1 Mayıs SSGSS’ye karşı mücadele günü olsun

Emek Platformunun Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısı’na karşı verdiği mücadeleyi takip eden örgütsüz işçiler, bu yıl ki 1 Mayıs’ın sosyal güvenlik yasa tasarısına karşı mücadele günü olmasını istiyor.


Emek Platformunun Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısı’na karşı verdiği mücadeleyi takip eden örgütsüz işçiler, bu yıl ki 1 Mayıs’ın sosyal güvenlik yasa tasarısına karşı mücadele günü olmasını istiyor. İşçiler 1 Mayıs’ta tüm emek ve demokrasi güçlerinin birlik olması gerektiğini düşünüyor.
1 Mayıs yaklaşırken işçilerin birlik mücadele ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu söyleyen Pendik ve Kurtköy sanayi bölgesinde çalışan işçiler, yaşam koşullarının hükümetin iddia ettiğinin aksine son derece kötüleştiğini, hükümetin işçileri hiç düşünmediğini dile getiriyorlar. Kurtköy sanayi bölgesinde çalışan işçiler son dönemdeki gelişmelerden de şikayetçi.
Hayal bile edemiyoruz
10 yıldır polyester fabrikalarında işçilik yapan Sebahattin Mert (33) “Eskiden işe başladığımızda sigortayı çok önemserdik çünkü emekli olma hayalimiz vardı ama işimdi bunu hayal bile edemiyoruz. Çünkü hükümetin en son çıkarmaya çalıştığı yasa buna engel” diyor. Hükümetin yasayı çıkarmakta ısrarlı olduğunun altını çizen Mert, “1 Mayıs’ta bütün halkın bu yasaya karşı çıkması gerekiyor. Biz 1 Mayıs’a katılamıyoruz işten dolayı. Bence bu yılki 1 Mayıs çok önemli çünkü sosyal güvenlik yasası bizi çok etkileyecek” şeklinde konuşuyor.
Şimdiye kadar hiç 1 Mayıs’a katılmadığını söyleyen Erol Nergis, “İşçilerin pek 1 Mayıs’tan haberi olmuyor. O yüzden işçilere 1 Mayıs’ı anlatmak gerekiyor” dedi. “Mesela bu AKP’nin çıkartmaya çalıştığı yasaya karşı yapılan eylemleri işçi arkadaşlar destekliyorlar çünkü yasanın kendilerini de etkilediğini biliyorlar. Ama daha fazlasını yapamıyorlar” ifadelerini kullanıyor Nergis. Nergis, “Televizyonda görüyoruz bazı sendikalar hükümetle uzlaşıyor, bazıları yasaya karşı çıkmaya devam ediyorlar. Yani birlik yok. Böyle olunca işçi de ne yapacağını şaşırıyor. Böyle olmamalı. İnşallah 1 Mayıs’ta birlik olunur” diye konuşuyor.
1 Mayıs’a katılmak isterdim
“Hayat şartlarımız her geçen gün daha kötüye gidiyor. Aldığımız ücretle ay sonunu getiremiyoruz. Bunlar yetmezmiş gibi emeklilik yaşını artırmak için uğraşıyorlar. Zaten artık kimse emekli olacağım diye çalışmıyor, sadece karnımızı doyurmak için çalışıyoruz” diye söze başlayan Ender Yaş, yazın düğün yapmayı planladığını ama bu maaşla nasıl yapacağını bilemediğini belirtiyor. Yaş şöyle devam ediyor konuşmasına, “1 Mayısın tatil olması lazım çünkü işçiler o gün çalışıyorlar kimse katılamıyor, biz de çalışacağız. O gün 1 Mayıs’a katılamayacağız ama katılmak isterdim.”
İşçiler hükümetten şikayetçi
Ufuk Zorlu iki senedir aynı fabrikada çalıştığını işyerinde asgari ücretten 15 YTL fazla aldığını söyleyerek ekonomideki iyileşmenin kağıt üzerinde olduğunun altını çiziyor. Yeni girenlere bu dönem zam yapılmadığını, ekonominin hükümet tarafından kılıfına uydurulduğunu düşünüyor Zorlu. Daha önce hükümet için farklı düşünen Zorlu, hükümetin çıkardığı yasalar ve ekonomik iyileşmenin kendilerine bir getirisinin olmadığını gördükten sonra fikrinin değiştiğini belirtiyor. Eylemlerin haklı olduğunu, işçilerin haklarını korumaya çalışmasının doğal olduğunu söyleyerek 1 Mayıs’a katılmak istediğini anlatıyor.
Geçinmek zor
Gökhan Mutlu 500 YTL maaş aldığını, 2 çocuğu olduğunu ve 300 YTL kira vererek nasıl geçinebileceğini soruyor. Hükümetin kendini kurtarmaya çalıştığını, işçileri düşünmediğini ifade ediyor Mutlu. “Alım gücü çok zorlaştı, gıda ürünleri sürekli zamlanıyor, Başbakan oğlundan borç alıp bize yardım etsin. Gemi alabildiğine göre parası vardır” diyen Mutlu birlik olmak, mücadele etmek zorunda olduklarını ve 1 Mayıs’a katılacağı belirtiyor.
12 saat çalıştığını ancak doğru dürüst para kazanamadığın belirten Erkan Duran ise hükümetin yalan söylediğini, ekonominin iyiye gitmediğini, kendilerinin hiçbir şey görmediğini söyleyerek, biz ekmeğimizin derdindeyiz onlar kendi derdinde diye konuşuyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Serkan Tan - Deniz Göl
www.evrensel.net