müslümanlara baskı üreten laiklik…

Neredeyse on yıl geçti… Bir akşam Kanal 7’de Ahmet Hakan’ın sunduğu haberleri izliyordum. İlk haber yurtdışındandı. Mısır’da büyük yankı uyandıran siyasi bir cinayet olayının sanığı Müslüman Kardeşler örgütünün yargılanan üyelerinden birkaçı idam cezasına, öbürleri de değişik cezalara çarptırılmıştı.


Neredeyse on yıl geçti… Bir akşam Kanal 7’de Ahmet Hakan’ın sunduğu haberleri izliyordum. İlk haber yurtdışındandı. Mısır’da büyük yankı uyandıran siyasi bir cinayet olayının sanığı Müslüman Kardeşler örgütünün yargılanan üyelerinden birkaçı idam cezasına, öbürleri de değişik cezalara çarptırılmıştı.
O zaman genç ve atak olan, bugünse hidayete erip ‘ortadan konuşarak’ epeyi sempati toplayan köşe yazarımız, biraz üzgün, epeyi de içli bir sesle şöyle noktalamıştı sözünü: “Sayın seyirciler, Müslümanların kaderi her yerde aynıdır.”
***
[Not: Birkaç yıl önce Gümüşhane Baro Başkanı Avukat Ali Günday, türbanlı kadın avukatla, avukat adaylarına karşı sergilediği tutumundan ötürü Adana’dan kalkıp gelen dini hassasiyeti yüksek bir militan tarafından katledilmişti (25 Temmuz 1995). Olay ülkede epeyi nefret yaratmış, sanığı savunacak avukat bulmakta bile zorlanılmıştı.]
***
O gece, bu genç sunucunun ekrandan yüz binlere seslenirken başvurduğu demagoji, ürkütücü olduğu kadar tehlikeliydi de.
Bir: İslami eğitimin atası El Ezher Üniversitesi, bilindiği gibi Kahire’dedir.
İki: Mısır’da geçerli hukuk sistemi adıyla sanıyla İslami değerler taşımaktadır.
Üç: Yargılananlar, açıklandığına göre, salt cinayet işledikleri için Şeriat hükümlerine dayanılarak cezalandırılmıştı.
***
‘Müslüman Kardeşler’
[Dünya çapında Sünni-İslami bir hareket olan Müslüman Kardeşler, 1928’de Hassan El Banna tarafından Mısır’da kuruldu. Başta Ortadoğu olmak üzere birçok yerde dini ve siyasi hareketleri bünyesinde topladı. ‘Allah hedefimiz, Kuran anayasamız, Muhammed liderimiz’ diyen grup, ‘Allah yolunda ölmek en büyük arzumuzdur’ prensibiyle hareket ediyor. İslam dünyasında halifelik sistemi yaratmayı arzuluyor. Ancak şiddet kullanmaktan kaçınıyor. Siyasi parti olarak örgütleniyor ve inananları sosyal ve dini politikalarla etrafında topluyor.]
***
Başarılı bir gazetecilik
5 Mart 2007 günlü Akşam gazetesinde değerli yazar Nagehan Alçı’nın yayınlanan röportajından geniş ölçüde yararlandım. Teşekkür ediyorum. Gazeteci Nagehan Alçı, geçen yıl görüştüğü Müslüman Kardeşler örgütünün lideri Muhammed Mehdi Akif’e güncelliğini yitirmeyen sorular sormuş. Aldığı yanıtlar da o kertede ilginç. Güncelliğini ülkemizde daha uzun zaman sürdüreceğini sandığım konuşmanın o sıralar kamuoyumuzda yeterince değerlendirildiğinden emin değilim. 13 ay önce yayınlanmış bu söyleşiyi yeniden anımsatmanın, bellek tazelemesine yararı olacağına inanmak istiyorum. Örgütün birinci kişisinin söylediklerini yeterince aktardık. Yazıya başlık yaptığım söz Mehdi Akif’e ait; röportajın manşetinde şöyle yazılmıştı: “Laiklik, Müslümanlara baskı üretiyor!”
***
Muslim Brotherhood ya da Müslüman Kardeşler
Şimdi Nagehan Alçı’ya kulak vermenin zamanıdır:
“Kahire’nin merkezinde, Nil’in kenarında bir ofis. Kapıda küçük bir tabela var.’Muslim Brotherhood’ yazıyor. Yani ‘Müslüman Kardeşler.’ Binanın ve kapıdaki tabelanın mütevazılığına aldanmamak gerek. Burası İslam dünyası için çok önemli bir teşkilatın merkezi. 1928’de kurulan, bugün 20’yi aşkın ülkede yüz binlerce kişi tarafından desteklenen bir grup. Merkezleri Mısır. Şeriat devleti kurmak istiyorlar. Halk tarafından destekleniyorlar; ancak Mübarek hükümeti onlara geçit vermiyor. Üyelerinin çoğu hapiste. Yine de yıllardır pes etmiyorlar. Bugün Mısır parlamentosunda 88 milletvekilleri var. Bağımsız olarak teşkilatı temsil ediyorlar.”
Yazar Nagehan Alçı, örgütün başındaki Muhammed Mehdi Akif’le, ayakkabı çıkarılarak girilen ofisinde bu röportajı yapmış. Başkanın gazetedeki fotoğrafı bunca belalı ve yasaklı bir örgütün lideri gibi değil; söz gelişi bizdeki emekli olmuş yüksek bir bürokrat ya da üniversite öğretim üyesi sanki… Üstünde kruvaze ceket, kahverengi takım elbise; buna uygun kravatında şık duran bir iğne. Saçı ve hafif bırakılmış sakalı iyice ağarmış. Başkan, bu yıl örgütüyle birlikte 80 yaşına bastı. Acaba ora kültüründe doğum günü kutlanır mı ki?..
