığı çevirilerde, özellikle Bertolt Brecht ile unutulmaz eserlere imza attığını belirterek, “Böylesine dostluk ve arkadaşlığın yeri doldurulamaz. Ölümsüz bir insandır benim için. Küçük Adam Ne oldu sana adlı tiyatro oyununda onunla beraber çalışmaktan dolayı mutluyum” dedi.
İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, Yılmaz Onay’ın edebiyat dünyasında saygın yer alışının dışında, bu etkinlikte de yeniden hatırlanmasının önemli bir nokta olduğuna dikkat çekti.
Türkiye Yazarlar Sendikası Sekreteri Tevfik Taş, “İnsan kendi yüzünün tanrısıdır. Bu dünyanın sanatın aydınlığı ile değişeceği, bunun tek adının örgütlenme olduğu fikrinin savunucularından biridir Yılmaz Onay” dedi.
Yılmaz Onay’ın asistanlığını yapmış olan Bengi Heval Öz, Yılmaz Onay’ın sözlerini yazdığı ve Nurettin Özsuça’nın bestelediği, ‘Küçük Adam Ne Oldu’ sana adlı oyundan ‘Küçük Adam’ ve ‘Ekonomi Tıkırında’ adlı şarkıları Derya Aslan ile beraber seslendirdi.
Yılmaz Onay’ın yönettiği Nazım Hikmet’in ‘Yusuf ile Menofis’ adlı oyuna canlı müzik yapan Ömer Özgenç de gitarıyla Nazım Hikmet’ten şarkılar söyledi. Ruhi Su Dostlar Korosu ise Yemen Türküleri ile etkinliğe renk kattı.
Etkinliğin sonunda, Yılmaz Onay eşi Yurdanur Onay ile birlikte 50. yıl pastasını kesmesinin ardından etkinlik kokteyl ile sona erdi. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net