Malatya ‘davası’ yerinde sayıyor

Malatya’da Zirve Yayınevi’nde biri Alman 3 kişinin öldürüldüğü katliamın üzerinden bir yıl geçti. Yaşları 19-21 arasında değişen 5 kişinin suçüstü yakalandığı cinayetin ardından bir yıl geçmesine karşın, pek de yol alınamadı


Malatya’da Zirve Yayınevi’nde biri Alman 3 kişinin öldürüldüğü katliamın üzerinden bir yıl geçti. Yaşları 19-21 arasında değişen 5 kişinin suçüstü yakalandığı cinayetin ardından bir yıl geçmesine karşın, pek de yol alınamadı. Katliam davasında sanıkların dinlenmesine yeni yeni geçilmeye başlanırken, davanın başından bu yana mağdurların avukatlarının talepleri mahkeme heyeti tarafından sürekli reddedildi. Mahkeme heyetinin, “tarafsızlığını yitirdiği” için değiştirilmesi talebinin akıbeti de pek farklı olmadı.
Davaya bakan Malatya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, hafta başında yapılan duruşmada mağdur avukatlarının taleplerini tartışmalı gerekçelerle yine reddetti.
İlginç gerekçeler!
Heyet, mağdur avukatlarının taleplerini şu gerekçelerle reddetti:
lYayınevine saldırı olacağına yönelik ihbar mektubu için ne gibi işlemler yaptığının sorulması: İstemin davayla doğrudan ilgisi olmayan, ilgili memurların görevi ihmal ya da görevi kötüye kullanma suçunun araştırılması niteliğinde olduğundan reddine.
lİçişleri Bakanlığı’nın emniyet görevlileri hakkındaki idari raporunun istenmesi: Yargılama konusu eylemler ya da sanıklar ilgisi kurulamadığından reddine.
lSim kartlarını çok sayıda telefonda kullanan sanıkların davranışlarının anlamının çözülebilmesi için söz konusu telefonların sahiplerinin bulunmasına, telefonlarından kimlerle görüşme yaptıklarının araştırılmasına: İstem, dava dışı kişilerin özel yaşamına ilişkin aleniyete dökülmesi sonucunu doğuracağından reddine.
lOtopsi fotoğraflarının mağdur avukatlarına verilmesi: Delil olanın fotoğraf değil, otopsi raporu olmasından dolayı reddine.
Mahkeme, savcılığın, sanıkların başka örgütle bağlantısı olup olmadığı konusunda İçişleri Bakanlığı’ndan bilgi istenmesi ise ara kararında yanıtsız bıraktı.
Arka planı ortaya çıkarılsın
Malatya’da bulunan kitle örgütleri, geçen zamana rağmen katliamın arka planınıdaki güçlerin açığa çıkarılmadığına dikkat çekerek, katliamın üç-beş gencin işi gibi gösterilmeye çalışıldığını kaydetti.
İnsan Hakları Derneği Malatya Şube Başkanı Şenel Karataş, “Türkiye’nin demokratikleşmesi, sırlar perdesinin kalkması açısından bu davayı bir turnusol kağıdı olarak gördük” dedi. Yaşananların ülkede kışkırtılan milliyetçi şoven yaklaşımın sonucu olduğunu ifade eden Malatya KESK Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Cengiz Karabay da “Bu cinayetleri bu ülkenin çatışma ortamından faydalanan çevrelerin örgütlenmesi olarak değerlendiriyorum” dedi. Emek Partisi İl Başkanı Necdet Bali ise “Yargı süreci bu cinayeti işleyenlerin sorumlularını bulmaktan öte, cinayeti bu gençlerin nasıl işlediği, hangi tahriklere dayandığı, hunharca katledilen 3 insanın yapmış oldukları üzerinde duruluyor” diye konuştu. (Malatya/EVRENSEL)

Malatya’daki ‘kilit isim’ ‘tehditten’ tutuklandı
Malatya’da katliamın bir numaralı sanığı Emre Günaydın’ın azmettirici olduğunu öne sürdüğü ve “Bize devlet desteği sağlayacak” dediği Bülent Varol Aral, Adıyaman Emniyet Müdürü’nü tehdit suçundan cezaevine gönderildi. Hizbullah militanı olduğu ileri sürülen ve daha önce “Sokakta buldum” dediği bir Kalaşnikof’la tutuklanan Bülent Varol Aral’ın ismi Malatya katliamı dosyasına davanın bir numaralı sanığı Emre Günaydın’ın ifadesiyle girmişti. Günaydın, Bülent Varol Aral’ın “Size devlet desteği sağlarız” vaadiyle, misyonerlere karşı eylem yapmalarını istediğini öne sürmüştü. Silah davasından tahliye olduktan sonra ortaya çıkan Bülent Varol Aral’ın kısa süre önce tutuklanarak Adıyaman F Tipi Cezaevi’ne konduğu öğrenildi.
Derya Karaçoban
www.evrensel.net