Evet, Başkan Mehdi Akif örgütle yaşıt. O da 1928’li. Liseden sonra Spor Akademisi’ni bitirmiş. 20 yaşında örgüte katılmış. Dönemin devlet başkanı Nasır’a suikast iddiasıyla idam cezası aldığında 26 yaşındadır (1954). Daha sonra bu ceza müebbede çevrilmiş. Yirmi yıl yattıktan sonra tahliye edilen Akif, 1996’da ‘uluslararası örgütlenme’ bahanesiyle yeniden içeri alınmış. Ancak üç yıl sonra çıkabilmiş. Şimdilerde dışarıda ama, yurtdışı yasağı sürüyor.
***
NAGEHAN ALÇI SORDU / MEHDİ AKİF YANITLADI
[Nedir hedefleriniz? İslamı dünyada ve Mısır’da hak ettiği yere getirmek. Yani şeriatı mı hedefliyorsunuz? Evet. Zaten şeriatın söylediği şeyler Allah’a inanmak, Allah’ın getirdiklerini insanlara ulaştırmak. İslam tüm insanlık için gönderilmiş bir din.(…) Dine bakışta siz ve hükümet arasındaki fark ne? Biz hürriyet ve insana hürmet istiyoruz. Onlar ise dini kullanarak makam peşindeler.(…) Türkiye’de size paralel bir hareket var mı? Ülkenizi çok dikkatli izliyorum. Özellikle Refah döneminden beri. Erbakan’ın yaptığı değişiklikler çok önemli. Bugünkü çoğunluğun oluşması için zemini Erbakan hazırladı. Kendisi dostum. Erdoğan da dostum. İkisi de yaptıklarını Türkiye’nin maslahatı için yapıyorlar. Ama Türkiye’deki laikliği unutmamak lazım. Neden? Laiklik Müslümanların üzerinde baskı oluşturuyor. Türkiye’de örgütlenmeniz var mı? Tabii, sistem olarak varız. İslami sisteme inanan ve onu uygulamaya çalışan insanlar var. Kim bu insanlar? Ferdi olarak ilgilenenler var. Bizim anlayışımızda bir kişi İslamı uygulamaya çalışıyorsa bizim kardeşimizdir. Türkiye’den de bu fikri destekleyen çok insan var. Özellikle Refah Partisi’nden birçok kişi vardı. Zaten Müslüman Kardeşler de bu demek. Türkiye’deki İslami hareket üzerinde bir baskı var mı? Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada Müslümanlara karşı ABD kaynaklı büyük bir baskı var. İzliyorlar, öldürüyorlar, hapse atıyorlar. Peki ya Türkiye içinde bir baskı var mı? Evet, askerin merkeze yaklaşması ve merkezden uzaklaşması ile değişen bir baskı var ama bu dış baskıdan daha basit. Yani asker mi baskı yapıyor? Evet. Son zamanlarda Müslüman Kardeşler El Kaide ile birlikte anılıyor. Bu çok yanlış. İnsanlar bizi biliyor, ne yaptığımızı görüyorlar. El Kaide’nin amacı bozuk. ABD onları destekliyor ve kışkırtıyor. Washington’ın Afganistan, Filistin ve Lübnan’da yaptıkları, gençleri kışkırtıyor. ABD yaptığı zulümleri El Kaide ile açıklıyor. ABD sizin üzerinizde baskı kurmaya çalışıyor mu? Evet. Bunu Mısır hükümeti aracılığı ile yapıyor. Ben başımı örtmeyerek şu an sizin gözünüzde günah mı işliyorum? Benim nazarımda başörtüsü farzdır. Takmadığın için sen Allah katında sorumlusun. Türkiye’nin problem yaptığı konu işte bu. Bu, laikliğin getirdiği bir konu. Erdoğan’ın eşi başörtüsü taktığı için Köşk’e giremiyor. Bu sizin kendi kendinize yarattığınız bir sorun. Bırakın herkes istediğini giysin.]
***
Özellikle Ortadoğu coğrafyasında, İslama hizmeti hedef alan değişik isimlerde irili ufaklı birçok örgütün varlığı bilinmektedir. Bizde de artık aşina olduğumuz mezhep ve tarikatlar örneği… Sürüp giden feodalizmin ve diktanın baskısından canı yanan insanlara, fırsat eşitliği ve adil bir düzen hayaliyle, şeriat ‘tek yol’ olarak sunulmaktadır. Bu örgütlerden sadece birisi olan Müslüman Kardeşler, siyasi iktidarın uyguladığı politikayla, denebilir ki Mısır’ın en büyük muhalefet grubu haline gelmiştir. Her ne kadar “Şiddet kullanmaktan kaçınıyor” dense de; “Allah yolunda ölmek en büyük arzumuzdur” diyen örgütün amblemindeki Kuran’ın hemen altındaki çatılmış iki kılıç çok şey söylemektedir.
***
Bu hafta içinde Müslüman Kardeşler’in 25 üst düzey yetkilisinin hapis cezasını protesto eden Kahire Üniversitesi ile El Ezher Üniversitesi’ndeki örgüt yanlısı öğrencilerin eylemi gazetelerimizde yer almıştı.
evrensel olmak - Remzi İnanç
www.evrensel.net