Tıp öğrencileri, eğitimlerini tartıştı

Tıp öğrencilerinin eğitimin nesnesi değil öznesi olması için 2-3-4 Nisan tarihlerinde Çukurova Üniversitesi’nde (ÇÜ) Tıp Sempozyumu gerçekleştirildi.


Tıp öğrencilerinin eğitimin nesnesi değil öznesi olması için 2-3-4 Nisan tarihlerinde Çukurova Üniversitesi’nde (ÇÜ) Tıp Sempozyumu gerçekleştirildi. Eğitimleri sırasında sosyal hayattan uzak kalan tıp öğrencileri, düzenledikleri sempozyumla eğitimlerinin içine sanat, kültür ve felsefeyi de katarak topluma nasıl inebileceklerini tartıştılar.
Tıp eğitiminin içeriği, yeni eğitim modelleri, yeni eğitim modeli içinde öğrencinin yeri ve dili, hasta-doktor ilişkisi, dünya hekimi olmak gibi zengin tartışmaların olduğu sempozyumda ayrıca topluma dayalı tıp eğitimi, öğrencilerin eğitimin nesnesi değil de öznesi olması ve özgür ve özgün bilim üretmenin yöntemleri, bilimin ve eğitimin etiğini yeniden konuşmanın ve geliştirmenin yolları arandı. Yapılan tartışmalar ve alınan kararların, eğitim müfredatına etkide bulunması amaçlanıyor.
Topluma yönelen bir hekimlik
Tıp fakültesi 4. sınıf öğrencisi Zerrin Yıldırım, sempozyumu düzenlemekteki amaçlarının tıp öğrencilerinin okuldan mezun olduklarında mesleki anlamda bir şeyler öğrenmiş olmalarını sağlayabilmek ve tıp öğrencilerinin eğitim süresince de halkla iç içe olmasını sağlamak olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, öğrencilerin ancak mezun olduktan sonra halkla buluşabildiklerini dile getirdi. Halk ile ayrışmak değil birleşmek istediklerini söyleyen Yıldırım, “İlerleyen zamanlarda aile hekimliği ve SSGSS ile ilgili paneller düzenlemeyi düşünüyoruz” dedi.
‘Eğitim ticarileştiriliyor’
Tıp fakültesi 3. sınıf öğrencisi Aslan Erdoğan ise sempozyumla tıp öğrencilerinin sanat ve kültür alanında da becerileri olduğunu göstermek istediklerini aktardı. “Sadece ders çalışan birer robot değil, aslında sosyal bir varlık olduğumuzu anlatmaya da çalıştık” diyen Aslan, “Sosyalliğimizi, SSGSS ve aile hekimliği ile ilgili yapacağımız etkinliklerle halkın sorunlarına eğildiğimizi göstereceğiz. Bu da tıp öğrencilerinin halkla olan bağlarını kuvvetlendirecek” şeklinde konuştu. 2. sınıf öğrencisi Eren Ezgi Gevher de tıp eğitiminde, ders çalışıp sınıf geçen bir öğrencinin iyi bir doktor olacağının düşünüldüğünü belirtti. Gevher, mezun olan tıp öğrencilerinin mezun olduktan sonra doktor olmayı öğrendiklerini vurgulayarak, tıp fakültesine gelen öğrencilerin ağır müfredatla tepkisizleştirilmeye çalışıldığına değindi. Gevher, “Ancak biz sağlığın sektörleştirildiğini ve ticarileştirildiğini biliyoruz ve buna karşıyız. Bu ticarileştirilme çabası sonrasında ortaya ‘TUS’ sınavı çıkıyor. Bu sınavlar ile aynı meslek grubu içinde yer alanlar arasında uçurumlar yaratılmaya çalışılıyor” diye konuştu.
2. sınıf öğrencisi Murat Aba da şu anki eğitim sistemi, sosyal hayat ve ekonomik bunalımın insanları garanti bir meslek olan doktorluğa ittiğini söyledi. (Adana/EVRENSEL)
Cumali Akkaş
www.evrensel.net