Hayatımıza sahip çıkalım

Bu sabah Evrensel’imi almak için her zaman gittiğim büfeye gittim nitekim aldım da fakat parayı öderken gözüme kasanın üstünde duran bir kumbara çarptı!.


Bu sabah Evrensel’imi almak için her zaman gittiğim büfeye gittim nitekim aldım da fakat parayı öderken gözüme kasanın üstünde duran bir kumbara çarptı!. Üzerinde de “az yardım birikerek çok hayat kurtarır” gibisinden bir şey yazıyordu. Paramı ödedim çıktım büfeden bir yandan da düşüne koyuldum artık bu kumbaralar Bursa’da hemen hemen her dükkanda görmek mümkün kimdir bu adamlar? Soru buydu kafamı kurcalayan. Peki cevap? E oda basit cemaat. İnsanların paralarını bugüne kadar sözde yardım diye böyle toplamadılar mı ve de iyi de para topladılar doğrusu. Bu yolla ne de olsa bir nevi cennetten toprak satın almak sevap almak diyelim biz buna.
Sonra bizim kumbaralar geldi aklıma “HAYAT’A HER GÜN 1 LİRA” slogan güzel de neden bunlar bu kadar hafif ya da onlarınki gibi hızlı bir ivme ile ağırlaşmıyor. Farklı sonuçlar üretmek mümkün. Bunların birincisi galiba bizim kutu iyi değil bak onlarınki nasıl da janjanlı, parlak, adamın bir ışık takmadığı kalmış üzerine böyle etrafına sarıp hani şu yanıp sönenlerinden. Yok dedim sonra bu olamaz bizimki de gayet yakışıklı bir kutu. Başak sarısı çizgilerde hoş, tasarım güzel . Hıı demek ki bu değil. Peki hocam nedir yani fark? Onun üstünde sadaka veren Allah’ın merhametini fazlasıyla kazanır yazıyor bizimkinde HAYAT TELEVİZYONU YENİ BİR HAYAT YENİ BİR DÜNYA ÖZLEYENLER İÇİN! Ya birisi bu dünya için yardım topluyorken biri öteki dünya için topluyor. Nedir bu bizim dünya? sınıfların olmadığı, özgür, eşit, barış içinde, kadın haklarının sonuna kadar savunulduğu, emekle yoğrulmuş pamuk gibi bir hayat bizim HAYAT’ımız.
İşte tamda bu hayat için hani şu düşlediğimiz BİZİM HAYAT için çalışmak ve yardım gerekiyor. Bak adamlara, onlarca TV kanalları var sadece bir kişiye ait 2 TV kanalı var. Pek sevgili saygıdeğer ve de muhterem Haydar Baş hocamıza ait olandan (olanlardan) bahsediyorum. Televizyon bir şeyleri değiştire bilmek için önemli bir araç, halka ulaşabilmek için bir şeyleri paylaşıp bir şeylere dur diyebilmek için. Peki her gün 1 YTL fazla mı diye düşündüm. Örneğin 800 YTL alan bir işçi kardeşimizi, abimizi düşünelim; ev 350, faturalar 100, gıda 250.... sigara minimum 60 YTL, özel harcamalara zaten yer yok. Öyle ya milyonlarca insan açlık ve sefalet sınırının altında yaşıyor bu ülkede. İşte tam da buna dur demek için HAYAT TELEVİZYON’U kuruldu. Peki elimde para yok ki nereden kumbaraya atacağım? Sigaraya ne dersin hocam? Şimdi biliyorum bu HAYAT sigarasız çekilir mi diyeceksin, ya da doğrudan olmaz diyeceksin, çünkü senin de kendine ait bir şeylerin olması en büyük hakkın, fakat konuyu şu şekilde ele alırsan her şey güzel gözüküyor. Şöyle ki sigara 60 YTL’di ya gel biz bu sigarayı bırakmasak da azaltalım günde 20 dal sigaramı içiyoruz bunu 15’e düşürelim sonrada 10’a düşürelim hem hayatımızdan kazanalım hem de HAYAT’ımızı yaşatalım; düşlediğimiz HAYAT’ı. Bu öğrenci arkadaşlar için de geçerli bir öneri. Hem Amerikan üreticilerine para kazandırmayız hem de bir şeylere katkıda bulunmuş oluruz. Ayrıca her gün 1 lira da atmak zorunda değiliz 25 kuruş da olsa atabiliriz ya da 4 lira da fakat amaç aynı. Sonuç olarak YENİ BİR HAYAT YENİ BİR DÜNYA belki de düşlerimizin de ötesinde bir dünya. İçimizde duyduğumuz bu heyecanı bir televizyona sahip olma heyecanını insanlara daha rahat sesimizi duyura bilme heyecanımızı hiç yitirmemek üzere HAYAT için HAYATIMIZ için BİZİM TELEVİZYONUMUZ İÇİN HERGÜN 1 LİRA....
Taylan Uzun
Dersane öğrencisi (BURSA)
www.evrensel.net