Mumia: Mücadeleye devam

Düşünce mahkumu ve gazeteci Mumia Abu Jamal, 3. Bölge Mahkemesi'nin temyiz talebini reddetmesinden sonra davasının durumu hakkında kendi cümleleriyle ilk kez konuştu. Düşünce Mahkumları Komitesi'nin Mumia ile son mahkeme kararı hakkında yaptığı röportajı yayınlıyoruz.


Düşünce mahkumu ve gazeteci Mumia Abu Jamal, 3. Bölge Mahkemesi'nin temyiz talebini reddetmesinden sonra davasının durumu hakkında kendi cümleleriyle ilk kez konuştu. Düşünce Mahkumları Komitesi'nin Mumia ile son mahkeme kararı hakkında yaptığı röportajı yayınlıyoruz.

Düşünce Mahkumları Komitesi Başkanı Fred Hampton Jr: Yakın zamanda 3. Bölge Mahkemesi kararıyla dava sürecinde bir duraklama yaşandı. Bu karar karşısında cevabınız nedir ve bu durumda nasıl hareket edeceksiniz?
Mumia Abu Jamal: Yıllardır sözlü tartışmalara şüpheci bir bakış açısıyla yaklaşmayı öğrendim. Bu durum sadece fikrimi güçlendirdi. Yıllar önce, 1987'de Pensilvanya Yüksek Mahkemesi'nin önüne çıktığımızda avukatlarımdan birçoğu bana geldi ve birçoğu heyecanlıydı. Çünkü Pensilvanya'da savcının ofisinin ne kadar sert cezalar önerdiğini biliyorlardı. Mahkemede cevapları ve soruları duydular ve "Mumia, bu müthiş" dediler. Oysa bunun için erkendi ve siyasetin içinde, özellikle de devrimci siyah siyasetin içinde geçen onca yıldan sonra şüphemde ısrarcıydım. Bu gerçekten hemen hemen aynıydı.
Bir muhabir bu davayı "Mumia istisnası" olarak adlandırdı, fakat gerçek şu ki, aslında bu Mumia istisnası değil, bu Mumia Kararı çünkü daha önce de oldu ve şaşırmamalıyız.

JR: Dışarıda bazı insanlar bunu bir zafer olarak nitelendiriyor. Bunun nasıl bir zafer değil de geri çekilme olduğunu açıklayabilir misiniz?
Mumia: Bu bir zafer olsaydı, küçük bir zafer olurdu, fakat bu bir zafer değil. Eğer mahkemenin ne dediğine ve ne yaptığına bakarsanız, yaptıkları yeni yasalar icat etmekti. Bu bir zafer değil. Bu Mumia kararının geri dönüşüdür. -Pensilvanya Yüksek Mahkemesi'nin yaptığının aynısıdır. Yasal davaları bilen ve okuyanlar için; Eyaletin Baker'a karşı olduğu bir dava vardır. Davanın kararı 1986'da verilmiştir. Biliyorum ki internet artık çok gelişti ve insanların daha fazla araştırma yapabilmesine olanak sağlıyor. Eskiden araştırma yapmak daha zordu. Eğer "Eyalet Baker'a karşı" davasına bakarsanız ki bu Pensilvanya Yüksek Mahkemesi'nce 1986'da karara bağlanan bir davadır, bu davada davalıyı ölüm hücresinden kurtaran savı da okuyabilirsiniz o zaman aynı savcı tarafından aynı mahkemede yapılan iddiayı da okuyabilirsiniz ve sonra Pensilvanya Yüksek Mahkemesi'nin Abu Jamal için nasıl yeni yasalar icat ettiğini ve yıllar sonra yasayı nasıl eski haline geri döndürerek kullandığını da okuyabilirisiniz. Ki, bu tekrar yeni yasa oldu. Bir mahkeme daha önce adaletsiz olan bir şeyi savunmak için yeni yasalar yapmak ve yeni bir hukuk oluşturmak zorunda olduğunda, bu zafer değildir. Fakat biz de mücadele etmeye devam ediyoruz.

