‘Vedat Kurşun serbest bırakılsın’

Şimdiye kadar hakkında 520 dava açılan Azadîya Welat gazetesi üzerindeki baskılar devam ederken, gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vedat Kurşun ise yaklaşık 3 aydır cezaevinde tutuluyor.


Şimdiye kadar hakkında 520 dava açılan Azadîya Welat gazetesi üzerindeki baskılar devam ederken, gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vedat Kurşun ise yaklaşık 3 aydır cezaevinde tutuluyor. Türkiye’de günlük Kürtçe yayın yapan tek gazete olan Azadîya Welat gazetesi gün geçmesin ki dava konusu olmasın veya toplatılmasın.
5 Şubat 2008 tarihinde Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, “haberler yoluyla örgüt propagandası yapmak”, “basın yolu ile örgüt adına eylem talimatı vermek” iddiasıyla tutuklanan ve üçüncü kez hakim karşısına çıkan Azadîya Welat Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Vedat Kurşun tahliye edilmedi. Kurşun’un tahliye edilmemesine tepki gösteren siyasetçi ve yazarlar, sorunun Kürt dili üzerindeki baskılardan kaynaklandığını belirttiler.
Herkes için basın özgürlüğü
Diyarbakır Güneydoğu Gazeteciler Derneği’nde, aralarında DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, Avrupa Parlamentosu Milletvekili Feleknas Uca, Uluslararası Pen üyeleri, Yazar Ragıp Zarakolu’nun bulunduğu çok sayıda kişi bir araya gelerek Vedat Kurşun’un tutuklanmasını ve Azadîya Welat gazetesine yönelik baskıları protesto ettiler. Burada bir açıklama yapan Zarakolu, yayınlama özgürlüğünün Türkiye’de çok ciddi bir tehdit altında olduğunu, Erdoğan hükümetinin militarizmin etkisiyle Terörle Mücadele Kanunu’nda yaptığı değişikliklerle muhalif basının ciddi bir tehdit altına girdiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürekli olarak gazeteler kapatılmaktadır ve Kürt basını yayın yapamaz hale getirilmiştir. Türkiye’de ‘90’lı yıllarda yaşanan fiili savaş sürecinden daha fazla bir baskı ile karşı karşıya kalmaktadır Kürt basını. Bunlardan en fazla etkilenen, en fazla baskı gören Azadîya Welat gazetesi olmuştur. Gazete çıkarmak bile artık imkansız hale getirilmiştir.”
Zarakolu, Kürt basınına yönelik açılan davaların artık Guinness Rekorlar Kitabı’na girebilecek bir düzeye vardığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Vedat Kurşun’a tutuklama önleminin alınarak cezaevine gönderilmesi son derece haksız bir tutumdur. Kurşun’un tutukluluk hali 3 ayı bulmuş bir vaziyettedir. Vedat’ın serbest bırakılması ve yapılacak yasal değişikliklerle başta Kürt basını olmak üzere muhalif basın önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir.”
Vedat Kurşun’un tutuklanmasına tepki gösteren Avrupa Parlamentosu Milletvekili Feleknas Uca ise özgürlüğün sadece Vedat Kurşun veya Kürt basınına değil, herkes için gerekli olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Hangi ırktan, hangi dinden, hangi milletten olursa olsun özgürlük herkes için gereklidir. Gazeteye verilen cezalar sadece basın özgürlüğüne değil aynı zamanda anadil özgürlüğüne de verilmiştir. Bu yüzden diyoruz ki; Vedat Kurşun serbest bırakılsın.”
Vedat Kurşun’a destek verenlerden Kürt Yazar Arjen Ari ise Azadîya Welat gazetesine yönelik baskılara sessiz kalınmaması gerektiğini belirerek, Vedat Kurşun’un kimseye kurşun sıkmadığını, gazetede yazdıklarından dolayı tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, tutukluluk halinin son bulmasını ve anadil özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

Kurşun, örgüt adına suç işlemekten yargılanıyor

Azadîya Welat gazetesinin 12 Eylül 2007-12 Ağustos 2007 döneminde yayımlanan 13 sayısında, örgüt görüşleri doğrultusunda yayın yaptığı, gazetecinin “örgüt propagandası yapma kastını aşarak örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği” ve “basın yolu ile örgüt adına eylem talimatı vermek” gerekçesiyle, her bir propaganda suçundan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğini savunan savcılık, suçlamaya gerekçe olarak gazete sayılarında, hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan için “Kürt halk önderi”, “KCK önderi”, “Sayın Öcalan”, “Önder Apo” sıfatları kullanılmasını, PKK’ye bağlı HPG’liler için “HPG gerillaları” olarak söz edilmesini gösterdi.

Kanun önünde eşitlik...

Türkiye’nin tek Kürtçe günlük yayın organı olan gazetenin sorumlu yazı işleri müdürünün tutuklu olduğunu ve hatta Türkiye’deki tek tutuklu sorumlu yazı işleri müdürü olduğunu belirten Kurşun’un avukatı Servet Özen, gazetelere maddi cezalar kesilebileceğini ama sorumlu yazı işleri müdürünü tutuklamanın tedbiri aşan bir durum olduğunu belirtti.
Kurşun’un avukatlarından Meral Danış Beştaş da “Perihan Mağden’in, Avni Özgürel’in ve hatta İlhan Selçuk’un beyanları suç olmuyor, ama müvekkiliminki suç oluyor. Kanun önünde eşitlik denen bir şey var” dedi.
Mehmet Çakmakçı
www.evrensel.net