Hekimler: İktidarın arka bahçesi olmayacağız

İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) olağan genel kurulu dün başladı. Kurulda TTB Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy’un yaptığı konuşmaya, Hekim Onuru ve Dayanışma Grubu’nun müdahale etmesi gerginliğe neden oldu


İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) olağan genel kurulu dün başladı. Kurulda TTB Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy’un yaptığı konuşmaya, Hekim Onuru ve Dayanışma Grubu’nun müdahale etmesi gerginliğe neden oldu.
Tabip Odası’nda gerçekleştirilen genel kurulda divan başkanlığını Şükrü Güner yaptı. Genel kurula çeşitli parti ve meslek örgütleri katıldı. Yaşamını yitiren hekimlere saygı duruşunun ardından İTO’nun iki yıllık faaliyetlerini içeren sinevizyon gösterimi yapıldı.
Açılış konuşmasını yapan İstanbul Tabip Odası Başkanı Özdemir Aktan, İTO’nun toplumu bilinçlendirmek için önemli bir yol kat ettiğini belirtti. Hiçbir iktidarın aykırı seslerin bu kadar güçlü çıkmasını kabul etmediğini belirten Aktan, Daha önceki eski seçimlerde de Tabip Odası’nın iktidar yanlısı gruplar tarafından yönetilmesiyle ilgili çalışmaların olduğuna dikkat çekti. “Yönetim kurullarının çalıştırılmaması adına çalışmalar yapılıyor. Odalar siyasi iktidarın arka bahçesi haline getirilmeye çalışılıyor” diyen Aktan, bu kadar büyük baskı altında iken hekimlerin bir araya gelip mücadele etmesi gerektiğini vurguladı. Aktan, yarın gerçekleştirilecek seçimlerin hekimlik onuruna yaraşır şekilde sona ermesini istediğini sözlerine ekledi.
Genel kurulda, Eczacılar Odası, Veteriner Odası, ve TMMOB Makina Mühendisleri Odası’ndan temsilciler kısa birer konuşma yaptılar.
‘Kürt sorunu vardır’
Kapanış konuşmasını yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy, aday olan ve hükümet tarafından desteklenen diğer grupların kendi adını kullanarak İTO yönetimini karalamaya kalkmasından üzüntü duyduğunu söyleyerek, diğer grupların kendisini Kürtçülük yapmakla suçlamasına anlam veremediğini belirtti. Gürsoy, Kürt sorunu hakkında görüş belirtmemesinin, işini doğru yapmamakla eşdeğerde olacağını söyleyerek, “Ben bugüne kadar yaptığım konuşmaların bir dökümünü çıkardım Google’dan. Konuşmalarımın yüzde 12’si Kürt sorunu, diğer yüzde 88’i sağlık alanı ile ilgili. Ben bugüne kadar Kürt sorunu hakkında iki cümle sarf ettim. Ve bundan sonra da sarf edeceğim o kelimeleri. Birincisi, Kürt sorunu vardır ve kabul edilmelidir. İkincisi ise Türkiye, kendi Kürtleri ile barışmak zorundadır. Bu herkes tarafından böyle bilinsin” dedi.
Gürsoy’un konuşmasının ardından salonda yer alan Milliyetçi Hekimler Grubu üyeleri, Gürsoy’a tepki göstererek, ‘Kürt sorunu diye bir şey yok. Sen neden Türkmenistan’daki Türkler hakkında konuşmuyorsun. Burada Kürtçülük yapıyorsun’ diyerek gerginlik yaratılmaya çalışıldı.
Gerginlikten sonra kısa bir ara verildi. Ardından İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen 2007-2008 Çalışma Raporunu slaytlar eşliğinde sundu.
Bugün siz, yarın kimin olacağı belli olmaz
Tartışmalara geçilen bölümde konuşan, Hekim Onuru ve Dayanışma Grubu Yönetim Kurulu Adayı Doktor Baki Kumbasar, Gençay Gürsoy’un Kürt sorunu vardır’ biçiminde konuşmasına karşı olmadığını belirterek gerginliğe ilişkin şunları söyledi; “Ama Kerküklü arkadaşım sadece biz de varız dedi. O arkadaşın hislerini duygularını anlatsa en azından binde 1 Türk sorununu konuşsa. Ayrıca biz burada misafir değiliz. Bugün yönetim sizin, yarın kimin olacağı belli değil” diye konuştu.
Rakel Dink’i de ideolojik oyunların yanına koydular
Demokratik Katılım Kurulu Merkez Delegasyon Üyesi Osman Öztürk, üzerinde ‘Tabip Odamızın işgaline son verelim’ yazısının ‘işgal’ kelimesinin ayrıca belirtildiği Hekim Hakları Platformu’nun hazırladığı afişi göstererek, “Nasıl olur da siz bir meslek örgütünün işgal altında olduğunu söyleyebilirsiniz. Demek ki yarın kaybetseniz, ele geçiremediğiniz her yeri işgal altında mı göreceksiniz. Afişin üzerinde 2003’te Tabipler Birliği’nin çağrısı ile 2003 yılında yapılan bir eylem fotoğrafı ve altında ‘İdeolojik oyunları bırak, İŞİNE BAK!’ yazısına ilişkin Öztürk, “Tabipler Odası’nın işi bunlarla uğraşmak değildir de nedir?” diye sorarak, orada olan fotoğraflarla ilgili; “Bu ülkede cezaevlerindeki insan hakları ihlallerini toplumun gündemine getirebilmek için hayatını ortaya koymuş ve bizim çabalarımız ile hayata dönmüş Behiç Aşçı’nın fotoğrafını koyuyorlar. Daha bir yıl önce eşi İstanbul’da öldürülmüş birinin Rakel Dink’in fotoğrafını koyuyorsunuz buraya” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

Demokratik katılımcı hekimler adaylarını tanıttı
İzmir Tabip Odası seçimlerinin yaklaştığı bu günlerde yönetime aday olan listeler de açıklanmaya başlandı. Mevcut yönetime muhalif olan Demokratik Katılımcı Hekimler Grubu dün Konak Belediyesi Kültür Merkezi’nde yaptığı toplantı ile adaylarını kamuoyuna tanıttı. Ömer Özütemiz, Ahmet Etit, Fatih Sürenkök, Reyhan Uçku, Hasan Değirmenci, Zehra Mete ve Aslan Bora’dan oluşan Demokratik Katılımcı Hekimler Grubu’nun yönetim kurulu adayları, nasıl bir oda yönetimi istediklerini yaptıkları basın toplantısı ile açıkladılar. Toplantıda konuşan Ömer Özütemiz, hekimliğin kolektif bir meslek olduğunu vurgulayarak oda yönetiminin kolektif bir anlayışla çalışacağını belirtti. Halen yönetim kurulu üyesi olan ve yeni yönetime de aday olan Fatih Sürenkök, son iki yıldır Hekim Meclisi’nin toplanmadığını dile getirdi. “İzmir Tabip Odası insan hakları ve demokrasi konusunda hep önderdi. Mevcut yönetim döneminde hiçbir komisyon çalıştırılmadı. Çalışan iki komisyon da yönetimle kavgalı hale geldi” diyen Sürenkök, bir süredir atıl durumda olan İzmir Meslek Odaları Platformu’nu da güncelleştirmek ve eski gücüne kavuşturmak gerektiğini söyledi. İzmir Tabip Odası genel kurulu, 3-4 Mayıs 2008 tarihleri arasında yapılacak. (İzmir/EVRENSEL)
www.evrensel.net