Vatandaşı düşündü davalık oldu

Dikili’nin SHP’li Belediye Başkanı Osman Özgüven’in halktan yana uygulamalarına Sayıştay’dan dava geldi. Halkın kullandığı suyun 10 tonuna kadar ücret almayan başkanın görevini kötüye kullandığı iddia edildi.


Dikili’nin SHP’li Belediye Başkanı Osman Özgüven’in halktan yana uygulamalarına Sayıştay’dan dava geldi. Halkın kullandığı suyun 10 tonuna kadar ücret almayan başkanın görevini kötüye kullandığı iddia edildi. Ücretsiz su ve diğer “ezber bozan” uygulamalarının ‘sosyal belediyecilik’ anlayışının gereği olduğunu belirten Özgüven, bu suçu işlemeye devam edeceğini söyledi. Özgüven, rantiyecilik ve özelleştirmecilikte birbiriyle yarış eden belediyecilik anlayışına karşı uyguladığı halktan yana belediyecilik ile kimilerine göre “Dikili’nin Castrosu”, kimileri için ise “asılacak adam” durumunda…
Bir ödül, bir dava
Şehir ve Başkan dergisinin yılın belediye başkanları ödül töreni bu yıl Dikili’de yapıldı. 600’ün üzerinde gazeteci arasında yapılan anketler sonucu çeşitli alanlarda yılın belediye başkanı seçilen 16 il, ilçe ve belde belediye başkanları, ödüllerini Dikil Mysia Otel’de yapılan törenle aldılar. Törenin gerçekleştirildiği Dikili’nin Belediye Başkanı Osman Özgüven de “Sosyal ve Kültürel Hizmetler” dalında yılın belediye başkanı ödülünü aldı. Özgüven, bu ödülü aldığı sıralarda hakkında açılan dava nedeniyle ülke gündeminin en ön sıralarında yer alıyordu. Ödül aldığı ‘sosyal hizmetler’ dalı başkanın başına iş açmış, hakkında “görevi kötüye kullanma” iddiası ile soruşturma başlatılmasına neden olmuştu. Başkan, halka bedava su sağladığı gerekçesiyle dava ediliyordu. Halkın kullandığı 10 ton suya kadar ücret almayan başkan, bir anlamda uyguladığı ‘sosyal belediyecilik’ nedeniyle cezalandırılmak isteniyordu. Bedava suyun yanı sıra öğrencilere ücretsiz ulaşım, 1 YTL’ye sağlık hizmeti ve belediyenin fırınlarında Türkiye’nin en düşük fiyatına ekmek satışı gibi halkın yararına olan sosyal belediyecilik uygulamaları, başkanın diğer potansiyel suçları arasında.
Uygulama devam edecek
Sosyal ve kültürel hizmetler dalında yılın belediye başkanı ödülünü aldığı törenlerde görüştüğümüz Başkan Özgüven, açılan dava ile ilgili “Henüz dava görülmüş değil, ama biz 10 ton suyu halka bedava vermiyoruz. On tondan sonra, örneğin 11 ton kullanıldığında 11 ton parası alıyoruz. Küresel ısınmanın gündemde olduğu günümüzde, suyun daha tasarruflu kullanılmasına dönük bir uygulama bu. Uygulamayı devam ettiriyoruz” diye konuştu. Özgüven, yasalarda belediyenin bedava hizmet vermesinin önüne geçen maddeler olduğunu, bunların değiştirilmesi gerektiğini belirterek, yargıdan olumsuz bir karar çıkması durumunda 20 ton suyu 5 kuruşa vermek gibi bir çözüm üreteceklerini de dile getiriyor.
Türkiye’nin en ucuz ekmeği
İş başına geldikten sonra Dikili’nin daha yaşanılır bir ilçe olabilmesi için savunduğu sosyal belediyecilik anlayışı gereği birçok uygulamalar gerçekleştiren Özgüven’in, halkın yararına olan bir diğer uygulaması ise Türkiye’nin en ucuz ekmeğinin belediyeye ait fırınlarda satışı olmuş. Henüz ucuz ekmek satışı ile ilgili bir davanın olmadığını söyleyen Özgüven, halkın bir dilim ekmeğe muhtaç olduğu yokluk ve yoksulluk koşullarında ucuz ekmek satışının belediyelerin görevi olduğunu dile getiriyor. Belediyeye ait fırının modernize edilmesinin ardından 225 gram ekmeği piyasada 40 kuruş iken 25 kuruşa verdiklerini ve günde 10 binin üzerinde ekmek sattıklarını aktaran Özgüven, “Ekmeği halka ucuz veriyoruz, ama bunun için hiçbir şekilde zarar etmiyoruz. Zarar etmediğimize göre ekmeği herkes bu fiyata verebilir” diye konuştu.
1 YTL’ye sağlık hizmeti
Dikili’de belediyenin yeni fırını halka ucuz ekmek sağlarken eski fırın da elden geçirilip, içine modern tıbbi cihazlar yerleştirilerek sağlık merkezi haline dönüştürülmüş. Sağlık merkezinin bir doktor, bir röntgen uzmanı ve laboranttan oluşan üç kişilik ekibi yılda 12 bin hastaya şifa dağıtıyor. Parası olmayandan ücret alınmayan merkezde muayene ücreti 1 YTL, röntgen çekimi 6 YTL’ye yapılıyor. AKP Hükümeti’nin, sağlığı piyasalaştırılmaya dönük SSGSS Yasası’nı bir an önce çıkarmak için Meclis’i gece gündüz çalıştırdığı günlerde Dikili’de var olan böyle bir uygulama hükümetin sağlık politikalarına da yanıt niteliğinde. “Sağlık önemli sorun” diyen Başkan Özgüven, bu konudaki görüşlerini de şöyle ifade ediyor: “Günümüzde ne kadar paran varsa o kadar sağlık anlayışı yerine, sağlığın herkese eşit olarak götürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Hatta sağlığın ücretsiz olması gerektiğine inanıyoruz. Bu inançlarımızı uygulamaya çalışıyoruz.”
35 YTL’ye jeotermal
Jeotermal kaynaklar üzerinde bulunan Dikili’nin ısınma ve sıcak su ihtiyacını bu kaynaktan yararlanarak gidermesi için yoğun bir çaba içinde olduklarını belirten Özgüven, şu ana kadar 2 bin konuta jeotermal bağladıklarını dile getiriyor. Benzer jeotermal uygulamalar Balçova ve Salihli gibi ilçelerde binlerce doları bulan maliyetlerle evlere götürülebilirken, Dikili’de bu hizmetin bedeli ise aylık 35 YTL! Diğer uygulamalarda olduğu gibi Dikili’deki jeotermal uygulamalarda da kamusal yararın ön plana çıktığı ilk bakışta göze çarpıyor. Özgüven, “Klasik belediyecilik anlayışından çıkmak gerekiyor. İşsizlik, istihdam sorununu çözmek, biraz olsun ekonomilerine katkı sağlayabilmek önemli. Bunun için çalışıyoruz. Yani biz birilerine çıkar sağlamıyoruz ki. Toplu olarak tüm insanlarımıza bunu uyguluyoruz” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
Özer Akdemir
www.evrensel.net