Artık pirinci kuyumculardan alacağız

Her sabah fabrikada işbaşı yapmadan önce, on dakikalık bir zamanımız vardır. İlk gelen oturur, arkadaşları bekler.


Her sabah fabrikada işbaşı yapmadan önce, on dakikalık bir zamanımız vardır. İlk gelen oturur, arkadaşları bekler. Her gelen değişik bir konuyla gelir. Bugün arkadaşlardan biri önce günaydın sonra “Biliyor musunuz artık pirinci kuyumculardan alacağız.” dedi. İlk başta espri gibi gelen bu söz düşündürmeye başlattı. Başka bir arkadaş da “Birgün din-ırk savaşları değil sadece fakir zengin savaşları olacakmış” dedi. Olması gereken de bu değil mi dedim. Çok şaşırdı. “Olur mu zenginler fakirleri ezer geçer.” Diğer bir arkadaşım da “Çok olan biziz işçiler”. Gerçek olanın din-ırk savaşları değil fakir zengin savaşı olduğunu bir anlasak ezecek olan biziz dedim.
Sonra arkadaşlarıma din-ırk savaşlarının, mezhep çatışmalarının bizi ayırmak olduğunu ve asıl olanın sınıf çatışması olduğunu anlatmaya çalıştım. Bir süre sonra o kadar güzel hak verdi ki.
Şimdi 1 Mayıs’ı hayal ediyorum. Bütün dinlerden ırklardan dünyanın her yerinden işçiler alanları doldurmuş. Düşünürken bile heyecanlandığımı hissediyorum. Maalesef işçi bayramında on dört yıllık işçi olarak 23 Nisanlarda, 19 Mayıslarda tatil yaparken kendi bayramımda 1 Mayıs işçi bayramında çalışmak zorunda bırakılıyorum. Dört sene önce 1 Mayıs’a gittiler diye işten çıkarılan arkadaşlarımla gözdağı verilmişti. Çok isterdim alanlarda olmayı.1 Mayıs işçi bayramını anlamına uygun kutlamayı. Maalesef çalışıyor olacağım. Tüm işçi arkadaşlarıma selam.
Eylem Göl (Pendik/İSTANBUL)
www.evrensel.net