SADEDE GELELİM

  • Son haftalarda Mısır, Kamerun, Fildişi Sahili, Senegal, Habeşistan ve Haiti’de gıda madde fiyat artışları karşısında halk sokağa döküldü, dükkan yağmaladı.


    Son haftalarda Mısır, Kamerun, Fildişi Sahili, Senegal, Habeşistan ve Haiti’de gıda madde fiyat artışları karşısında halk sokağa döküldü, dükkan yağmaladı. Dünya Bankası başkanı 33 ülkede gıda fiyatlarının toplumsal patlamalara yol açabileceğini uyardı. Son haftalarda on küsur ülke, gıda madde ihracatını kısıtladı ya da yasakladı.
    Dünya ticaretinde gıda maddelerinin pahalanması az gelişmiş ekonomiler üzerinde farklı etkiler yapmaktadır. Fiyat artışı, ihracatında gıda maddeleri yüklü yer tutan az gelişmiş ülkelerin döviz gelirlerini yani dış ticaret dengesini olumlu, gıda maddesi ithal eden az gelişmiş ülkelerin dış ticaret dengesini olumsuz etkilemektedir.
    Gıda maddelerinin (tahıl, pirinç, bitkisel yağ, yumurta, süt, kakao, vs.) fiyatlarının artışına birkaç sebep gösterilmektedir. Birincisi ıklim değişmesinin özellikle 2007’de dünyanın birçok bölgesinde tarımsal üretimi azaltmasıdır. İkincisi bazı ülkelerde tarlaların gıda üretmek yerine yakıt üretmekte kullanılabilecek bitkilere tahsis edilmesidir. Üçüncüsü kentlerin verimli arazilere yayılmasıyla tarımsal üretimin azalmasıdır. Dördüncüsü petrol fiyat artışı neticesinde suni gübre, mazot, haşere ilacı gibi tarımsal girdi fiyatlarının yükselmesi sebebiyle tarımsal üretim maliyetlerinin artmasıdır. Bütün bunlara ilâveten, bazı gelişmiş ülkelerde ürün fiyatının artacağını tahmin eden büyük çiftçilerin ürün stokladığı da belirtilmektedir.
    Iklim değişmesinin başta kapitalizmin merkez ülkeleri olmak üzere dünyada aşırı enerji tüketiminin sonucu olduğu artık bilinmektedir. Amerikalıların, Avrupalıların, Japonların aşırı benzin tüketimi, evlerini aşırı ısıtması, geceleri kentlerini yollarını reklam panolarını gereksiz aydınlatması kürenin ısınmasına yol açan gazlar salmaktadır. Ama bunun sınıfsal boyutu da vardır: bizim gibi ülkelerde de egemenler, bu tahripkâr enerji israfına katkı yapmaktadır. Sonuçta ıklim değişmesinin ve gıda fiyat artışının ceremesini yoksul kitleler çekmektedir.
    Tarlaların etanol benzeri biyolojik yakıt için bitki üretimine tahsisinde amaç, çevreyi korumak değildir. Petrol fiyatının yükselmesi karşısında ulaştırmayı ve taşımacılığı daha ucuza yapmanın, petrole bağımlılığı azaltmanın arayışını yansıtmaktadır. Bunun da sınıflar arası boyutu var: meta ticareti yapmak ya da seyahat etmek yoksul kitlelerin harcı mıdır? Ama gıda fiyat artışının sonucunu onlar çekmektedir.
    Kentlerin verimli arazilere yayılması, kentlerde lüks konut üretiminden köyden kente göç gibi çeşitli sorunlarla bağlantılıdır.
    Gıda fiyatlarının artışı, tarımı ‘piyasa güçlerine’ teslim etmenin sonucudur. Neden ihracata dayalı büyümeyi benimseyen, serbest ticaretin faziletlerini göklere çıkaran siyasetçilerin yönetimindeki devletler şimdi gıda ihracatını kısmaktadır? İhracat kısıtlamak serbest ticaret ilkelerine aykırıdır. Üstelik açlık tehlikesine maruz ülkelere gıda ihraç etmemenin ahlaki bir yönü de var; bu gayriinsani bir tedbirdir.
    Dünya Bankası çare olarak yoksul ülkelerde çiftçilere daha çok kredi vermeyi önermektedir. Bu, yukarıdaki etkenlerden hangisini değiştirecektir ki? Sorun piyasa mekanizmasının zenginlerin taleplerine, yoksulların acil ihtiyaçlarına kıyasla öncelik vermesinden kaynaklanmaktadır. Dünyada zenginler binek otomobilleri için biyolojik yakıta, yoksulların ekmeğe vereceğinden daha çok para harcayabiliyor ise, tarlada buğday yerine etanol için pancar üretilecektir. Zenginler devasa alışveriş merkezlerinin, geniş golf sahalarının, kocaman beş yıldızlı otellerin, hava limanlarının işgal ettiği arazilerin rantını ödemeye razı ise, o araziler artık tahıl, sebze üretimi yerine, burjuvaların otellerine, golf sahalarına vs. tahsis edilecektir.
    Piyasanın kaynak tahsisi böyle olur. Yüksek geliri ve serveti olana öncelik verir.
    Bunun almaşığı toprak kullanımını planlamaktır. Parasal geliri herkesi doyuracak şekilde dağıtmaktır; köylüyü geçindirecek ve kente göçmekten caydıracak tarımsal fiyatlar uygulamaktır; herkese iş vermektir. Bunlar mümkündür. Ne yazık ki Mısır’da ve diğer ülkelerde sokağa dökülen aç kitlelerin öfkesini durumdan sorumlu siyasi hedeflere, enerjisini de gereksedikleri toplumsal projeye yönlendirebilecek örgütleri, önder kadroları yok.
    Cem Somel
    www.evrensel.net