JR: Evet gerçekten inanıyoruz ki, sokaklarda yaptığımız şey, bizim gerçekte neye inandığımızı neyi savunduğumuzu insanlara anlatacaktır. Fakat hangi taktiklere başvurabiliriz ya da bu kampanyaya katılımı çoğaltmak için neye parmak basmalıyız?
Mumia: Bana göre, bu duruma neyin sebep olduğunu tam olarak tarif ettiniz. Kendilerini radikal ya da devrimci kabul eden birçok insan, bir an için uykuda yakalandı. Çünkü sözlü tartışmaları ne duymuşlardı ne de o sırada mahkemedeydiler ve "Hey! Kazandı" dediler.
Size bir hikaye anlatayım. Bana da avukat bir arkadaşım anlatmıştı. Pittsburg'da çok ünlü Alabama'lı bir siyah avukat konferans verdi. Adı Bryan Stevenson olan bu avukat, çoğunluğu ölüm cezasına karşı olan bir gruba konuşma yapıyordu. Avukat, konuşmasını bitirdikten sonra aralarında öğrenciler ve sıradan insanların da bulunduğu gruptan sorular gelmeye başladı. Bir kişi kalktı ve sordu: Peki ya Mumia? Avukatın cevabıysa "Endişelenmeye gerek yok. Bir duruşması daha var" oldu.
Bu konuşma yapılmadan yaklaşık 5 dakika önce sabah 11.00 civarlarında son duruşmanın sonucu, mesajlarla gelmeye başlamıştı. Bu adam, yalnızca mali konularda değil tümüyle bir hukuk uzmanı olarak ün yapmış çok önemli bir avukat. Konu hakkındaki bilgilerin hepsini okumuş, dosyayı incelemişti. Sonuçtan da emin gibi görünüyordu, ama gördüğünüz gibi yanıldı. Çünkü en iyi avukatların bile hukukta müdahale edemedikleri şeyler var: Politika, kişilik ve bukalemun gibi renk değiştirebilme gücü. Çok bilgili, radikal, hatta devrimci çevreler bile bir an bu kararın iyi olduğunu söylediler. Çünkü duydukları ve okudukları şeyler farklı olabileceğini söylüyordu. Fakat hepimiz gördük ki hiç de öyle olmadı. Kimseye ne yapacağını, ya da nasıl yapacağını söylemeyeceğim. Çünkü onlar, neyi nasıl yapacağını biliyorlar. Ben halka inanırım. Çocukluğumdan beri de inandım. Halk sizi asla yarı yolda bırakmaz. Doğru bildikleri, doğru olduğuna kalpten inandıkları şeyleri yaparlar. Ben de buna çok saygı duyarım.
Dün biraz nasıl bir geçmişimiz olduğunu düşündüm. Baskıların, esaretin olduğu; özgürlüğün hiç bulunmadığı duruşmalarla dolu olan geçmişimizi. Tam olarak Dred Scott, bunlardan ibaretti. Plessy-Furgeson'a bakarsanız bundan ibaret olduğunu görürsünüz.
Hâlâ birçok insan, Brown'la eğitim yönetimi arasında geçenlerin her şeyi değiştirdiğine inanıyor. Evet, bazı insanlar için bazı şeyleri değiştirdi. Eğer ebeveyniniz bir doktor, avukat ya da profesörse gene de sorunlar yaşayabilmenize rağmen evet değiştirdi. Eğer ailenin geçimi için gerekenler varsa. Fakat siyah ve fakirsen senin için değişen fazla bir şey olmadı. Hatta kötüye giden birçok şey gerçekleşti. Brown ve eğitim yönetimi arasında geçenlerden bahsetmiştim. 1955 ya da 1953'te bu olaylar, yasada ayrımı bitirdi. Fakat ben 60'larda liseyi ayrımın devam ettiği bir okulda okudum. İlkokulum için de aynısı geçerli. Eğitimim sırasında ayrımın kalktığı yerler, yaz okulları ve üniversiteydi. Ayrıca bu durum şu an için bile pek farklı değil. Yasada ayrım farklı bir şey, gerçek hayatta ayrım ise farklı. Yani biz bildiğimiz şeyleri hatırlamalı ve onların üstüne gitmeliyiz. Fredrick Douglas'ı hatırlayın: Güç istek olmadan hiçbir işe yaramaz.

JR: Mumia Abu Jamal davasını neyi temsil ediyor. Örneğin çektikleri videolarda sizden bahseden rap'çilerin ve yayınların baskıya maruz kalması ve California valisinin beşinci sayfada Field Marshal George Jackson ve Mumia Abu Jamal gibi kişilerle işbirliği içinde olduğunu belirten, Stanley "Tookie" Williams'a karşı hoşgörüyü reddetmesi hakkında neler söyleyebilirsiniz? Nedir bu, siz bir simgeyi temsil ediyor musunuz?
Mumia: Sanırım, birçok insan için, özellikle yöneticiler için ben birçok açıdan en büyük kâbuslarını simgeliyorum. Birçok insan için, bilmeyen ve yaşamayan…

Gardiyan: Bu çağrı Grene Cezaevi'nden geliyor. Konuşmanız izleniyor ve kaydediliyor.
Mumia: Birçok insanın Siyah Panter Partisi ve Siyah Özgürlük Hareketi hakkında bir şey bilmedikleri zamanlarda. Yüzeysel olarak insan hakları hareketi hakkında bilgileri olabilir ve bugün her şeyin iyi durumda olduğunu düşünebilirler. Fakat bunu yaşayanlar, bir gettodaki siyahın ya da Barrio'daki yerlinin bugün tam da cehennem hayatı yaşadığını bilirler. Onlar bugün hâlâ 40 akre toprak ve 2 katır için mücadele ediyorlar, çünkü başka şeye sahip değiller. Ve bunların üstüne, bugün bir de politik sınıfın yüz karalarıyla 'evlenen' Siyah burjuvazi var. Ancak onların korktuğu şey siyah...

Gardiyan: 60 saniyeniz kaldı
Mumia: Onların korktuğu şey siyah devrimin yeniden alevlenmesi. Bu nedenle, bugünkü politikalarla karşı karşıyayız. Siyah insanların siyah vaizlerin onlara kiliselerde verdikleri vaazlar için özür diledikleri kabullenme politikası. Ve buralar, insanların özgürlük hakkında konuşabildikleri birkaç yer durumuna geldi. Bu nedenle, buraların da politik olarak içi boşaltılmak isteniyor. Öyle ki hayatında hiçbir zaman bir siyah kilisesine gitmemiş insanlar…
Gardiyan: 30 saniyeniz kaldı
Mumia: …siyahların dinledikleri şeylerin delilik olduğunu söyleyecekler.
JR: Eğer, İskandinavya'dan Afrika'ya kadar dünyanın her yerinde farklı dillerden barış isteyenlerin sesini dinlerseniz hepsinin Mumia Abu Jamal'e özgürlük dediğini duyabilirsiniz. Harekete geçin! (Ona MOVE!)
Mumia: Hepsine sevgilerimi iletin ve onlara "Harekete geçin!" deyin.
(DIŞ HABERLER)
www.evrensel.net